|
 |
|
|
Yuh olsun hepimize!
Görüş / Bülent Buda
Ülkenin birinde, soyunma odalarına giden koridorlarda insanlar var... Eli bıçaklı, kuşağı tabancalı. Soyunma odalarına giden koridorlarda yarışmaya gelen konuklar dövülüyor, hırpalanıyor. Bu ülkenin soyunma odalarının zemini mazotlanıyor. Konuklar mikrop kapmasın niyetine!
Bu ülkenin futbol adamlarında tekme tokatla, meslektaşını ezerek kazanıyor bir takım zavallılar, spor niyetine. Bu ülkenin bakanları, vekilleri, yerel yöneticileri, güvenlik güçleri izliyorlar, insan olanın sindiremeyeceği bu çağdışı görüntüleri. Akıl almaz bir vurdumduymazlıkla... Protokoldan ya da bir yerlerde... Bu ülkenin futbolunu yönetenler, tüm bu olan bitene, şikeye, teşvik primine, şiddete, teröre belge istiyorlar insanlarla alay edercesine. Daha vahim olanı, bir kaç yürekli dışında, salt şampiyonun sözcüsü medya ve de patronlarının düdüğünü çalan korunmasız hakemler.
Birbirimizi yiyip tüketiyoruz
Tüm bu olup biten karşısında suskun ama ulusal takımın eski çalıştırıcısının çıkarlarını korumaya kendini adamış, bir Spordan Sorumlu Bakan. Nihayet, kurulan pazar tezgahlarının, fırıldakların, satışların öncü kurumu yöneticiler. Elbette böylesine çarpık düzenin tribünlerinden koltuklar sökülür, küfürler edilir, meşaleler yakılır, hızını alamayan oyun alanına girer! Namlunun ucundan fışkıran mermilerle kutlama yapılır! Ne olup bittiğinin farkında olmayan insanlar ölür. Genel görünüm böyle iken, bu ülkenin batısında çağdaş, uygar diye nitelenen İzmir kentinin, birileri tarafından güdülenen beslemeleri, basın tribününe saldırır. Tuttukları takıma milyonlarca dolar katkı veren, onları yıllar sonra Süper Lig ile buluşturan medya kurumuna küfürler yağdırır. Yönettikleri, tuttukları takımın çöküşünü, kendilerini sorgulayarak saptama yetisinden yoksun olanlar, kolay adreslere yönelerek bir biçimde orgazm olur, iktidarsızlıklarına karşın!
Yönetmeye soyundukları kurumlarda beceri gösteremeyenler, futbol simsarlarının pazar mallarına teslim olanlar, yanlışı eleştirenlere tribün timlerini göndererek kendilerince gözdağı verir.
Elbette bu kentin futbolunda yıllar öncesinden gelen, biriken, çözümlenememiş, boyut kazanmış yanlışlar var.
Ama hiçbir dönemde, geçtiğimiz pazar olduğu kadar hiçbir takımın yandaşı, basın tribününe saldırarak terör estirmedi. Artık, doruğa ulaşmış bu eylemlere katkı verenlerin, suskun ve tepkisiz kalanların gerçek futbolseveri tribünlerden ne denli uzaklaştırdıklarının ayırdında olmamaları ne acı! Bu insanlar, İzmir'in yerleşik, demokrat, sevgi yüklü özgün kimliğini yok ediyorlar.
Yeter artık, bu kentin insanlarına neler oluyor? Bu düşmanlık, bu öfke, bu kin salt futbolda değil. Çoğu alanda çöküp kirleniyoruz. İstanbul'un, Anadolu'nun şamaroğlanına döndük. Ulusal medyanın sayfalarına, ekranlarına meze olduk. Ders almıyoruz. Birbirimizi yiyip, tüketiyoruz. Yuh olsun hepimize...
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|