Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Fünye


Kuvvet komutanlarının, Atatürk'ün Gençliğe Hitabı'nı okuyan İHL öğrencisini alkışlamamış olmaları, "Kopenhag Kriterleri'ne aykırı mı?"
Değil. Ancak... Onların şahsında "TSK'nın tavrı" olarak yorumlanıyor. "Askerin siyasetteki ağırlığı sürüyor" iddiaları için fırsat(!)
Öte yandan...
İHL'lilere üniversite kapılarını açmak, Kopenhag Kriterleri içinde mi?
Değil.
Ama...
Sanki "özgürlükler ve insan hakları" sorunuymuş gibi gündeme taşınıyor.
Ayrıca...
AB kulislerinde "AKP'nin B planı işareti" gibi kuşku ateşlerini harlandırıyor.
AB medyası, son aylarda Erdoğan'ın aldığı olumlu mesafelerin üzerine "Ya Türkiye'de zamanla tercihini din devletine kaydıracak bir çoğunluk oluşursa" gölgeleri düşürmekte.
Ve bir başka soru...
"19 Mayıs'ta Ankara'da Atatürk'ün gençliğe hitabını, İzmir'de Atatürk'e gençliğin cevabını okuyacak öğrencilerin İHL'li olmaları çok mu gerekliydi?"
Bütün ortaöğretim gençliğinin sadece yüzde 3'ü İHL'li... Ama hem Ankara, hem İzmir'de mikrofon onların. Diğer illerin dökümü elimde değil ama diğer illerde de böyle bir oransızlık yaşanmış olabilir.
Ayrımcılık yapıyor değilim.
Elbette... İHL'liler de bu vatanın evlatları.
Onlar da bizim insanlarımız.
Hatta Atatürk'ü içselleştiren söylemleri olumludur da.
Fakat...
Ne öğrencileri İHL'lerin temsil oranı tutuyor... Ne de şu sırada ortam böyle görüntülere uygun.
Gergin sinirler üzerinde tırnak gezdirmek gibi bir şey.
Hani, siyasal ortamda yeni bir olumsuzluk patlatmakla birileri özel görevlendirilse ancak böyle "iki fünye" sokuştururlardı 19 Mayıs törenlerine...

Yorum maytapları
19 Mayıs'ta Atatürk'ün Türk gençliğine hitabını okuyan İHL'li öğrenciyi Cumhurbaşkanı Sezer ve Genelkurmay Başkanı Özkök alkışlamışlar... Dört kuvvet komutanı ise parmaklarını bile oynatmamışlar.
Bu satırlara tanıklık eden görüntüler de gazete sayfalarında ve TV ekranlarında yayımlandı.
Kimileri tepelere taşıdı...
Mesajlar yansıttı:
"Hadise askerin tavrıydı..."
İmalarda bulundu:
"Hadise komutanlarla Genelkurmay Başkanlığı arasındaki, hatta Cumhurbaşkanı arasındaki görüş farkını" yansıtmıştı.
Kimileri ise "hadiseyi, gazetecilik objektifliğiyle ve gerekli yorumu da katarak verdiler ama karbonatlayarak kabartmadılar, gazetelerin tepelerine çıkarmadılar. Makul büyüklükte ve makul yerlerde gördüler."
Maytaplar patlar ama ışıkları söndükten sonre geriye gerçeğin manzarası kalır.
....
Ne gerek vardı maytap sandıklarının üzerine ateşle gitmeye?

O gencin dramı
İHL'li gencin psikolojisini de algılıyorum.
Yaşamının belki de "unutulmaz" olayını yaşayacağı için geceleri heyecandan gözlerini uyku tutmamıştır.
Günlerce hitabı ezberlemiştir.
Giysilerini anası özenle ütülemiştir.
Kravatını kim bilir kaç kez beğenmemiş, baştan bağlamıştır.
Ayakkabılarını pırıl pırıl parlatmıştır.
Bu harikulade günü ileride çocuklarına, torunlarına anlatacaktır.
Fakat...
O gün olanlardan sonra, belki de bir yıkım yaşadı.
Belki çocuklarına, torunlarına hiç anlatmayacağı üzüntüyü yaşadı.
İçine bir hüzün çöktü.
On binlerce İHL'li bu simge olayla kırıldı, döküldü.
Türkiye'yi geren kafa, bu çocukların mavi ufuklarını da kararttı.
Gençler üzerinden siyasi oyunlar artık durmalı.
Bu yara artık daha fazla kanatılmamalı.
Anayasal, laik düzenin gerektirdiği çözüm olabildiğince erken devreye sokulmalı.
Türkiye, AB yolunda kenetlenmiş yürürken, önüne böyle yapay gündem engelleri konulmasın.

Not: 1969 Ankara Hukuk Fakültesi mezunu arkadaşlarım, bugün toplanarak 35. mezuniyet yılını aramızda kutlayacağız, fakültedeki eski sıralarımızda oturacağız, öğle yemeğini birlikte yiyeceğiz, akşam da birlikte olacağız.
Rektörler, dekanlar, yüksekokul müdürleri, yüksek yargı daire başkanları, anayasa mahkemesi üyesi, avukat, hakim, hatta emekli, özlem gidereceğiz.
Duyuruyorum, sevgilerimle G.C.

g.civaoglu@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
CHP açılım yapabilir mi?

Çetin ALTAN
Uygarlık "görüntüler"de mi, "ayrıntılarda" mı?

Melih AŞIK
Bilimsel intihal!

Fikret BİLA
Yumuşama sinyalleri

Hasan CEMAL
Şiddet şiddeti doğuruyor ama...

Güneri CIVAOĞLU
Fünye

Abbas GÜÇLÜ
Sami Abi'yi kıskandım

Hurşit GÜNEŞ
Siyasal partilerde kırılma: 2) CHP

Sami KOHEN
Kim 'dur' diyecek?

Mehmet Y. YILMAZ
CHP önce bu 'kafa'yı değiştirmeli

Faik ÖZTRAK
En düşük maliyet standart stand - by'da

Hasan PULUR
"19 Mayıs"ta televizyonlar...

Derya SAZAK
'Aşil' sendromu

Ece TEMELKURAN
Zorba, sevgilim!

Yaman TÖRÜNER
Müsteşarın söyleyemedikleri

Güngör URAS
Zengin ile fakirin "derdi" farklı

M. Ali BİRAND
AB'yi istemeyenlere verilecek yanıtlar (3)

© 2004 Milliyet