Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Mayıs 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Biz tarafsız mıyız?


Milliyet yenileniyor... Ana binamızın girişi, lokanta, bar, dinlenme salonu bölümleri çağdaş bir estetikle yenilendi. İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan yeni bir dinamizm ve hava getirdi beraberinde... Gazetenin fiziki yapısıyla birlikte insan ilişkileri de değişiyor. Örneğin yeni bir uygulama olarak Yazı İşleri elemanlarıyla yazarlar belli zamanlarda ortak toplantı yapıyor, sohbet havasında görüş alışverişinde bulunuyor... Aramızdaki diyalog güçleniyor. Hanzade Hanım'ın yaptığı iyi başlangıç ve zarif girişimleri geleceğe yönelik olumlu gelişmelere zemin hazırlıyor...
Yazı İşleri'yle son ortak toplantımızda "eğitim" konusunu ele aldık; imam hatipler, türban, laiklik vs. konuşuldu... O sırada arkadaşlardan biri "Bu kavramlar arasında biz tarafsızız" deyiverdi.
Oysa biz belli konularda tarafsız değiliz.
Doğan Grubu olarak belli konularda taraflıyız.
O konuların hangileri olduğu "Doğan Medya Grubu Temel İlkeleri"nde yazılı.
Mesela:
Madde 1) Doğan Medya Grubu Atatürkçü'dür.
Madde 6) Doğan Medya grubu laiktir... Din ve vicdan özgürlüğünü savunur. Ancak dinin siyasallaşmasına ve kamusal yaşama müdahalesine karşı çıkar.
Görüldüğü gibi... Biz Cumhuriyet'in temel ilkeleri konusunda taraflıyız. Bilimden, akıldan, çağdaşlıktan, cumhuriyetten, laiklikten yanayız...
Din ve vicdan özgürlüğü dahil, hakların siyasi istismar ve ticaretine karşıyız... Bilvesile bu gerçeği anımsatmış olalım...

Köpeğe atılan bir kemik yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, en az köpek kadar aç olduğunda etini onunla paylaşmaktır.
Jack London

Siyasetçilere not!..
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer..
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir...
Çünkü kimin kimi yiyeceğine.. "suyun akışı" karar verir...
(Afrika Atasözü)

***
YÖK yasasını nasıl olsa Cumhurbaşkanı veto
eder diye toplumun birçok kesimi rehavet içinde!
2007'de AKP'nin seçtiği kişi Cumhurbaşkanı
olunca ne yapacaksınız?
Arif Ayhan

Bir bilmecem var
Tarık Erden dostumuz Eskişehir'den bir bilmece yollamış...
Dikkat buyrun:
EĞER;
1 = 5... 2 = 25... 3 = 125... 4 = 625 ise
5 = ???????
Bildiniz ise tebrikler...
Bilemediyseniz sorunun en başına bir daha bakın, 1 = 5 dememiş miydik?
Kıssa'dan hisse:
Sorunları karmaşık hale getirmeyin...
Ve... Geçmişi çabuk unutmayın...

Güzel Osman
Osman Tokcan Siyasal Bilgiler'de sınıf arkadaşımızdı... Bir adı da Güzel Osman'dı... Okulun en yakışıklısıydı... Kızların idealindeki delikanlının bir tarifi varsa işte oydu. Yiğit adam, mert adam, dost adamdı... İyi futbol, iyi basketbol oynardı. Konuşurken alabildiğine espriliydi. Ama kimseyi kırmazdı. Her an kavgaya hazır gibiydi ama kimseyle kavga etmezdi. Ona güvenirdiniz, severdiniz, saygı duyardınız. Bu kadar çok niteliği kişiliğinde barındıran adamdan beklenmeyecek kadar da mütevazıydı. Kimsenin dostluğunu geri çevirmemiştir.
- Biz böyle bir adamı duymadık, diyeceksiniz...
Olağan... Çünkü o ün peşinde biri değildi... Onu yalnız arkadaşları tanırdı...
Devrimciydi. Sosyalizme inanırdı. Yürüyüşlere katılırdı... Mahir Çayan'ın, Deniz Gezmiş'in dostuydu. Ama militan değildi. Var olması gerektiği kadar vardı her eylemin içinde... Gırgır adamdı. Hiçbir şeyi ciddiye almaz gibi görünür, o tavrı hepimizi kıskandırırdı...
Aramızda en uzun o yaşayacak gibi dururdu.. Öylesine sağlam ve sporcu... Ne var ki geçen yıl menhus hastalık gitti onu yerleştiği Bodrum'da buldu... Hastalığının ilerlemiş döneminde Oral ve İpek Çalışlar'la birlikte ziyaretine gitmiştik... Hasta ziyaretine giden ne yapar.. Hastayı teselli eder... Oysa o bizi teselli etti, sıkıntıyla girdiğimiz evden yüreğimiz neşe ve mutluluk dolu çıkmıştık... Ölümle de dalga geçiyordu...
Hastalığını duyunca:
- Nazar değdi, demiştim...
Başkaca izahı zor bazı şeylerin.
Yaşasaydı 28 Nisan 2004 tarihinde 60 yaşına basacaktı...
Sevgili Eşi Filiz ve kızları Ceylan ile Selen onun 60'ıncı yaş gününde küçük bir kitapçık bastırmışlar. İçinde Osman'a ait yazılar, kayıtlar... Meğer şiir de yazarmış ara sıra... İşte bir takvim yaprağına karaladığı:
"Başlayınca dönmeye beyazdan maviye
Fırlattım attım rakı kadehini
gitti gökyüzüne çarptı / kırıldı
Yüzlerce yıldız oldu...
Kopardım birini
Saçlarına taktım
Beyaz bir gül gibi..."
İçinde yaşadığı kalplerin sayısı o kadar çoktur ki... Hep yaşayacak...

m.asik@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Aut mu, gol mü?

Melih AŞIK
Biz tarafsız mıyız?

Fikret BİLA
Temel çelişki

Hasan CEMAL
Ecevit'in öpücük krizi!

Güneri CIVAOĞLU
Sen ve sen

Can DÜNDAR
Popüler Kültür'e veda

Abbas GÜÇLÜ
Timsahın gözyaşları

Mehmet Y. YILMAZ
İnsan hayatını ne zaman değiştirebilir?

Hasan PULUR
Umumi arzu üzerine...

Derya SAZAK
Truva

Ece TEMELKURAN
Savaş film değilmiş!

Tamer HEPER
Vekâlet veren kat maliki olmalı

Osman ULAGAY
Müsekkin tedavisi derde deva olur mu?

Güngör URAS
Bizde de, New York'ta da iş yok

Serpil YILMAZ
Troya'yı bir film gibi izledik

© 2004 Milliyet