Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Doktor milletvekilleri


ABD, 2003 - 2004 İnsan Hakları Raporu'nu yayımlamış. Kapağında da gülen bir Iraklı çocuğun resmi var.
ABD askerlerinin Ebu Gıreyb Hapishanesi'nde Iraklılara yaptıkları işkence, tecavüz ortalığa döküldükten sonra, "ne yüzle ne hakla" insan hakları raporu hazırlıyorsunuz, diye sormak gerekiyor. ABD'yi sorgulamak ve yargılamak da...
Bu koşullarda ABD'nin insan hakları raporu düzenlemesi, dünyaya insan hakları dersi vermesi kadar komik bir durum olabilir mi? Hele, Ebu Gıreyb Hapishanesi'nden fışkıran insanlık dışı fotoğraflar dururken; insan hakları raporunun kapağına "gülen" bir Iraklı çocuğun fotoğrafını koymak, sadece Iraklılarla değil bütün insanlıkla alay etmek değil de nedir?
Bir zoraki özür ABD'yi kurtarır mı? Eşi görülmemiş insan hakları ihlalini ve bunun sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
Dünya, ABD'nin gücünden çekinerek, bu olayı birkaç göstermelik tepkiyle geçiştirmemeli...
TBMM'deki doktor milletvekilleri seslerini yükselttiler. Sadece mesleki duyarlılıkla değil, insani duyarlılıkla...
Doktor milletvekillerinin bu girişimi kutlanmalı ve desteklenmeli.
CHP milletvekili Dr. Muzaffer Kurtulmuşoğlu ve AKP milletvekili Dr. Turan Çömez'in öncülüğüyle bir araya gelen bütün doktor milletvekilleri, Irak'a gitmek, Ebu Gıreyb Hapishanesi'nde inceleme yapmak için girişimde bulundular. Dışişleri Bakanlığı'na başvurarak, bu taleplerinin karşılanması için gerekli girişimlerin yapılmasını istediler. Ankara bu girişimi sonuçlandırmak, gerekli izinlerin verilmesini sağlamak için bütün ağırlığını kullanmalıdır.
Dr. Kurtulmuşoğlu, girişimlerini açıklarken, Ebu Gıreyb Hapishanesi'nde gördükleri işkenceyi bir mektupla dünyaya duyuran Nur isimli Iraklı kadının feryadına yer verdi. Mektuptan bazı ifadeler okudu:
"Allah için bizi öldürün!
İşgal güçlerinin bize yaşattığı uykusuz geceleri, sizler giyinikken, bizim yaşadığımız çıplaklığı, bizi soyup önlerinde sıraya dizmelerini nasıl anlatabilir, nasıl kelimelere dökebilirim.
Hayvani zevklerinin aracı olmadığımızda, kendimizi şehvetlerine teslim etmediğimizde, bizi nasıl öldüresiye dövdüklerini ifade etmeme izin verin.
Burada işgal güçlerinin askerleri, Ebu Gıreyb'de namusumuzu her gün ayaklar altına alıyor.
Çoğumuz hamileyiz. Biz dünden ölüme razıyız."
Mektup aktarılması zor ifadeler taşıyor. Tecavüz, işkence sahnelerini aktarmaya, yazmaya insanın eli varmıyor.
Doktor milletvekilleri de açıklamalarını bu düşünceyle süzerek, mektubu özetleyerek yansıtmak zorunda kaldılar.
Ebu Gıreyb'de olanlar, "Savaştır, olur böyle şeyler" denilerek geçiştirilemez...
Savaş ve insanlık suçu işlendiği göz ardı edilemez...
Dünya Ebu Gıreyb'i unutup, sumen altı etmeyi yeğlerse, tekrarını da önleyemez...

fbila@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
Kürtler ve AKP

Çetin ALTAN
Rıhtımdaki heykeller ve "Baba" filmi...

Melih AŞIK
Truva'yı ararken

Fikret BİLA
Doktor milletvekilleri

Hasan CEMAL
Reform treni!

Güneri CIVAOĞLU
Dünsüz bugün olmaz..

Abbas GÜÇLÜ
Bayramları var, işleri yok

Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret açığı büyük... Ama sıkıntı vermiyor

Nail GÜRELİ
Gönül verenler rahat olsun

Sami KOHEN
Nabza göre şerbet...

Hasan PULUR
Rüzgâr gülleri fır fır dönüyor...

Ece TEMELKURAN
Üniversite disiplini

Osman ULAGAY
19 Mayıs'ın avansını yeterince kullandık mı?

Güngör URAS
Sabancı'da 'doğru çözüm'

M. Ali BİRAND
Bu yazıyı kesip saklayın

© 2004 Milliyet