Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Mayıs 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İstanbul'da dünyayı estiren bir etkinlik

Sabancı Müzesi'nde Nazan Ölçer'in çabalarıyla açılan St. Petersburg-Paris giysi sergisi tekrar tekrar gezilecek güzellikte

Fax: (0312) 427 20 64

Sabancı Müzesi'nde "Paris-St. Petersburg, Alexandre Vassiliev Koleksiyonundan Avrupa Modasının Üç Yüzyılı" başlıklı bir sergi açıldı. Serginin
St. Petersburg ve Paris'liği hassaten Rusya ve Fransa başkentinin kadın modasına dayanmasından ileri geliyor. Teşhirdeki erkek kıyafeti az. Sergi, Türk müzeciliğinin üstatlarından Nazan Ölçer'in marifet ve gayretinin eseri olarak ortaya çıktı. İstanbul'da dünyayı estiren sergilerden biri daha diyebiliriz. Çünkü Nazan Ölçer, bundan evvel İslam Eserleri Müzesi'nde ayakkabı, kumaş, Avrupa müzelerindeki halı ve çadırlardan tutun da empresyonist ressamlara kadar bu tür sergilerle bize dünya müzelerindeki koleksiyonları getirdi. Kültürel miras yönünden zengin bir toprağın üstünde yaşıyorsak da, dış dünyadaki sanat ve kültürü tanımak zorundayız. Bu memlekette dış dünyanın malzemesini Türkiye'ye getirip Türk gençliğine tanıtmak 20 yıla yakın bir zamandan beri en başta iki insanın; Dr. Nazan Ölçer ve Dr. Filiz Çağman'ın icraatıdır. İnşallah bundan sonra da böylesine Avrupa müzecilik dünyasında dahi sözü geçen, güvenilen ve becerikli bir-iki müzeci daha yetişir de, dünyayı ülkemize taşımaya devam ederiz.
Avrupa müzelerinde kostüm hususi bir zenginliktir. Bizde ise Topkapı Sarayı'nda hazine-i hassaya ait olan padişah kaftanları hatta II. Osman'ın katlinin izini taşıyanlar ve iç çamaşırları dahi muhafaza edilir. Zengin kumaş koleksiyonu da bu sayede bize kadar intikal etmiştir. Lakin, bunun dışında özel kumaş ve kıyafet koleksiyonlarımız için aynı şey söylenemez. Üst sınıflarımız aile mirasını dikkatle koruyamamış. Kendimizin kullanmadığı elbise atılıyor. Bu gibi kıyafetler parça parça bazı müzelerdedir. Sadberk Hanım Müzesi böyle bir koleksiyon derlemeye çalışan zengin ve önemli bir kurumdur. Yakın gelecekte kurulacak olan Suna-İnan Kıraç Müzesi bu gibi malzemeyi daha zengin ölçekte ihtiva edecek. Sabancı Müzesi'ndeki sergi, Avrupa'da yetişen Rus modacı ve koleksiyoner Alexander Vasilyev'in eserlerinden oluşuyor. Haliyle Fransa ve Rusya hassaten belle epoque dönemi ağırlıklıdır. Elde dokunan kumaşlarla; eski Mısır ve Yakındoğu kazılarının etkilediği daha endüstriyel nitelikli art deco üretiminin hoş örnekleri ortada.
Gelenek önemli. Batı, moda alanında üniversal bir öncü. Bütün ülkeleri etkilemiş. Sergideki 1900 tarihli bir Türk gelin elbisesinde bunu açıkça görüyoruz. Üniversalite büyükannenin ne giydiğini bilmekten geçiyor. Kendi kültür tarihinin çatısını ve temelini iyi tanıyan, başka kültürlerden de daha iyi esinlenebiliyor. 19'uncu yüzyıl sonu Avrupa'sı kendisini ve başkalarını iyi tanıyordu. Belle epoque Fransız modası boşuna üstün olmamıştır. Sergi salonunda pahalı ve Batılı modacıların eseri de olsa sade çizgili kıyafetle gelen kadınlar çok azdı. Birçok ziyaretçi teşhirdeki kıyafetlerle yarışır gibiydi, hangisine bakacağımızı şaşırdık. Sergiyi bir daha baştan gezmek icap etti. Size de tavsiye ederiz, gidin görün.
Bu hoş olay İstanbul'da beynelmilel ölçülere uygun zarafet örneklerinden birisi. Hiç kuşkusuz rahatsız edici, kaba yavanlıklar da var. Son günlerde matbuatta ve sağda solda birtakım dostlara bir paket gönderiliyor. İçini açınca prezervatif çıkıyor. Bunun daha edepsizcesini gördüm. Galatasaray Üniversitesi'nin kantininde otururken birkaç genç kız herkese kapalı paket dağıtıyordu. İçinde ne olduğunu sorana cevap veremediler, onun da ne olduğu anlaşıldı. Bazı sivri akıllılar kendilerinin avangard işadamı olduğunu düşünüyor olmalı. Nereden nereye... Biz neyiz, nereden geliyoruz? Bu soruların cevapları bir yana, kaba ve amiyane olmanın hiç gereği yok.

PAZAR
Dünyanın gözü İstanbul'da olacak
Üç asırlık kıyafet balosu
Yemekten anlamayan uğramasın!
"Anadolu'da rock müziğe ilgi çok"
"Taraf tuttuğum yönündeki eleştirilere öfkeleniyorum"
"Küçükken de 'bu iyi bir meslek' derdim"
"Türkiye bağımlı ülke olmaz"
Sofrada beyaz şarap hiç yok
İçki dünyasının Oscar'ları belli oldu
4,5 ayda 2 bin 300 göz ameliyatı
Hipertansiyonu egzersizle yenin
Kavaklıdere seriyi üçe çıkardı
At yarışı izlemeye giderken ne giyilir?
Yaşa Mandal yaşa
Hollywood bu destanı sevdi
Gençler Avrupa Birliği'ni tartışıyor
Hapishaneden kaçış!
Haliç manzaralı restoran
İstanbul'da dünyayı estiren bir etkinlik
"Erguvan Kapısı"
Ya sevdirirler edebiyatı ya da...
"Yaratıklar" şimdi ABD'de





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yasemin Çongar
© 2004 Milliyet