Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Mayıs 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
ASIL KOMPLO BU!

Öğretmenevindeki çarşaflı kadının yanındaki dünürü Nevin Şeker, bir yerel TV'yi arayıp 'Oradaki bizdik' demiş ama kimse ilgilenmemiş

AHMET KAYA, MEHMET TAŞÇIOĞLU, MEHMET BULUT, ÖKKEŞ İŞÇİ Gaziantep DHA

Emekli öğretmen kızı Hülya Keskin'in göbeği açık kıyafetle alınmadığı Gaziantep Öğretmenevi'nin bahçesinden çıkarken görüntülenen çarşaflı kişinin aslında "erkek" olduğu iddiası, bu kez de fotoğraftaki kadının yanında başörtüsüyle görünen Nevin Şeker (52) tarafından çürütüldü. Şeker, olay anında yanında yürüdüğü kadının, Ankara'dan gelen müstakbel dünürü Hatice Badak olduğunu belirterek, "Erkek olduğunu da nereden çıkardılar, bilmiyorum" dedi.
DHA, Ankara'da Hürriyet'e konuşan Badak'ın dünürünü Gaziantep'te buldu. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nün de aradığı Şeker, Gaziantep Öğretmenevi'ne 500 metre uzaklıktaki Özgür Apartmanı'nda oturuyor. Şeker, DHA'nın fotoğrafındaki krem rengi kazaklı ve eşarplı kadının kendisi, çarşaflının Badak, gelin adayının da Badak'ın kızı Esra olduğunu belirtti. Dünürü İsmail Badak'la oğlu Tolga Şeker'in de aynı grupta bulunduğunu kaydeden Şeker, olayın yaşandığı günü şöyle anlattı:

Arka kapıdan girdik
"Akşam oğlum Tolga ve Esra'ya nişan yapacaktık. Dünürlerimle birlikte dışarı çıktık. Amacımız, Yeşilsu Durağı'nda otobüse binmekti. Bunun için de, daha önce defalarca kestirme olarak kullandığım öğretmenevinin arka kapısından girip bahçeden geçtik ve merdivenlerden çıktık. Bu yolu herkes bilmez. Bize yakın olduğu için biliyorum. Bu sırada kameralar, sonradan gazetelerde gördüğüm Hülya Keskin'i çekiyordu. Birisi 'Çekin, çekin' diye bağırdı. Ben de bize 'Çekilin' diye bağırıldığını sanarak merdivenin soluna, dünürüm ise sağına kaçtı. Sonra yukarıda birleştik ve alışveriş için çarşıya gittik."

Düzelttiremedik
Nişan nedeniyle o akşam televizyon seyredemediklerini belirten Şeker, gelişmelerden bir gün sonra, memur olan kızının uyarısıyla haberdar olduğunu anlattı. Bazı televizyonlarda, "çarşaflının erkek olduğu" yolunda haberler izlediğini kaydeden Şeker, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu haberlere isyan ettik. Bir yerel televizyonu arayıp söyledik. Kendimizi tanıttık. Bu yanlışı düzeltmek istediğimizi, nerelere ulaşabileceğimizi sorduk. Numaramızı aldılar. Ama, gelen giden olmadı. Sonra Ankara'daki dünürüm aradı ve o da televizyonlardan haberleri izlediğini söyledi. Bu kadar büyüyeceğini nereden bilebilirdik? Ben de sizlere ulaşmaya çalışıyordum."

Müdahale olmadı
Şeker, Badak'ın yüzü açık bir fotoğrafını da DHA'ya verdi. Ancak Milliyet, Badak'ın iznini almadan bu fotoğrafı yayımlamıyor. Bu konuda tanıklığını gerektirecek her yardıma hazır olduğunu vurgulayan Şeker, şöyle devam etti:
"Niye bu kadar büyüttüler, anlamıyorum. Tabii biz bilemiyoruz, neler olduğunu. Siz orada başka bir konu ile uğraşıyormuşsunuz. Çarşaf dikkat çekmiş, bir şey diyemeyiz. Ama 'erkek' diye niye kılıf buluyorlar? Oradan geçtik, hiçbir güvenlikçi de yoktu. Onun için bize müdahale eden olmadı."
Şeker'in açıklamalarıyla Milli Eğitim ve Öğretmenevi yöneticilerinin güvenlikçiler konusundaki daha önce yaptığı açıklamalar da geçerliliğini kaybetmiş oldu.

Spor ayakkabı romatizmadan

Dünürünün ayağındaki spor ayakkabıların "erkek ayakkabısı" olduğunun belirtildiğini anımsatan Şeker, "Dünürüm romatizma hastası. Bu nedenle hep ayağına kalın şeyler ve spor ayakkabısı giyer. Açıklama yapıp, çarşaflının erkek olduğunu, bizi hırsız sandığını ve polise haber verdiğini söyleyen mühendis Orhan Budak ise doğruyu söylemedi. Çünkü biz Yeşilsu tarafına gittik. O kişi bizim aksi yönde gittiğimizi söyledi ve ısrar etti" dedi. Tolga Şeker (20), yakında askere gitmeye hazırlanıyor. Gelişmeler karşısında şaşırıp kaldığını söyleyen Tolga Şeker, "Hepimiz şoke olduk. Niye erkek olduğu iddiasını ortaya attılar, ne yapmak istediler, anlayamadık" diye konuştu. DHA muhabirlerinin Şeker'le görüşmesi sırasında, görevden alınan Öğretmenevi Müdürü Zekeriya Efiloğlu ile sendikacı olduğu belirtilen bir kişinin de apartmanın önünde bulunmaları dikkat çekti. Bu durum, Milli Eğitim ve Öğretmenevi yetkililerinin başından itibaren çarşaflının kim olduğunu bildikleri ve bazı gazetecileri hedef alan "komplo" iddialarına göz yumdukları yorumlarına neden oldu.

Gerçeği gizlediler

"Öğretmenevindeki çarşaflı erkekti haberini görünce isyan ettik. Bir yerel televizyonu arayıp yanlışı düzeltmek istediğimizi, nerelere ulaşabileceğimizi sorduk. Numaramızı aldılar. Ama aramadılar."


Bakalım özür dileyecekler mi?

Milliyet'in yaptığı haberin yalan olduğunu iddia edenler, çok şeyler yazıp söylediler. Şimdi gerçek gün ışığına çıktı. Acaba söylediklerini geri alıp hatalarını kabul edecekler mi?



ZAMAN

"...Polis, görgü tanıklarının görüşlerine başvururken, isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir yetkili, çarşaflı kişinin erkek olduğuna inandıklarını, fakat bunu somut delillerle ispatlamak istediklerini dile getirdi... İnşaat mühendisi Orhan Budak, Gaziantep Öğretmenevi'nden çıkarken gördüğü çarşaflı kişi için 'Erkek, ela gözlü. 90 kilo civarında. 170 cm boyunda biriydi. Ayağında geniş bir spor ayakkabısı vardı. Erkek olduğundan yüzde 100 eminim." demişti..."


Nazlı Ilıcak

Dünden Bugüne Tercüman
"...Gaziantep Öğretmenevi'ndeki olay kuşku uyandırdı... İri yarı çarşaflı kişi, bir kadından ziyade erkeği andırıyor. Kimsenin tanımadığı heybetli bir erkeğe benzeyen spor ayakkabılı, kara çarşaflı hanım, tam da göbeği açık Hülya Hanım'ın öğretmenevinin kapısında beklediği an dışarı çıkıveriyor. Sırra kadem basıyor... Hülya Keskin'in kim olduğu biliniyor ama çarşaflı kadın tamamen sır perdesine büründü. Acaba gerçek mi, yoksa sahneye konulan oyunun parçası mı? Acaba Milliyet önce senaryoyu yazıp ardından senaryoya uygun aktörleri mi buldu?..."

Hasan Celal Güzel

Dünden Bugüne Tercüman
"Daha önce elindeki çanta içinde çarşaf bulunan kişi (muhtemelen erkek) Öğretmenevi'nin kapısında görünüyor... Beni asıl üzen, Milliyet gibi bir gazetenin bu uydurma haberi manşetten vermesi ve Türkiye'de darbe provokasyonunun bu kadar ucuzlatılarak ayağa düşürülmesi..."

Fehmi Koru

Yeni Şafak
"...Konuyu izleyen kameraların sorunlu konuk kapıda bekletilirken içeriden çıktığını tespit ettikleri çarşaflı kadın bir mizansen miydi? Türk basını böyle mizansenleri sever ve gerektiğinde yapmaktan çekinmez. Hele ideolojik bir sebep varsa... "




GÜNCEL
ASIL KOMPLO BU!
Futboldaki Susurluk
'ABD Osmanlı'ya rahmet okuttu'
İŞTE GURUR TABLOSU
Türkiye'ye rekor ceza
Serin Duruş





Melih AŞIK
DSP: Eski hamam
DSP'nin geçtiğimiz cumartesi günü yapılan İst...
Hasan PULUR
Bir teşekkür bile ödüldür...
HERKES, daha doğrusu, canı yanan, hakkı yanan...
Çetin ALTAN
Atıp tutmanın göbek taşında, trompet solo...
POLİTİK nutuk ve demeçlerden, divan edebiyatı...


 2003 yılında neler oldu
© 2004 Milliyet