Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Her şey dahil sağlık hariç

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Eskiden turizm dendiğinde, aşağı yukarı herkes aynı şeyi anlardı. Yurttaşlık Bilgisi kitaplarında da, az çok aynı tanımlara rastlanırdı. Gezmekten, görmekten, bilgi ve görgü artırmaktan, yeni yerler ve kültürlerle tanışmaktan filan söz edilirdi; orada bırakılırdı. Son yıllarda, envai çeşit turizm ile tanıştık. Kültür turizmi, yat turizmi, sağlık turizmi, mutfak turizmi, kumarhane turizmi, inanç turizmi, mağara turizmi, golf turizmi, eğitim turizmi, kış turizmi, yabancı dil turizmi, üçüncü yaş turizmi, hafta sonu turizmi, seks turizmi, bayram turizmi, kongre turizmi, surf turizmi, hatta son zamanlarda yaygınlaşan savaş turizmi... Bu tablodan, sırada uzay turizmi olduğu anlaşılıyor !

* * *

Alıcı gözüyle baktığınızda, bunların hepsi bir şekilde gündemdeydi belki, ama adı konmamıştı. İnsanların ilgi alanları çeşitlendikçe, yaşadığı coğrafyayı tanımamasının ayıp olduğu anlaşıldıkça, kültürler arası merak ve yakınlaşma ile küçülen dünya üzerindeki farkındalığımız arttıkça işin rengi değişti. Rekabet de, fiyatları her keseye biraz daha uygun hale çekince ve ekonomik olanakları bulunanlar, cümlelerini "canım şu ölümlü dünyada..." diye kurmaya başlayınca turizmden daha sık söz eder olduk. Mahruti çadırdan devlet kamplarına kadar uzanabilen turizm ufkumuz genişledi; Pansiyonlarla, otellerle, çok yıldızlı tesislerle, tatil köyleriyle, boncuklu ve nihayet "her şey dahil" turizm işletmeciliğiyle tanıştık... Sektörün yabancısı olmayanlar, her şeyin dahil edildiği bu modelde, gözle görülür bir kalite kaybı yaşanacağını hep söylediler. Ama alan memnundu; çünkü kapıdan girdikten sonra bir daha elini cebine atmıyordu... Veren memnundu; çünkü maliyetlerini daha kolay kontrol ediyordu. Ama büyük resim, acaba böyle miydi?

* * *

Geçtiğimiz hafta sonu, İzmir'in 1,5 saatlik yarıçap içinde sunduğu güzel beldelerin birinde, ismi lazım değil kocaman bir otelde, eğitim turizmi vesilesiyle toplandık. Cumartesi günü sabahı, arkadaşlarımızdan biri, şiddetli karın ağrısı, mide bulantısı ve bacağında kasılmalarla uyandı. Resepsiyondan yardım istedik. "Anlaşmalı doktorumuz var, onun telefonunu verebiliriz, çağırırsınız gelir; Ve biz bundan fazlasına karışmayız" yanıtını aldık. Doktor evinden arandı; Cevap beklentilerimizi biraz aşıyordu: "Gelirim ama parasıyla..." Bu çok doğal bir talepti, ama keşke sağlık hizmeti gereksinimimiz biraz daha zarif algılanabilseydi. Kıvranan arkadaşımızı, apandisit teşhisi ve can havliyle İzmir'e doğru yola çıkarmaya çalışıyorduk ki, doktorumuzun sekreteri olan hanımın bir türlü omuzbaşımızdan uzaklaşamadığını ve ahret sorularıyla ayaküstü para tahsil etmek gayretkeşliği içinde olduğunu farkettik. Bundan sonrasını yazmaya değmez... Çünkü anlatacaklarım, beş yıldızlı bir otelin, müşterilerine acil ve ortalama bir sağlık hizmeti sunamıyor olması gerçeğini değiştirmeyecek!

* * *

Hani geçenlerde, İzmir'in geleceğine damgasını vurmak üzere, lokomotif sektörlerden biri seçildi ya termal turizm; halimizi bir hatırlatayım dedim. "Her şey dahil" tatile çıkarken aklınızda bulunsun: "Açık büfe dahil, sıkma portakal suyu hariç. Çay saatinde kurabiye dahil, ithal içkiler hariç... Şezlong minderi dahil, paket dondurma hariç." Her şey dahil, sağlık hariç...

ege@milliyet.com.tr




EGE
Her şey dahil sağlık hariç
Çağdaş bir kent nasıl olur?
Bol şanslar Karşıyaka
Ünü dünyaya yayılmış bir İzmirli hemşerimiz
Mazhar Bey ve yüzleşme





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Nihat Demirkol
M.Ali Kasalı
Aclan Kavasoğlu
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer
© 2004 Milliyet