Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Üniversite disiplini


Haberi belki yanlış bir yerinden verdiler, yani belki "hocanımın" kastettiği bambaşka bir şeydi. Yani belki de "hocanım" üniversite öğrencilerine ilkokul çocuğu muamelesi yapmak niyetinde değildi, o yüzden hakkını yemek istemem. Diğer yandan da söylemeden edemeyeceğim:
Bir üniversite öğrencisine "Disiplini bozmayacaksın" denmez! Çünkü böyle bir şey söyleyen kişi hem düşünce tarihi karşısında, hem de kendi akademik kariyeri nezdinde komik durumuna düşer! Hele ki bir eylemin içindeyken, hele ki "üniversiter bağımsızlığın, düşünce özgürlüğünün önünde engel oluşturduğunu" söyleyerek bağnazlığa karşı eylem yaparken!
Önceki gün, öğretim üyelerinin hükümet karşıtı eylemleri ile öğrencilerin YÖK'ü ve hükümeti aynı anda istemediklerini anlatan eylemleri "bir köprüde karşılaşınca" olanlar oldu. Düşünce özgürlüğünü kullanan öğretim üyesi, sloganlarıyla "gürültü" yapan öğrencilere kızıp "Hocalarına saygılı olacaksın!" diye bağırdı, "Disiplini bozmayacaksın!"

Soruşturmaların sessizliği
Geçtiğimiz aylarda Türkiye'de birçok üniversitede, öğrencilere karşı dev bir soruşturma harekâtı başlatıldı. Fakat daha sonra, üniversite yönetimlerinin bu kadar "şüphelendiği" öğrenciler, her ne hikmetse "laiklik" sebebiyle girilen krizde bu kez üniversite yönetimine desteğe, hatta sokaklara, bizatihi üniversite yönetimleri tarafından çağrıldılar. Çocuklar, her şeye rağmen yine sokağa çıktılar. Sokağa çıkan onlardı, dayağı da onlar yediler. Ve şimdi "disipline" çağrılanlar, sokaklarda dayakları yiyen o çocuklar. Hocalara saygılı olmaya çağrılırken "Üniversiteye polis çağıran hocalara mı?" diye soranlar da o çocuklar.

Muhafazakâr üniversite
Türkiye derin bir biçimde muhafazakârlaştı, muhafazakârlaşıyor. Evet, özgür düşüncenin üretim merkezleri olarak üniversitelerin bu muhafazakârlaşmadan korunması, eğer böyle bir şey mümkünse sakınılması gerekiyor. Ama üniversitelerin hangi taraftan gelirse gelsin her türlü bağnazlığa karşı korunması gerekiyor.
Hocaların öğrencilerle birlikte üniversite için ve üniversite adına eylem yapma cesaretini göstermeleri gerekiyor. Öğrencilerin ve öğretmenlerin, her iki tarafın da özgür üniversiteyi korumak için bir fikir birliğine varmak üzere konuşmaları, bir araya gelmeleri gerekiyor. Üniversite, içindeki sonsuz sayıda fikir çeşitliliğiyle bir bütündür. Özgür bilimin korunması için bu bütünlüğün hatırlanması lazım şimdi. Hem öğrencilerin hem öğretim üyelerinin birbirlerine ihtiyaçları var. Her iki taraf için de "tahammül" gerekiyor. Çünkü korunacak çok kıymetli bir şey var: Hepimizin özgürlüğü!

ecetem@hotmail.com







Taha AKYOL
Kürtler ve AKP

Çetin ALTAN
Rıhtımdaki heykeller ve "Baba" filmi...

Melih AŞIK
Truva'yı ararken

Fikret BİLA
Doktor milletvekilleri

Hasan CEMAL
Reform treni!

Güneri CIVAOĞLU
Dünsüz bugün olmaz..

Abbas GÜÇLÜ
Bayramları var, işleri yok

Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret açığı büyük... Ama sıkıntı vermiyor

Nail GÜRELİ
Gönül verenler rahat olsun

Sami KOHEN
Nabza göre şerbet...

Hasan PULUR
Rüzgâr gülleri fır fır dönüyor...

Ece TEMELKURAN
Üniversite disiplini

Osman ULAGAY
19 Mayıs'ın avansını yeterince kullandık mı?

Güngör URAS
Sabancı'da 'doğru çözüm'

M. Ali BİRAND
Bu yazıyı kesip saklayın

© 2004 Milliyet