Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Tek parti iktidarında da siyasi belirsizlik oluyormuş


Dünyada yaşanan gelişmeler ekonomide küresel faktörlerin belirleyiciliğini artırdı. Bu durum sosyal politikaların ve siyasetin ulusal düzeyde oyun alanını sınırlandırıyor. Uluslararası konjonktürde yaşanan gelişmelere veya bir ülkeyle ilgili algılamalara bağlı olarak sermaye süratle bulunduğu mekanı değiştirebiliyor. Bu hareketliliğe bağlı olarak ortaya çıkan olumsuz gelişmelerin yükü de aynı hareketliliğe sahip olmayan çalışan kesimlerin üstüne çöküyor. Sermayeyi endişelendirecek politikalar çalışan kesimleri zora sokuyor. Bunun yarattığı sosyal sorunlar ve nasıl çözüleceği dünyada tartışılıyor. Ancak bu gün bu gerçekle yaşamak durumundayız.

Bekleyişler değişti
Geçtiğimiz yıldan farklı olarak uluslararası piyasalarda sanayileşmiş ülkelerde faizlerin artacağı beklentisi, bizi ve dünyada bize benzer diğer ülkeleri olumsuz etkiliyor. Bu olumsuzluğu sınırlamanın yolu doğru politikaları izleyerek ülkenin çekiciliğini artırmaktır.
Türk ekonomisinin yeni uluslararası konjonktüre nasıl yakalandığının analizi bu bakımdan önem taşıyor.
Enflasyon ve enflasyonist beklentiler hızla düştü. Ekonomik faaliyetlerde son iki yılda hızlı bir toparlanma oldu. Kamuda faiz dışı fazla oldukça yüksek bir seviyede gerçekleşti, borç yükü düştü. Bu gelişmelere bağlı olarak halkın bekleyişleri hızla değişti. Krizden sonra kendini güvenceye alma duygusuyla insanlar tasarruflarını artırmışlardı. İşlerin iyiye gitmesiyle vatandaşlar hem bu tasarruflarını süratle azalttılar, hem de ileride elde edecekleri gelirlerin sağlamlaştığı düşüncesiyle borçlanarak harcama yapmaya başladılar. Siyasi alanda AB ile ilgili reform sürecinde hızlı gelişmeler vardı.

Yeni konjonktür
Ancak hükümet bir yandan ekonomik reform sürecini yavaşlatırken geçmişte Türk ekonomisine güveni artıran reformlarda da geri dönüşler yapıyordu. Mali disiplin kalıcılığı şüpheli tedbirlerle sağlanıyordu.
Uluslararası yatırımcıların kar iştahı bu zafiyetleri gizliyordu. Türk lirası yabancı paralar karşısında çok hızlı değer kazandı. Şubat ayında yıllık cari açığın bir senede 2,5 milyar dolardan 8 milyar dolara yükseldiğini gördük. 2004 yılında bizi olumsuz etkileyen bir başka önemli gelişme de ham petrol fiyatlarındaki hızlı artış oldu.
Dolayısıyla yeni konjonktüre; zayıflamış yapısal reform süreci, dış ticaret hadlerinde bozulma ve yüksek dış açıkla yakalandık.
Bu durumda izlenecek strateji bellidir. Zayıflayan güveni hızla artırmak gerekir. Bunun için IMF ile ilişkilerin açıklığa kavuşturulması, yapısal reformlara ağırlık verilmesi ve artan kur ve petrol fiyatlarının bütçe üzerindeki etkisini giderecek tedbirlerin kararlılıkla alınması gerekiyor.
Ekonomide değişen uluslararası şartların çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerini giderecek ve yeni oyun şartlarına yumuşak bir uyumu sağlayacak tedbirlerin hızla alınmasına en çok ihtiyaç duyduğumuz bir yerdeyiz. Dış dengeyi asgari bir üretim ve istihdam maliyetiyle sağlamak ve orta vadede önemli bir avantaj sağlamak mümkün. Bu yıl özellikle bölgemizdeki güvenlik sorunlarının çözümü konusunda ciddi müzakereler olacağı biliniyor. Bu süreçte ekonomik sıkıntıların müzakere gücümüzü zaafa uğratmaması çok önemli.

Zaman kaybediliyor
Ancak bunun yerine biz ülkenin gündemini, siyasi belirsizlik yaratacak bir sürece yol açacağı çok önceden bilinen bir düzenlemeyle meşgul etmeyi tercih ediyoruz. Hükümet yatırımcıları tedirgin eden bir siyasi belirsizliğin dışarıdan gelen etkiyi kontrol etmeyi güçleştirdiğini kabul etmek istemiyor. Bu böyle devam ederse Türk ekonomisiyle ilgili göstergelerin diğer gelişmekte olan ülkelerdekilerden süratle farklılaştığını göreceğiz. IMF üst yönetiminin piyasaları yatıştırıcı beyanlarının ve TCMB'nin müdahalelerinin sağladığı zamanı hovardaca harcıyoruz. Milli eğitimle ilgili düzenlemeyi kendilerine oy verenlerin talebi üzerine yaptığını söyleyen hükümet kendisini destekleyenlere bunun yarattığı siyasi belirsizlik nedeniyle işsiz kalmayı kabul edip etmediklerini sormalıdır. Son günlerde en başarılı olduğumuz konu tek parti iktidarında siyasi belirsizlik yaratmak gibi görünüyor.

foztrak@yahoo.com







Taha AKYOL
Seçilmişler ve seçkinler

Çetin ALTAN
Üçüncü Dünya'nın beylik plakları ve ötesi...

Melih AŞIK
Ekonomi bülteni

Fikret BİLA
Tercihler

Hasan CEMAL
Frene basmak!

Güneri CIVAOĞLU
Tansiyon

Abbas GÜÇLÜ
Yasa bu yıl zor uygulanır. Çünkü...

Hurşit GÜNEŞ
Mevduat sigortası nasıl yapılanmalı?

Sami KOHEN
21. yüzyılda bu olur mu?

Mehmet Y. YILMAZ
Kadınla erkek el sıkışır mı?

FAİK ÖZTRAK
Tek parti iktidarında da siyasi belirsizlik oluyormuş

Hasan PULUR
Egemenlik milletindir tartışması..

Derya SAZAK
YÖK, iktidar, AB

Ece TEMELKURAN
Aman hassas olalım sayın seyirciler!

Güngör URAS
'Faiz' ve 'faiz dışı fazla' nedeniyle hükümetin parası kalmıyor

M. Ali BİRAND
Aferin AKP'ye (!)

© 2004 Milliyet