Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Dünsüz bugün olmaz..


Sevdiğim söylemlerden biri de, "damıtılmış kurumlar..." Yılların imbiğinden süzülerek damla damla oluşurlar.
Milliyet'in kuruluşunun 54. yıldönümü töreni de böyle zaman imbiğinden süzülmüş, damla damla arınarak yıllar içinde oluşmuş bir kurumu ve gazetecilik kültürünü yansıttı.
Sami Kohen dostumuz / ağabeyimiz 50 yıldır Milliyet'te yazıyor, 50. yıl rozetini ve şiltini, gazetenin sahibi Aydın Doğan'dan aldı.
Washington Post'un, Başkan Nixon'u deviren unutulmaz Genel Yayın Yönetmeni Ben Bradley, yaşamını anlatan kitabına "A GOOD LIFE (Güzel Bir Yaşam)" adını koymuştu.
Sami Kohen kürsüde konuşurken, o kitabı anımsadım.
Daha sonra Aydın Doğan'a da "Milliyet'te 25 yıl" rozetini, gazetenin duayeni Sami Kohen taktı.
Yansıda, bu kez Aydın Doğan'ın gazetecilikteki 25 yılından görüntüler ve eşinin, kızlarının, damatlarının, torunlarının görüntülerini izledik.
Yine Bradley'in "A GOOD LIFE" kitabını anımsattılar.
Aydın Doğan, Hürriyet'te 10. yıl rozetini de almış. Ancak, tam gününü bekleyerek... Ertuğrul Özkök'ün daha önce bir başka güzel vesileyle takmak istediği rozet için "10. yılım dolsun. Hak ettiğim zaman alacağım" dediğini anlattı.
Kürsüde konuşurken bir süre önce onun deyimiyle - artık görünmezler arasında olan - hocam / ağabeyimiz Metin Toker'in, "Adam gibi yapılırsa, gazetecilik en güzel meslektir" söylemini tekrarladı. Sektöre de, "gazeteciliği adam gibi yapmak" çağrısında bulundu.
İcra Kurulu Başkanı Hanzade Doğan ve Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz da yarım yüzyılı aşan bu kurumun köklerini sahiplenen, değerini korumaya alan böylece yarım yüzyılı aşkın süreçte kazanılmış "basında güven" inancıyla, bugünleri ve yarınları kucaklayan konuşmalar yaptılar.
Kürsüye gelen konuk Belediye Başkanı Kadir Topbaş da duygulanmıştı. Yaşadığı ortamla özdeşlik kurduğu, şu söyleminden anlaşılıyordu:
"54 yıl çok uzun süre. Bir kurumun 54 yıl yaşaması anlamlıdır. Bizim aile işletmemiz de 140 yıllık bir geçmişe dayandığı için, bunu çok iyi anlıyorum."

Ve Sadri Baba
Oradan çıktıktan sonra bir de, damıtılmış sanat kurumunda duygusallığın altı çizildi.
Sadri Alışık Tiyatro Ödül Töreni'ndeydim. Nasıl da sımsıcak, vefalı ve gerçek dostlar gecesiydi. Çolpan İlhan ve oğlu Kerem Alışık, "Sadri Baba" adına, her yıl sinema ve tiyatro ödülleri veriyorlar.
Sarı madeni heykelcikte, ünlü selamıyla aydınlanan yüzü ve bir inşaat işçisinden üç kuruş on paraya aldığı şapkası ile Sadri Alışık, bir halk bilgesi "ikonu" gibi.
Yansıda, Sadri Alışık'ın Eminönü Halkevi'nde tiyatro sahnesiyle başlayan ve Türkiye'nin sevgilisi haline gelişiyle noktalanan yaşamından görüntüleri izledik.
O halkevinde, tiyatro oynarken figüran takılan Halit Kıvanç, gecenin sunucusuydu. Halkevindeki figüran sessizliğinden sonra dili öyle açılmış ki hala baldan damlalarla konuşuyor.
Müjdat Gezen, Okan Bayülgen, Kerem Alışık da, Kıvanç'la birlikteydiler. Geceyi daha da güzelleştirdiler.
80 yaşındaki Lale Oraloğlu sahneye, Sadri Alışık'ın can dostu olarak çıktı. Onun döneminden Türkan Şoray, Perihan Savaş, Nebahat Çehre ve Celal Şahin anılar geçidindeydi.
Nilüfer, Sadri Baba için söyledi..
Ve Ahmet Özhan... İnanılmaz bir ses, harika yorum ve felsefe derinliği yıllar geçtikçe bir şarap gibi, onda zenginleşiyor, kıvam kazanıyor.

Zoraki / gönüllü GS'li
Ve dün... 500 yıllık "Damıtılmış kurum Galatasaray"ın eğitim çizgisindeki son durak GS Üniversitesi... "Aydın Doğan Konferans Salonu"nun açılış töreni...
Aydın Doğan'ı kürsüde dinlerken, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Zoraki Diplomat" kitabını anımsadım.
Aydın Bey'in, GS Lisesi ve GS Üniversitesi'ne katkıları, elbette "gönülden..." Ama "Galatasaraylı oluşu," Karaosmanoğlu'nun diplomatlığı gibi "zoraki..."
Zoraki GS'li oluşunun(!) sevimli bir İnan Kıraç bağlantısı var. Öyküsünü, Aydın Bey gibi FB'li olan Hasan Pulur belki anlatır.
...........
Son söz: "Dünsüz bugün olmaz... Bugünsüz de yarın."

g.civaoglu@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
Kürtler ve AKP

Çetin ALTAN
Rıhtımdaki heykeller ve "Baba" filmi...

Melih AŞIK
Truva'yı ararken

Fikret BİLA
Doktor milletvekilleri

Hasan CEMAL
Reform treni!

Güneri CIVAOĞLU
Dünsüz bugün olmaz..

Abbas GÜÇLÜ
Bayramları var, işleri yok

Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret açığı büyük... Ama sıkıntı vermiyor

Nail GÜRELİ
Gönül verenler rahat olsun

Sami KOHEN
Nabza göre şerbet...

Hasan PULUR
Rüzgâr gülleri fır fır dönüyor...

Ece TEMELKURAN
Üniversite disiplini

Osman ULAGAY
19 Mayıs'ın avansını yeterince kullandık mı?

Güngör URAS
Sabancı'da 'doğru çözüm'

M. Ali BİRAND
Bu yazıyı kesip saklayın

© 2004 Milliyet