Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Aşil' sendromu


CHP'de kurultaya hazırlanan gruplardan 'Yeniden CHP Hareketi' de nasıl bir Türkiye ve sol tartışmasına ışık tutacak bildirgesini açıkladı.
Grubun sözcülüğünü Prof. Hurşit Güneş yapıyor.
Yeniden CHP, 'İkinci bir ortanın solu hareketi' şeklinde tanımlanıyor. Böylece parti içi muhalefet anlayışını sadece mevcut yönetimi eleştirmekle, lideri değiştirmekle sınırlandırmayan, aynı zamanda yeni bir siyasi proje önererek 'CHP'yi seçim kazanabilen bir partiye dönüştürme' stratejisine sahip grup stratejisi çiziliyor.
Dört sayfalık bildirgede 'sosyal demokratların artık neo - liberal aydınların gündeminin dışına çıkabilmesi' için 'ideolojik tercihler' yapılarak, işsizlik ve yoksullukla mücadele, bütçeden eğitim ve sağlığa ayrılan payların artırılması gibi Avrupa tarzı 'sosyal refah devleti'ni savunan hedefler konulmuş.
Bildirgenin siyasi mesajlarına gelince...
1- CHP güncel sorunlardan ve taleplerden koptukça, güç kaybetme süreci hızlanacaktır. Halk, iktidarın yanlışlarını anlatanlara değil, çözüm umudu verenlere oy verir. CHP bu nedenle oy alamamakta ve vahim biçimde 'halkın yanlış yaptığını' anlatmaya çalışmaktadır.
2- Siyasal partilerin ne söylediği değil, toplum tarafından nasıl algılandığı önem taşır. CHP her ne kadar kendini sosyal adaletçi görse de, yoksul ve düzenden rahatsız kesimler, öyle algılamamakta, oylarını esirgemektedirler.
3- Türk toplumundaki içsel, kendine özgü düzene tepki ruhunun göz önüne alınması gereklidir. Siyasal partiler düzeni savundukça büyük kitleden kopmakta ve marjinalleşmektedir. CHP, rejime ilişkin haklı duyarlılıklarını siyasetin görünen ekseni ya da söylemi haline getirdikçe oy kaybetmektedir. Örneğin laiklik haklı, ancak günümüzün ağır ekonomik koşulları altında ezilen dar gelirli kesimlerinde tek başına çekim alanı yaratmayan bir duyarlılıktır.
1970'li yıllarda CHP, 'Atatürk devrimlerini savunan kurum' olması gereğine sahip çıkarak, çağdaşlık mücadelesinin demokratikleştirilmesini savunmuştu. Halka rağmen değil, halkla beraber devrimler!
Yeniden CHP'liler, kurultay mücadelesini liderlik sorununa indirgemek istemeseler de, 'Truva'da Aşil'in meydan okuma sahnesindeki gibi Hektor'u kaleden indirecek bir savaşçı aranıyor.
Derviş, geçen hükümeti yıktığı için 'Helen'i kaçıran' Paris rolünde. Bir bölen' olmaktan çekiniyor. Çıkmıyor.
CHP'nin Aşil'i kim olacak?
Sahi, 'Ölümsüz Aşil'i topuğundan vuran da Paris olmadı mı?
TURAN TÜYSÜZ ve 30'LAR: CHP Şanlıurfa milletvekili Turan Tüysüz dün arayarak, imzasını çekmediğini, 30'larla birlikte hareket ettiğini açıkladı. Tüysüz, CHP'nin, Baykal yönetiminin aksine Güneydoğu ve Kürt sorununa yönelik açılımlarda bulunması gerektiğini savunuyor.

dsazak@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
CHP açılım yapabilir mi?

Çetin ALTAN
Uygarlık "görüntüler"de mi, "ayrıntılarda" mı?

Melih AŞIK
Bilimsel intihal!

Fikret BİLA
Yumuşama sinyalleri

Hasan CEMAL
Şiddet şiddeti doğuruyor ama...

Güneri CIVAOĞLU
Fünye

Abbas GÜÇLÜ
Sami Abi'yi kıskandım

Hurşit GÜNEŞ
Siyasal partilerde kırılma: 2) CHP

Sami KOHEN
Kim 'dur' diyecek?

Mehmet Y. YILMAZ
CHP önce bu 'kafa'yı değiştirmeli

Faik ÖZTRAK
En düşük maliyet standart stand - by'da

Hasan PULUR
"19 Mayıs"ta televizyonlar...

Derya SAZAK
'Aşil' sendromu

Ece TEMELKURAN
Zorba, sevgilim!

Yaman TÖRÜNER
Müsteşarın söyleyemedikleri

Güngör URAS
Zengin ile fakirin "derdi" farklı

M. Ali BİRAND
AB'yi istemeyenlere verilecek yanıtlar (3)

© 2004 Milliyet