Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Egemenlik milletindir tartışması..


BİR zamanlar bu memlekette, başı sıkışınca, milletvekillerine "Siz isterseniz, hilafeti bile getirebilirsiniz!" diyen başbakanlar vardı...
Bir zamanlar bu memlekette, üniversite hocalarına "kara cüppeliler"i yakıştıran başbakanlar vardı...
Bir zamanlar bu memlekette, iktidar çoğunluğunu "milli irade" sayan ve "Milli iradeye karşı gelenler karınca gibi ezilecektir" diyen, elinde parti asası, meydanlarda dolaşan cumhurbaşkanları vardı.
Şimdi ise, rektörlere "Bunlar akıl baliğ değil mi?" diyen, Meclis'in, milletin egemenlik hakkını kullanarak her şeyi yapabileceğini sanan bir Başbakan var!
* * *
YANİ, parlamentolar, kadını erkek, erkeği kadın yapmak dışında, her şeyi yapabilirler mi?
YÖK Başkanı ve Anayasa Profesörü Teziç'e göre: "Hayır!"
Egemenliğin aidiyeti, milletindir, bu doğru...
Ama egemenlik kullanmada tek yetkili organ Meclis değildir.
Prof. Teziç örnek verir:
"Eğer bir kanunla ilgili Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuşsa, mahkeme bu kanunun bazı maddelerini kanundan ayıklayabilir. Böylelikle, Meclis'in düşünmediği bir irade ortaya çıkar. İşte bu nedenle, Meclis son sözü söyleyen yer değildir."
* * *
BU görüşü yadırgayanlar "Bu da nereden çıktı?" diyebilirler...
Eğer, Sayın Teziç'in, 1986'dan beri 8 baskı yapan "Anayasa Hukuku" kitabını okurlarsa, yadırgamazlardı. (x)
Prof. Teziç, kitabının 98. sayfasında şöyle yazar:
"1924 Anayasası'nın uygulandığı dönemde, Türkiye'de egemenlik anlayışı, siyasi iktidarı kullananlar tarafından, yani Meclis içinde tek başına çoğunluğa sahip parti tarafından, tıpkı Fransız devriminde olduğu gibi, kendi üstünde hiçbir güç tanımayan bir irade olarak kabul edilecektir. Sandıktan çıkan çoğunlukla, bütün bir milletin temsil edildiği, buna karşı gelinmesi durumunda da milli iradeye karşı gelindiği ileri sürülecektir. Bu anlayış, bir yandan da, Meclis'teki muhalefetin varlığını hiçe sayma, öte yandan da başlıca devlet organlarının (mahkemelerin) egemenliği kullanırken açıkladıkları iradenin, millet iradesi olarak kabul edilemeyeceği sonucunu doğuruyordu. Bu da Meclis'teki çoğunluğun her türlü denetimden kurtulmasına bir gerekçe hazırlamaktaydı. Genel seçimlerde beliren sonuç, milli irade değil, fakat seçimlerde oy kullanmış seçmenin siyasal tercihidir."
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ama, bu egemenliğin, yetkili organlar eliyle kullanılacağı da Anayasa hükmüdür.
Yani, Meclis, Anayasa içindeki egemenliği kullanan yetkili organlardan yalnız biridir, ama tek değildir.
* * *
ANLAŞILAN, Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP'liler 1924 Anayasası'nı çok beğeniyorlar, içeriğini pek bilmeseler de o Anayasa'nın "Sandıktan çıkan güç bütün milleti temsil eder" anlayışına bayılıyorlar.
Oysa "Devrimin Anayasası" onlara pek hoş gelmese gerek...
——-
(x)Beta Basım - Yayın

h.pulur@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
Seçilmişler ve seçkinler

Çetin ALTAN
Üçüncü Dünya'nın beylik plakları ve ötesi...

Melih AŞIK
Ekonomi bülteni

Fikret BİLA
Tercihler

Hasan CEMAL
Frene basmak!

Güneri CIVAOĞLU
Tansiyon

Abbas GÜÇLÜ
Yasa bu yıl zor uygulanır. Çünkü...

Hurşit GÜNEŞ
Mevduat sigortası nasıl yapılanmalı?

Sami KOHEN
21. yüzyılda bu olur mu?

Mehmet Y. YILMAZ
Kadınla erkek el sıkışır mı?

FAİK ÖZTRAK
Tek parti iktidarında da siyasi belirsizlik oluyormuş

Hasan PULUR
Egemenlik milletindir tartışması..

Derya SAZAK
YÖK, iktidar, AB

Ece TEMELKURAN
Aman hassas olalım sayın seyirciler!

Güngör URAS
'Faiz' ve 'faiz dışı fazla' nedeniyle hükümetin parası kalmıyor

M. Ali BİRAND
Aferin AKP'ye (!)

© 2004 Milliyet