|
 |
|
|
Sözleşme dayağı!
Genel - İş Sendikası yöneticileri, sözleşme görüşmesi için gittikleri Koyundere Belediye Başkanı İrfan Aras tarafından dövüldüklerini öne sürdü. Başkan iddiayı yalanladı.Jandarma olaya el koydu
ERSAY ÖZALP Menemen DHA
DİSK'e bağlı Genel - İş Sendikası 4 No'lu Şube Başkanı Harun Bayrak ve Sendika Sekreteri Erkan Karaca, Menemen'e bağlı Koyundere'nin CHP'li Belediye Başkanı İrfan Aras'ın, sendika üyesi 19 işçiye baskı yaptığı iddiaları üzerine beldeye gitti.
Yine iddiaya göre, sendikacılar ile Başkan Aras arasında belediye koridorunda gerginlik yaşandı. Başkan Aras'ın kendilerine tabanca kabzasıyla vurduğunu öne süren Bayrak ve Karaca, jandarmaya başvurdu. Olayın duyulması üzerine Genel - İş Sendikası Genel Sekreteri Kani Beko da, avukatlarla birlikte Menemen'e geldi.
Eski Belediye Başkanı AKP'li Selahattin Yeşilkaya döneminde seçimlerden iki gün önce Koyundere Belediyesi ile toplu sözleşme imzalandığını söyleyen Şube Başkanı Bayrak, "Yeni başkan işçilere sendikadan çıkmaları yönünde baskı yaptığını, böylece sözleşmeyi geçersiz kılmayı amaçladığını öğrendik. Bunun üzerine Koyundere'ye geldik ve kendisinden görüşme talep ettik" dedi.
Silahla vurmaya kalktı
Ancak Başkan Aras'ın kendileriyle görüşmeyi kabul etmediğini belirten Bayrak, "Bunun üzerine ben de, Bu yaptığınız doğru değil, hiç kimse kanunlardan daha güçlü değil. Ağır cezalarla siz de karşılaşırsınız dedim. Silahını çekip, küfürler ederek önce benim yüzüme, daha sonra sendika sekreterimiz Karaca'nın ensesine silahının kabzası ile vurarak, arabasına binip kaçtı. Daha sonra da iki koruması tekme tokat saldırdı. Resmen bizi silahla vurmaya kalktı, ölümden döndük" dedi.
Olaydan sonra savcının talimatıyla jandarma tarafından ifadesi alınan Başkan İrfan Aras, kendini savunduğunu söyledi, serbest bırakıldı.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
'Kendimi savundum'
Başkan İrfan Aras ise sendikacıları suçladı. Aras, olanları şöyle anlattı: "Koridorda karşılaştık. (Hoşgeldiniz) dedim. Bana, (Siz ne oluyorsunuz?) dediler. Ben de, (Sendika ile imzalanan sözleşme beni ilgilendirmiyor, benim zamanımda değil. Seçimlerden iki gün önce imzalanan bir tuzak. Yine de arkadaşlarla görüşelim) dedim. Aracıma doğru yürürken, arkamdan, (15 gün sonra ayaklarıma kapanacaksın, bana yalvaracaksın) diye bağırdılar. Seçilmiş bir insan olarak bu söz ağırıma gitti. Geriye döndüm, (Kimi ayaklarına kapatıyorsunuz?) diye bağırdım. Üzerime yürüdüler. Ben de kendimi savundum. Sosyal demokrat bir insanım, sendikaya da karşı değilim. Ancak belediyenin 1 trilyon borcu varken Genel - İş Sendikası'nın ağır taleplerini karşılamam mümkün değil. Zaten işçilerimiz de sendikayı istemiyor."
|
|
|

|