|
 |
|
|
28 Mart botoksu
CHP'de kurultay ateşi sönmüyor! 28 Mart seçimlerinde 57 ilde birinciliği AKP'ye kaptıran, Ege ve Trakya dışında Anadolu'da silinen, partinin yüzde 18'e düşen oylarına rağmen başarısızlığı kapatmaya çalışan CHP lideri Deniz Baykal'ın 'siyasi botokslama' uğraşı tutmadı.
Bugün 30 dolayında milletvekili, Meclis'te 'olağanüstü kurultay' çağrısı yapacak.
Meclis Grubu'ndaki bu hareketlenmenin dışında İstanbul, İzmir başta Anadolu'da yaygın bir muhalefet örgütlenmesi sürüyor.
CHP'de Baykal yönetimi, 28 Mart seçimlerindeki olası yenilgiyi görerek, 'seçimli kurultay' toplanmasını zorlaştıran bir tüzük değişikliği gerçekleştirmişti. Buna göre CHP'de genel başkana 'güvensizlik' nedeniyle gidilecek bir kurultayda seçim yapılabilmesi için 650 dolayında delegenin noter önünde imza vermesi gerekiyor. Ayrıca imza süresi de 15 günle kısıtlanmış durumda.
28 Mart seçimlerinden parti ağır hasarlı çıkmasına karşın, kendi içlerinde parçalı muhalif grupların 'seçimli bir kurultay' toplayacak imzaya erişemeyecekleri CHP kulislerinde öne sürülüyordu.
Ancak aradan geçen bir buçuk ay sonunda, CHP tabanında ve Meclis Grubu'nda, 'Baykal'la gitmiyor' görüşü ağırlık kazanmaya başladı.
Deniz Bey'in 'botokslama' çabalarına karşın, parti içi muhalefet 28 Mart yenilgisinin nedenleri üzerinde CHP örgütlerini 'eleştirel düşünceye' yaklaştırdı. Ortada açık bir başarısızlık var ve sol muhalefetin bugünkü yönetim anlayışıyla güçlenmesi, Türkiye'yi kavraması olası değil.
CHP politbürosu, partiyi taşıyamıyor!
Meclis Grubu'ndaki yönetime körü körüne bağlılık duygusu azaldı.
28 Mart seçimleri ertesinde kurultay isteyen milletvekili sayısı 10'du. İmzacıların 30'u bulduğu bildiriliyor.
Meclis Grubu'ndaki muhalefet hareketi, CHP'de kurultay isteyen örgüt ve delegelerle birleşip 600'lü rakamlar yakalandığında, noter üzerinden 'seçimli toplantı' çağrısı yapılacak.
CHP'nin geleceğiyle ilgili tartışmalar, AKP karşısında 'Nasıl bir muhalefet ve sol?' arayışına da yanıt verecek. Türkiye bugün iktidar sorununun ötesinde bir 'muhalefet sorunu' ile karşı karşıyadır. Güçlü bir seçenekle erken seçime gidilmezse gündeme 2007'de Cumhurbaşkanlığı seçimi de gelecek. Bugünkü Meclis'ten çıkacak sonucu tahmin güç değil.
Keşke Baykal, 1994 yerel seçimlerinden bu yana CHP'nin kendi liderliği altında girdiği 5 seçimi de kaybettiği gerçeğinden hareketle, solun ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin kendi iradesiyle bir karar üretebilse.
Yüzde 30 - 70 olan klasik sol - sağ dengesi sol aleyhine yüzde 20 - 80'lere geriledi.
'Siyasi botokslama' bu gerçeği örtmeye yetmiyor.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|