|
 |
|
|
Bir Emin Alıcı da futbola aranıyor
Mercek / İsmail Özelçinler
Birçok kişi başlığı okuyunca, "Hoppala, bu da nereden çıktı" diyecektir. Bir yerden çıkmadı efendim, zaten var. Kimileri de "Futbolla ve sporla ne ilgisi var" diyebilir. Desinler efendim, desinler... Ama şunu iyi bilsinler ve bazı çevreler kendine gelsinler ve de yaşananlardan esinlensinler diye, 9 Eylül Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Emin Alıcı'yı örnek gösterdim.
Olayı tabii ki sporun kulvarına taşıyacağım. Dolaylı yoldan yaraları da kaşıyacağım. Ama bu, "Haddimi aşacağım" anlamına gelmez. Çünkü, haddimi aşmak asla haddime düşmez.
Göztepe ve İzmirspor için de aylar öncesinde "Küme düşmez" diyenler çoğunluktaydı. Ama demek ki, düşmez kalkmaz bir Allah...
Göztepe de, İzmirspor da düştü. Oysa sonuç gerçek, ligde kalmaları da sadece tatlı bir "Düş"tü.
Tekrar başa ve başlığımıza dönelim. Efendim, DEÜ Rektörü Prof.Dr.Emin Alıcı, üniversitenin açılış töreninde can alıcı, ama belleklerde kalıcı bir söz söylemişti. Cumhuriyet adına güzel bir mesaj vermişti. "Gerekirse hepimiz birer Kubilay oluruz..."
Bu sözler beni müthiş etkiledi.
Sayın Alıcı, geçtiğimiz hafta da; YÖK ve İHL hakkında hükümetin çıkarmak istediği yeni yasayla ilgili görüşlerini ve tavrını yine net bir şekilde ortaya koydu. "Cumhuriyet için ölmeye hazırız." Söylemlerindeki tavrı ve samimiyeti oldukça netti.
Şimdi soruyorum: Böylesine kararlı bir tavrı, İzmir sporu, dolayısıyla İzmir futbolu için şimdiye kadar İzmir'de hangi yönetici ortaya koydu?
Tabii ki Cumhuriyet kavramı ve onun varlığını koruma yönündeki duyarlılıkla, İzmir futbolunu aynı kulvara yerleştirmek doğru değil. Bunu da çok iyi biliyorum.
Vurgulamak istediğim, Cumhuriyet'in vazgeçilmez değerlerini korumak için aydın ve çağdaş bir rektörümüz ortaya çıkıp, korkusuzca o söylemlerini söylüyorsa, aynı şekilde de İzmir futbolunu bulunduğu karanlık tablodan çıkarmak için birilerini beklemek sanıyorum çok doğal.
Çünkü, İzmir'in ekonomik değerlerini, kültür ve sanatını, siyasetini olduğu gibi, sporunu da düşünmek zorundadır İzmir'i yönetenler.
Bu konuda tüm İzmir milletvekillerine, sayın Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve İzmirli işadamlarımıza çok büyük görevler düşüyor.
Öyle sanıyorum, gerçek anlamda kent kültürü ve kent bilinci düşüncesini taşıyanların bu görevden kaçmaları asla mümkün değil.
Ne diyelim. Bekleyelim ve görelim...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|