|
 |
|
|
YÖK, iktidar, AB
YÖK tasarısı Meclis'ten geçti, bundan sonra karar Çankaya'nın olacak. Cumhurbaşkanı Sezer'in ne yapacağını tahmin güç değil. Cumhurbaşkanı Sezer, 'suskun kalıyor' eleştirilerinin aksine bu konuda baştan beri taraf, ancak Türkiye'nin içinden geçtiği hassas dönemin gereği olarak 'kriz' yaratacak sertlikteki açıklamalardan kaçınıyor. Bunda 2001 Şubat'ında Anayasa kitapçığının fırlatılması olayının etkileri de var.
Başkent kulislerinde çok dar bir çevrenin bilgisi dahilindeki bir gelişmeyi Sezer'e yönelik haksız kimi eleştiriler karşısında yazmakta sakınca görmüyoruz:
Sezer, YÖK geriliminin tırmanmaya geçtiği günlerde Çankaya'da kendisini ziyarete gelen rektörlere, 'Başbakan ile görüşerek sorunlarınızı anlatın' önerisinde bulundu.
Sekiz rektör Başbakan Erdoğan'a Çankaya'nın da isteğiyle 'diyalog' aramak üzere gittiler. İmam hatipler konusunda Başbakan'ı ikna etmeye çalıştıkları düşünülürken Meclis'e sunulan tasarıyla ipler koptu. Aldatılma tartışması ve 'egemenlik' restleşmesi doğdu. Genelkurmay tepki gösterdi.
Şimdi söz sırası Çankaya'nın.
Sezer Meclis'ten geçen yasayı 'veto' ederse, hükümetin yeni 'sınav katsayısı'nı 20 Haziran'a yetiştirme takvimi gerçekleşmeyebilir.
AKP yönetimi 'krizi soğutmak' için Çankaya'nın tutumunu mu bekliyor? Öyle ise ekonomide ve dış politikadaki 'türbülans'a niye ortam hazırlandı? AKP lideri Erdoğan'ın bir yılı aşkın başbakanlığı döneminde ilk kez, 'orkestrasyon' zaafına düştüğü gözlendi.
Döviz ve faizlerdeki yükseliş, işsizliğe çözüm umudunu da azaltıyor. AKP'yi imam hatipler değil, asıl geniş kitlelerin sorunları karşısındaki çaresizlik yıkar!
Başbakan Erdoğan'ın 'kabine' üyelerinin performansını 'siyasi' çıkışların ötesindeki icraatlarıyla değerlendirmesi zamanı geliyor. Sonbaharda AKP'yi daha ciddi sorunlar bekliyor. Yıl sonunda Türkiye açısından tarihi bir eşik olan AB müzakerelerine sıra gelecek.
AKP iktidarı iç politikadaki meşruiyetini ABD'nin Irak savaşına dayalı stratejilerinden ve AB destekli dış politika dinamiklerinden alıyordu.
İmam hatipler krizi nedeniyle Türkiye'deki iktidar gücü yeniden sorgulanırken, 'laik sisteme karşı siyasal İslamın yükselişine' dikkat çeken makaleler yayımlanmaya başladı. Financial Times bu durumu, 'Türkiye, İslamın rolü konusunda periyodik sarsıntılarından birini geçiriyor' diye özetlese de, krizin derinleşmesi ve ordunun rolünün artması AKP'yi 2004 sonundaki AB hedefinden de uzaklaştırabilir.
Asker, Kıbrıs'ta Erdoğan'ın politikalarını içine sindirmekle AB konusundaki iyi niyetini sergiledi.
Fransa başta, Avrupa'dan güçlü itirazlar yükselirken, AKP'nin Türkiye'yi AB liginden düşürmeye çalışanların değirmenine su taşıması hangi aklın ürünüdür?
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|