Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Mayıs 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Aut mu, gol mü?


JULES Cesar büyük seferlerden İtalya'ya geri döndüğü zaman, düzenlenen zafer törenlerinde Romalılar bağırırlarmış:
- Ne aldığını biliyoruz Cesar, ne verdin?
Bizim demokrasinin ise özelliği eski Roma'ya kıyasla çok daha hamasetçi olması...
"Ulusal çıkarlar" açısından yapılan çeşitli temaslar sonunda, nelerin verilip, nelerin alındığını kimse bilmese ve merak etmese de; herkes vatanını çok seviyor.
O kadar çok seviyor ki, "ulusal çıkarlar" açısından gerektiğinde; Galiçya'ya gittiği gibi, Kore'ye gittiği gibi, Afganistan'a bile gidebilir yeniden...
Hem de ne verilip ne alındığını asla sorgulamadan; "yaşasın vatan" diye diye...
***
YÖK gerilimi sırasında iktidarı tutanlardan biri:
- Şayet, demiş, şu tasarı yasalaşırsa, yemin ederim sırtımda bir eşekle çıkacağım Galata Kulesi'nin tepesine...
Muhalefeti tutanlardan biri de, aynı yemini etmiş:
- Şayet şu yasa veto edilir de, en sonunda uygulanamaz bir duruma gelirse, sırtımda bir eşekle çıkacağım Galata Kulesi'nin tepesine...
Sonunda her ikisi de, kendi isteklerinin olduğu inancıyla, birer eşekle gelmişler Galata Kulesi'nin yanına.
Kule yüksek mi yüksek, sırtında bir eşekle tepesine kadar çıkmak mümkün değil... Ama yemin de etmişler bir kere...
Oradan geçen bir Bektaşi babası, yanlarında birer eşekle iki adamın; bir eşeklere, bir de kulenin tepesine baktığını görünce, merak edip yanlarına sokulmuş:
- Kulenin dibinde bu eşeklerle ne yapıyorsunuz, demiş.
YÖK gerilimine karşı olan da anlatmış derdini, karşı olmayan da...
Bektaşi babası:
- Eşekleri yerde bırakın ve anlaşın birbirinizle, demiş. Önce biriniz ötekini sırtına alıp üç beş basamak çıkar; sonra öteki, sırtına alır sırtına bindiğini, üç beş basamak çıkar; böylece tepeye kadar hem çıkar, hem de yeminlerinizi tutmuş olursunuz.
***
Irak'ta sanıklara işkence yapmaktan yargılanan bir Amerikan askeri:
- Efendim, diyordu, ben sadece yasaları uyguladım. Iraklının üstünde silah vardı.
- Nasıl bir silah?
- Keskin bir kama efendim. Soruşturmayı yürütenler de gördüler, sırtına saplanmış öyle duruyordu.
Yargıcın ne karar verdiği bilinmiyor.
Sadece Avrupa Birliği'nin işkenceleri araştıran komisyonlarında, "yerinde infaz"larla ilgili bazı dosyalar incelenirken, sırtına saplanmış bir bıçakla bulunmuş kişilerin; ruhsatsız silah taşıdıklarından ötürü suçlu görüldüklerine rastlanmış...
Ne kadarı doğru, ne kadarı dedikodu, kimse bilmiyor.
***
Büyük Okyanus'un dibinde patlayan yanardağların da, nihayet patlarken fotoğrafları çekildi.
Söylentilere göre Amerikalı bilimciler, fotoğrafları Ankara'ya göndermişler; patlamaların laiklik doğrultusunda mı, yoksa laikliğe karşı bir doğrultuda mı olduğunun saptanması için...
Kendilerine neden Ankara'nın yeğlendiği sorulduğunda da, şu yanıtı vermişler:
- Her türlü patlamanın hangi doğrultuda olduğunu en iyi saptayan merkez, orasıdır dünyada...
***
Yıllar yıllar önce Ulus gazetesinde Falih Rıfkı ile konuşurken, sürekli ülke çıkarlarını düşünen egemenlerimiz için:
- Çalıyorlar efendim, çalıyorlar, demiştim.
Falih Bey de:
- Hayır çalmıyorlar, demişti.
Ben ısrar etmiştim:
- Bal gibi çalıyorlar.
Falih Rıfkı gülümsemiş:
- Çalmıyorlar, alıyorlar, demişti.
Aslında referanduma sunulacak bir konu; halk yığınları karar vermeli:
- Çalıyorlar mı, alıyorlar mı?
***
Jules Laforgue'dan, Orhan Veli çevirisi, "Cıgara" şiirinin ilk dörtlüğüyle bitirelim yazıyı:
Evet, bu dünya tatsız; ya öteki, palavra.
Boyun eğmişim kadere, yaşayarak bedbin.
Ölüm gelinceye dek, vakit öldürmek için.
İçerim, Tanrıların huzurunda, cıgara.

c.altan@prizma.net.tr







Çetin ALTAN
Aut mu, gol mü?

Melih AŞIK
Biz tarafsız mıyız?

Fikret BİLA
Temel çelişki

Hasan CEMAL
Ecevit'in öpücük krizi!

Güneri CIVAOĞLU
Sen ve sen

Can DÜNDAR
Popüler Kültür'e veda

Abbas GÜÇLÜ
Timsahın gözyaşları

Mehmet Y. YILMAZ
İnsan hayatını ne zaman değiştirebilir?

Hasan PULUR
Umumi arzu üzerine...

Derya SAZAK
Truva

Ece TEMELKURAN
Savaş film değilmiş!

Tamer HEPER
Vekâlet veren kat maliki olmalı

Osman ULAGAY
Müsekkin tedavisi derde deva olur mu?

Güngör URAS
Bizde de, New York'ta da iş yok

Serpil YILMAZ
Troya'yı bir film gibi izledik

© 2004 Milliyet