|
 |
|
|
'İki yıllık stand - by yapılırsa daha iyi olur'
Hüsnü Özyeğin, IMF ile yapılması muhtemel bir anlaşmanın şekli konusunda 'Disiplin gerektiren bir anlaşma olursa piyasada güven daha fazla olur' diyor
SONGÜL HATISARU Amsterdam
AB'nin iç ekonomik standartları diyebileceğimiz Maastricht kriterleri uyarınca topluluk üyesi ülkelerin kamu sektörü borçluluk oranının yüzde 60'ın altında olması gerekiyor. Bizde bu oran yüzde 71'e düştü. Finansbank'ın Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Maastricht kriterlerine ulaşmamız için 3 yıllık bir süreç daha gerektiğini söylüyor. Özyeğin AB'nin ekonomik standartlarını yakalamamız için borçluluk oranının yüzde 60, reel faizlerin yüzde 4 - 5 bandına inmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özyeğin, "Bu noktada Türk ekonomisinin gerçek anlamda rayına oturması bana göre 5 ile 6 yıl alacaktır. IMF anlaşması 2001 Mayıs ayında yapıldı. Dolayısıyla 3 yılı geçti'' şeklinde konuşuyor.
Tabii daha istikrarlı bir makro ekonomiye sahip olmamız için, mali disiplinin uygulanması şart. Hüsnü Özyeğin, bu noktada IMF ile anlaşmanın Türkiye lehine olacağına dikkat çekiyor. Gerekçelerini ise şöyle açıklıyor: "Çünkü bizim IMF'ye olan borçlarımızın vadesi de uzayacak. Dolayısıyla daha düşük bir reel faizle borçlanacağız. IMF ile anlaşmamızı uzatınca borçlanma maliyetimiz düşecek; dış dünyada şu anda olduğu gibi güven yüksek olacak." Özyeğin, "IMF ile yapılması muhtemel anlaşmanın şekli ne olmalı?" sorumu ise şöyle yanıtlıyor: "Mali disiplin ne kadar yüksek olursa piyasa o kadar iyi sinyal alır. 2 yıllık daha stand - by olursa daha iyi olur."
Borcun bedeli
Faiz dışı fazla konusunda ise yüzde 6.5 rakamının önemine dikkat çeken Özyeğin, İtalya, Belçika gibi ülkeleri örnek veriyor. Özyeğin, "Bunlar da çok borçlu ülkeler. Ama orada reel faizler çok düşük, devletler yüzde 1 - 2 ile borçlanıyorlar. Bizim reel faizimiz ise çok yüksek. Reel faiz ve enflasyon düşük olunca çok borçlu olmanın bedeli daha hafif oluyor. Bu nedenle bizim faiz dışı fazlayı yüksek bir oranda tutturmamız lazım ki o yüzde 60 borçluluk oranını yakalayabilelim."
Kur denge bulacak
Kurun mevcut seviyesinde ciddi bir problem yaratmadığına dikkat çeken Özyeğin, "Normal bir seviye diyebiliriz. Hem kurun yükselmesi, hem faizin biraz azalması cari açığı hafif azaltıcı nitelikte etki yapacak. Kur başka bir yerde denge bulacak" diyor. En önemli faktörün güven olduğunu söyleyen Özyeğin, yabancıların mali disiplin uygulaması nedeniyle güvenlerinin arttığını belirtiyor.
Aktif büyüklüğü 2.3 milyar euroya ulaştı
Hafta sonunda en büyük Türk sermayeli yabancı banka olan Finansbank Hollanda'nın 10. yıl kuruluş yıldönümünde Amsterdam'da ünlü tarihi borsa binasında verilen resepsiyona katıldık. Finansbank'ın Yönetim Kurulu Murahhas Azası Onur Umut, Finansbank (Holland) N.V'nin 10 yıl gibi kısa bir sürede aktif büyüklüğünün 2.3 milyar euroya, senelik ticaret hacminin 2.5 milyar euroya ulaştığını belirterek, bankanın özkaynaklarının da 190 milyon euroya çıktığını kaydetti.
Genel Müdür Turhan Cemal Beriker de ATM firmalarından HANCO ile yaptıkları çalışma sonucu Hollanda genelinde iki ayda 60 ATM cihazını servise koyduklarını, yıl sonunda bunu 600'e çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Bankanın 200 bine yakın bireysel müşterisiyle bireysel bankacılıkta da iddialı bir noktaya geleceğini söyleyen Beriker, ATM ağı, internet bankacılığı, çağrı merkezi gibi direkt kanallar sayesinde Finansbank markasını ön plana çıkardıklarını söyledi.
|
|
|

|