|
 |
|
|
Doktor milletvekilleri
ABD, 2003 - 2004 İnsan Hakları Raporu'nu yayımlamış. Kapağında da gülen bir Iraklı çocuğun resmi var.
ABD askerlerinin Ebu Gıreyb Hapishanesi'nde Iraklılara yaptıkları işkence, tecavüz ortalığa döküldükten sonra, "ne yüzle ne hakla" insan hakları raporu hazırlıyorsunuz, diye sormak gerekiyor. ABD'yi sorgulamak ve yargılamak da...
Bu koşullarda ABD'nin insan hakları raporu düzenlemesi, dünyaya insan hakları dersi vermesi kadar komik bir durum olabilir mi? Hele, Ebu Gıreyb Hapishanesi'nden fışkıran insanlık dışı fotoğraflar dururken; insan hakları raporunun kapağına "gülen" bir Iraklı çocuğun fotoğrafını koymak, sadece Iraklılarla değil bütün insanlıkla alay etmek değil de nedir?
Bir zoraki özür ABD'yi kurtarır mı? Eşi görülmemiş insan hakları ihlalini ve bunun sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
Dünya, ABD'nin gücünden çekinerek, bu olayı birkaç göstermelik tepkiyle geçiştirmemeli...
TBMM'deki doktor milletvekilleri seslerini yükselttiler. Sadece mesleki duyarlılıkla değil, insani duyarlılıkla...
Doktor milletvekillerinin bu girişimi kutlanmalı ve desteklenmeli.
CHP milletvekili Dr. Muzaffer Kurtulmuşoğlu ve AKP milletvekili Dr. Turan Çömez'in öncülüğüyle bir araya gelen bütün doktor milletvekilleri, Irak'a gitmek, Ebu Gıreyb Hapishanesi'nde inceleme yapmak için girişimde bulundular. Dışişleri Bakanlığı'na başvurarak, bu taleplerinin karşılanması için gerekli girişimlerin yapılmasını istediler. Ankara bu girişimi sonuçlandırmak, gerekli izinlerin verilmesini sağlamak için bütün ağırlığını kullanmalıdır.
Dr. Kurtulmuşoğlu, girişimlerini açıklarken, Ebu Gıreyb Hapishanesi'nde gördükleri işkenceyi bir mektupla dünyaya duyuran Nur isimli Iraklı kadının feryadına yer verdi. Mektuptan bazı ifadeler okudu:
"Allah için bizi öldürün!
İşgal güçlerinin bize yaşattığı uykusuz geceleri, sizler giyinikken, bizim yaşadığımız çıplaklığı, bizi soyup önlerinde sıraya dizmelerini nasıl anlatabilir, nasıl kelimelere dökebilirim.
Hayvani zevklerinin aracı olmadığımızda, kendimizi şehvetlerine teslim etmediğimizde, bizi nasıl öldüresiye dövdüklerini ifade etmeme izin verin.
Burada işgal güçlerinin askerleri, Ebu Gıreyb'de namusumuzu her gün ayaklar altına alıyor.
Çoğumuz hamileyiz. Biz dünden ölüme razıyız."
Mektup aktarılması zor ifadeler taşıyor. Tecavüz, işkence sahnelerini aktarmaya, yazmaya insanın eli varmıyor.
Doktor milletvekilleri de açıklamalarını bu düşünceyle süzerek, mektubu özetleyerek yansıtmak zorunda kaldılar.
Ebu Gıreyb'de olanlar, "Savaştır, olur böyle şeyler" denilerek geçiştirilemez...
Savaş ve insanlık suçu işlendiği göz ardı edilemez...
Dünya Ebu Gıreyb'i unutup, sumen altı etmeyi yeğlerse, tekrarını da önleyemez...
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|