|
 |
|
|
Örnek bir yaşam: Zorlu
Bizim Köşe / İsmail Sivri
İzmir'in, son 50 yıllık tarihi içinde yer alan sembol isimlerden iş ve gönül adamı Mazhar Zorlu'yu geçen hafta yitirdik.
Ülkemizin ünlü sanayicilerinden biri olarak, kendi işini kurarken çevresindekileri de yatırım yapmaya teşvik etmişti.
O yıllarda ülke geleceğini sanayileşme de görüyordu.
İşi gibi yaşamayı da bilir ve severdi. Her yönüyle yaşamı, başarılı olmak isteyen gençlere bir ders ve bir öğüttür.
Ulu bir çınar gibi çevresine gölge olmuş serinlik saçmıştı. Bu yazımla, 40 yıllık dostumuz ve ağabeyimiz Mazhar Zorlu'yu, ana çizgileri içinde anlatmaya çalışacağım.
* * *
Öncelikle bir iş adamıydı: Yaşam koşulları, genç yaşta onu, okumakta olduğu hukuk fakültesinden alarak bir inşaat şirketinde çalışmak zorunda bırakmıştı. Ama çok geçmeden kendi işini kurup inşaatçılığa başladı.
Aklı ve zekasıyla, bu işte öylesine uzmanlaştı ki, kimse onunla tartışamaz hale geldi. İzmir'de pek çok yapıya imza attı.
Sonra plastik sektörüne geçti. Hızı ve yenilikleriyle bu sektörün önderi olmuş. Ödediği vergiler ve başarılarıyla madalyalar aldı ve bir kaç kez yılın işadamı seçildi.
Başarının sırrı çalışmaktı: İş yerine işçilerden önce gelirdi. Aklı durmadan çalışır yeni şeyler üretirdi. Tembel işadamlarına kızar ve sık sık, "Başarımı tembellere borçluyum" derdi.
İş gücünü yitirmemek için sağlığına özen gösterirdi. Ölmeden önce torunu Mazhar'la 200 kişinin çalışacağı bir fabrika kurmuştu.
Spor adamıydı: Muhafız Gücü, Beylerbeyi ve Beykoz takımlarında top koşturmuştu. Uzun yıllar Altay Kulübü Başkanlığı ve bir süre Futbol Federasyonu Başkanlığı yaptı. Tarafsız tutumlarıyla dikkat çekti.
En büyük tutkusu Altay'dı. Yaşam boyu Büyük Altaylı diye anıldı. İzmir takımlarının durumuna çok üzülüyordu. Yeni bir İzmir gücü oluşturmak için çareler arıyordu.
Ailesine çok düşkündü: Hızlı iş yaşamı içinde bile, ailesinin öncelikli yeri vardı. Eşi Ayhan Hanım'la birlikte ailesini sevgiyle kucaklamıştı. İki oğulları Kemal ile Nafiz'i iyi yetiştirmişlerdi.
Oğulları, gelinleri, torunları ve kardeşleriyle bir sevgi yumağı gibiydiler. Bu yumakta dostlarda vardı.
Gerçek bir gönül adamıydı: Güven veren havası ve sevecen yaklaşımları pek çabuk dostluk kurardı. Pek çok tanıdık ve arkadaşı gibi can dostları da vardı. Bu dostların başında Haşmet Uslu gelirdi.
Her gittiği yere ve toplantılara saygın kişiliğiyle neşe ve güç katardı. İzmir'e gelen işadamları gibi sporcular, sanatçılar ve gazeteciler hep onu arar, onu sorardı.
Bir yardımseverdi: İzmir'de 300'e yakın aileye gıda yardımı yapan Fakirler Derneği 50 yıldır onun gücüyle ayakta duruyordu. Fakir babasıydı. Genç ve yaşlı herkes ona "Mazhar Baba" derdi.
Yaşam boyu pek çok kişiye yardım elini uzatmış ve destek olmuştu. Eğitime yaptığı katkıyla birlikte, İzmir'de bir de Plastik Meslek Lisesi yaptırmıştı.
Mazhar Zorlu, her yönüyle saygın bir kişilik ve bir sembol isimdi.
* * *
Bu yazımla birlikte, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'ya bir dilekçe sunmak istiyorum. Dileğim Mazhar Zorlu adının İzmir'de bir cadde veya sokağa verilmesidir.
Büyük başkanın da böyle düşündüğünü sanıyorum.
Sizler de böyle düşünüyor musunuz?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|