|
 |
|
|
Sosyal demokrasi ve CHP...
Görüş / Engin Önen
Geçen hafta DEMKÜLDER tarafından düzenlenen "Günümüzde Evrensel Sosyal Demokrasi ve Türk Sosyal Demokrasisi" konulu paneller dizisinin bir bölümünü izleme fırsatı buldum.
"Sosyal Demokrasi ve CHP" konulu oturumda dört önemli konuşmacı vardı. Tahran Erdem, Erol Tuncer, Ertuğrul Günay ve Hurşit Güneş. Konuşmacılardan bir kısmının çeşitli dönemlerde CHP'de genel sekreterlik yapmış olmaları ve tamamının genel başkan adayı olmuş ya da en azından böyle bir iddialarının bulunması toplantıyı önemli kılan etmenlerden biriydi.
Bir bakıma konuşmacılar konuya içeriden bakabilecek kişilerdi.
Kolayca tahmin edilebilecek diğer ortak özellikleri, şu anki CHP genel başkanı ve yönetimine muhalif olmalarıydı.
Böyle olunca salonu dolduranların önemli bir bölümünü parti içi muhaliflerin oluşturması da kaçınılmazdı.
Bir yandan toplantıyı izleyen muhalifler bir yandan da kongre için imza listelerini gözden geçiriyorlardı.
* * *
CHP'de şu andaki parti içi muhalefetin önde gelen isimlerinden Ertuğrul Günay, CHP'nin mevcut liderlik ve yönetim anlayışıyla halkın beklentilerini izlemekten uzak olduğuna vurgu yaptı.
Partinin inandırıcılıktan uzak yönetim anlayışıyla bazı haklı çıkışlarında bile kamuoyunun desteğini arkasına alamadığını anlattı. Ona göre, CHP inandırıcılıktan uzaktı.
Kadınlar lehine pozitif ayrımcılık önerisi veren bir partinin son iki seçimde kendi gösterdiği kadın adayı sayısının sembolik düzeyde kalmasının yasal engellerle açıklanamayacağını ifade etti.
Hurşit Güneş, dersine hazırlanmış bir görünüm sergiledi.
Türkiye'nin nasıl bir sosyal demokrasiye ihtiyaç duyduğunu ve bu perspektif çerçevesinde CHP'ye düşen görevleri anlattı.
Sosyal devlet aşamasını yeterince yaşamayan bir ülkede 3. Yol'dan çok gelişmekte olan ülkelerdeki sosyal demokrat hareketleri de izlemenin önemini vurguladı.
Mevcut genel başkan ve yönetim anlayışının CHP'deki sorunun çok küçük bir bölümünü oluşturduğu ve asıl sorunun ideolojik yeniden yapılanma olduğu görüşüyle sanki imzacı muhaliflerden farklı bir yorum getiriyordu.
* * *
CHP'nin seçim sonuçlarından gerekli dersi çıkarmadığını ve özeleştiri yapması gerektiği söyleyen Erol Tuncer, partinin üyelik yapısını baştan aşağı yenilemesi ihtiyacı üzerinde durdu.
Tarhan Erdem ise yetmişli yıllardan itibaren CHP geleneğinin terk edilmeye başlandığını ve partinin kişilerle özdeşleştirildiğini savundu.
Buna bağlı olarak, şu andaki parti içi muhalefetin kurultay toplayıp, yeni bir genel başkan seçmesi durumunda da, yine oligarşik bir yapının ortaya çıkacağını iddia etti.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|