Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Mayıs 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Düğüm


New York, dünyanın, telefonları gizli servislerce en fazla dinlenen kenti. New York, oturanlarının gizli servislerce en fazla izlendiği kent.
George Orwell'in romanındaki gibi "büyük ağabey" her yeri gözlüyor her yeri dinliyor.
Yadırgamaya gerek yok.
Daha havaalanına girerken bunun ilk mesajını aldık.
Tüm ülkelerde pasaportunuzu gösterirsiniz... Gerekirse birkaç soru sorarlar.
O kadar...
ABD'ye girişte ise artık, pasaport ve geçerli vize yeterli değil.
Elektronik stampaya önce sol elin işaret parmağını bastırıyorlar, ekrandan "temiz" yanıtı bekleniyor.
Sonra...
Sağ elin işaret parmağı:
"Temiz" yanıtı ekrandan gelince işlem bitmiş olmuyor.
Bu kez de kabinin üst tarafına monte edilmiş, kocaman bir elektronik göze bakmanız gerekiyor.
Fotoğraf mı çekiliyor?
Bu göz "hızlı bilgisayarda arşiv taraması" mı yapıyor?
Belki ikisi de...

Polis bile güldü
Ardından ahiret soruları geliyor.
"Katılacağım konferansın adı ve başka kimlerin de katılacağı" sorusu üzerine gülümsedim... Sorgulayan polis memuru da kahkaha attı.
Sonra "geç" işareti verdi.
Öğrendiğime göre bıktırma politikasıyla bir süre "olabildiğince az giriş" amaçlanıyor.
Özellikle İslam aleminden...
New York'ta oturan Müslümanlar için telefonla polise "köktendincidir" ihbarı gelen kişinin hayatı kayıyor.
Dinlemeler, izlemeler, ilişki kurduğu kişiler, sorgular, evinde araştırmalar...
Bu sürecin sonu "sınır dışı etmek" de olabiliyor.
Müthiş bir paranoya.
11 Eylül'ün travması atlatılmış değil.

Ya Türkiye?
ABD'de yaşayan Türkler - ünlüleri, bilim adamları, işadamları dışında - genelde diğer Müslüman yabancılarla aynı çerçeve içinde görülüyorlar. Hemen hemen aynı duyarlık odağındalar.
Buna karşılık ülke olarak Türkiye diğer İslam coğrafyası ülkelerinden farklı konumda. Beyaz Saray'da, Dışişleri ve Savunma bakanlıklarında, genel olarak yönetimde Türkiye, İslam ülkelerinin dışında bir statüyü işaretliyor.
Bunu ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) arka bahçesi gibi görülen STEVEN INSTITUE OF TECHNOLOGY konferansında bir kez daha saptadım. ABD'li diplomatlar, New York Times'tan Stephen Kinzer gibi gazeteciler, politikacılar, bilim adamları konuşmalarında şu mesajı verdiler:
"ABD soğuk savaş yılları boyunca Ortadoğu'ya üç nedenle özel ilgi göstermiştir."
1- Sovyetler Birliği'nin güneye inmesini önlemek.
2- Petrol yataklarını güvenliğe almak.
3- İsrail'in varlığını sürdürmesi.
Bu politikaların uygulanmasında kilit taşı ise Türkiye olmuştur.

Terör miladı
11 Eylül'den sonra da bu gerekçeler sürmüştür. Birinci maddede Sovyetler Birliği yerine Rusya yazınız. Birinci madde sadece ad değişikliğiyle hala geçerli. Diğer iki maddede ise, ABD politikalarına ağırlık koymakta.
Bunlara 11 Eylül saldırısıyla radikal İslam tehdidini, Irak'ın işgalini, İslam dünyasında kendine özgü bir İslam demokrasisi oluşturma planını, büyük Ortadoğu projesini ekleyiniz.
Bunların hepsinin orta yerinde yine Türkiye var.
Türkiye bu yeni süreçte model ülke konumunda.

Güzel fakat yanlış
Bunlar kulağa güzel gelen ama - şu aşamada - pek de doğru olmayan yaklaşımlar.
Çünkü...
- Türkiye bir İslam Cumhuriyeti değil. AB ölçütlerinde bir Avrupa demokrasisi olma sürecinde. O nedenle İslam demokrasisine model olamaz.
- Ortadoğu ülkeleri daha önce Osmanlı işgalini yaşamış oldukları için - model - ülke Model Türkiye söylemini, kuşku ve tedirginlik duyarak karşılıyorlar.
- Büyük Ortadoğu projesinin gerçeklerinden biri de Kuzey Irak'ta ayrılma sürecindeki Kürt devleti...
- Türkiye AB'den tarih aldığı takdirde, AB'nin sınır ötesi kuşak ülkeler politikası için Ortadoğu işlevini üstlenecek. Bu da ABD'nin büyük Ortadoğu projesinde Türkiye'ye yüklemeyi hesapladığı rolle çatışabilir.
Sancılı süreçteyiz.

g.civaoglu@milliyet.com.tr







Melih AŞIK
Kürt kapanı...

Fikret BİLA
Çıkış...

Hasan CEMAL
İslam'da reform!

Güneri CIVAOĞLU
Düğüm

Can DÜNDAR
"Kara adamım... Yakışıklım!.."

Abbas GÜÇLÜ
Kamuoyuna kim kulağını tıkıyor?

Hurşit GÜNEŞ
IMF gitmeli mi?

Sami KOHEN
Kıbrıs taksime doğru gidiyor...

Mehmet Y. YILMAZ
Hedefleri Milliyet, çünkü...

Derya SAZAK
28 Mart botoksu

Güngör URAS
Yıkmaya 'para çok' yapmak için 'yok'

Serpil YILMAZ
Devletten özel sektöre ilk gol

M. Ali BİRAND
AB KOMİSYONU ESAS RAPORU YAZMAYA BAŞLADI

© 2004 Milliyet