Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Mayıs 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Türkiye devreye giriyor

ANKARA

ORTADOĞU'da çok trajik ve tehlikeli boyutlar alan son gelişmeler karşısında Türkiye ne yapabilir? Ankara, şiddet dalgasını durdurmak için ne gibi girişimler planlıyor?
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önceki günkü konuşmasında dünya liderlerine, bir araya gelip gereken önlemleri almaları için yaptığı çağrı, bu yönde bazı çalışmaların ilk işaretini veriyor.
Görüştüğümüz Başbakan'a yakın bir kaynağa göre, bölgede olup bitenlere artık seyirci kalınamayacağını düşünen yetkililer halen "Türkiye'nin neler yapabileceğini, nasıl bir inisiyatif alacağını" değerlendiriyor.
Aynı kaynağın ifadesi şöyle: "Türkiye devreye girmeye hazırlanıyor. Biz bir bölge ülkesi olarak bu sorumluluğu yerine getirmek durumundayız... Bunun çeşitli yöntemleri vardır. Çalışmalarımız sonunda bir üslup geliştireceğiz."
* * *
TÜRK diplomasisi şimdiden bu yönde bazı girişimlere başladı.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Moskova ziyareti sırasında İslam Konferansı Örgütü'ne (İKÖ) mensup bazı ülkelerin (Filistin, Fas, Senegal, Nijerya) Dışişleri bakanlarıyla birlikte, "Ortadoğu barış süreci"ni başlatmayı amaçlayan ve kısaca "Kuartet" (dörtlü) olarak anılan grup adına Rusya Dışişleri Bakanı'yla bir görüşmede bulundu. Amaç, ABD, AB, BM ve Rusya'dan oluşan bu grubun, Filistin'de cereyan etmekte olan kanlı olayların durdurulması için devreye girmesini sağlamak.
Bir Dışişleri kaynağına göre, "Kuartet"e, daha etkili olması için, İKÖ'ye mensup bir ülkenin mutlaka bu gruba dahil olması "telkin ediliyor". Tabii Türkiye böyle bir sorumluluğu üstlenmeye hazır...
* * *
ANKARA'nın bölgedeki son kaygı verici gelişmeler karşısında inisiyatifi ele almak istemesinin başka nedenleri de var.
İKÖ zirvesi önümüzdeki ay İstanbul'da yapılacak. Filistin konusu görüşülecek konuların başında yer alıyor. Ev sahibi olarak Türkiye bu toplantının barış ve güvenliğini sağlaması için "verimli" geçmesini istiyor...
Aynı şekilde İstanbul haziran sonunda NATO zirvesine ev sahipliği yapacak. Bu toplantıda da "terör ve güvenlik" konusu üzerinde önemle durulacak. Türkiye bu zirvede de, Ortadoğu'da şimdiki tehlikeli gidişe "dur" denmesi ve bu yönde ortak bir stratejinin belirlenmesi için inisiyatifini kullanacak...
İşte Ankara'da ilgili devlet kurumlarında bu yönde çalışmalara başlanıyor...
* * *
ORTADOĞU'da İsrail ile Filistin arasında barışın kurulması için hazırlanan "yol haritası"nın ölü noktada olduğunu herkes görüyor. Gazze'deki kanlı olaylar ve bunun yol açtığı büyük öfke ve kin, bugün için herhangi bir "barış anlaşması" projesinden söz etmeye dahi imkan vermiyor. Bugünün önceliği, bölgede bazı örgütlerden veya devletten kaynaklanan şiddetin ve insanlık dışı eylemlerin ivedilikle sona erdirilmesidir.
Bunu kim yapacak? ABD Irak batağında ve seçim derdinde... BM etkisiz... AB söz geçirecek güçte değil... İKÖ de, Rusya da öyle...
Ama bütün bu ülkeler ve kurumlarla, uluslararası camianın yapabileceği - ve yapması gereken - bir şeyler vardır herhalde...
"Birilerinin çıkıp etkin çevreleri harekete geçirmesi şart" diyor. Başbakanlık kaynağı... Bu da neden Türkiye olmasın?..

skohen@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
Şaron, Bush ve Bin Ladin

Çetin ALTAN
Silahçıların, müşterileri öldürdüğü anlaşılıncaya dek...

Melih AŞIK
Tüpraş biraz yaş!

Fikret BİLA
Ecevit işaret edecek

Hasan CEMAL
Barışa bir şans...

Güneri CIVAOĞLU
İşte ORK'lar...

Can DÜNDAR
Peki Bandırma'nın öbür yolcularına ne oldu?

Abbas GÜÇLÜ
Tartışmalı bir yasa daha

Sami KOHEN
Türkiye devreye giriyor

Meliha OKUR
Faiz dışı fazla için DPT devrede

Hasan PULUR
Bir bu eksikti...

Derya SAZAK
BJK'yi kuşatan çete

Tamer HEPER
Bunları yapmayın!

Güngör URAS
Amerikalılar "Hummer"ı tartışıyor

M. Ali BİRAND
Kürtler ve Türkler birbirine muhtaç ancak...

© 2004 Milliyet