Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mayıs 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yasa; bir de böyle çıkarsa!


Dönemin sorumlu bakanı Fikret Ünlü gibi birkaç yıl sonra devlet bakanı Mehmet Ali Şahin de yasayla ilgili pişmanlığını dile getirir mi bilemeyiz. Ama genel kuruldaki delege yapısının büyük oranla kulüpler lehine çevrilmesinin getireceği sıkıntıları, yakın bir gelecekte hep birlikte yaşayacağız.
Bu güç, yeri geldiğinde federasyon üzerinde bir baskı unsuru olacak, bazen de daha ileri gidip tehdit oluşturacak. İdari birimlerin sağlıklı ve doğru karar almasını engelleyecek. İster Haluk Ulusoy olsun, ister bir başkası, büyük tavizler vermesi kaçınılmaz olacak...
Bu yapıdaki bir yasayla yapılacak seçimler için geri sayım başladı. Ancak saflar henüz netleşmedi. Kesin olan iki şey var. Biri, bugün Türk futbolunun yaşadığı şaibe ve kirlenmişliğe gözyuman Haluk Ulusoy'un yeniden aday olması, diğeri Fenerbahçe Kulübü başkanı Aziz Yıldırım'ın çıkıp ona savaş ilan etmesi. Arada ise isimlerinin başkan adaylığı için teleffuz edilmesinden hoşlanan, ancak ortaya çıkma cesareti gösteremeyen diğerleri!
Ulusoy'a karşı ittifak çalışmalarını el altından hükümet de destekleyecek gibi görünüyor. Kulüpler Birliği'nin alternatif aday arayışı ise şimdilik "beyhude" bir çalışma. Onca şikayete karşın henüz bir icraat yok. Görünen o ki, yasa TBMM'den geçtikten sonra oturup Ulusoy ile pazarlık yapacaklar. Kulüpler istediğini alacak, Ulusoy tavizler verecek. Çünkü her iki taraf da kazanamayacağını bildiği bir savaşın içine girmeyecek.
Yani sözün kısası, bu yasa böyle çıkarsa futbolun geleceği bugününden hiç de farklı olmayacak. Çekişme, çatışma kavga, çıkar ilişkisi, etik değerlerin dışlanması, yeni dönemde de sürecek. Ve bu film üç aşağı-beş yukarı aynı sahne görüntüleri ile yeniden vizyona girecek.

Al sana vizyon!

Ersun Yanal'ı tanıyanlar bilir. Hoca, hırslı olduğu kadar iddialıdır. Yaptığı işin en iyisi olmasını ister. Yeniliklere açıktır. Kısa sürede yakaladığı yükseliş trendinin ardında da bu kişisel özellikler yatar. A milli takımın çiçeği burnunda hocası Yanal, şu aralar medya ile ilişkilerine de ayrı bir özen gösteriyor. Bu amaçla bir "iletişim danışmanı" ile çalışmaya başladı bile. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde görev yapan bayan danışmanı Yanal'a, "imaj, pazarlama stratejisi, soysal ilişkiler" konularında destek veriyor. Gençlerbirliği'nde başlayan ekip çalışması milli takımda daha yoğun bir şekilde devam ediyor. Eee ne diyelim? Şenol Güneş'i "vizyonu olmayan", "karizmatik bulmayan" bir medyaya karşı, Ersun Yanal'ın aldığı önlem son derece yerinde değil mi?

Fıkra gibi

Trabzonspor'a verilen kapatma cezasının değiştirilmesi spor kamuoyunda çokca tartışıldı. Ancak olayın kahramanları, onca eleştiriye karşın devekuşu rolü oynadı. Biz bugün, traji - komik kararın perde arkasını son kez yazıp noktayı koyuyoruz. Toplantı günü "büyük şef" İstanbul'da, "Bu dosya para cezası ile kapatılacak" fetvasını verir. Fetva, aracılar kanalıyla derhal ilgili kurul başkanına iletilir. Ama küçük bir farkla: "Bu dosyaya para cezası ve kapatma verilecek". Kurul başkanı şaşırır. Bir ara "büyük şefi" arayıp sormak ister, vazgeçer. Toplantı yapılır, Trabzonspor'un sahası kapatılır. Kararı öğrenen "büyük şef" öfkelenir. Hatta ertesi günkü kupa finaline yönelik ağır sözler sarfeder. Tepki anında Ankara'ya ulaşır. Kurul apar - topar ikinci kez toplanır ve "dosya para cezası ile kapatılır!"

Yanlış iddaa

Spor - Toto'nun yeni oyunu "İddaa"nın başı Türk Dil Kurumu Başkanlığı ile derde girdi! Yeni bahis oyununun yazılışının dil kurallarına uymadığını savunan Türk Dil Kurumu, en yetkili ve resmi ağızdan "İddaa" sözcüğünün kullanılmasından vazgeçilmesini istedi. Kurum başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Spor-Toto Teşkilat Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıda "Türkçe'de İddaa biçiminde bir sözcük yoktur. Bu sözcüğün yazılışı ilkokuldan itibaren tüm öğretim kurumlarında İddia olarak öğretilmesine karşın, devletin resmi bir kurumunun yanlış kullanış şekli kabul edilemez" uyarısını yaptı. Oyun ile ilgili tüm altyapısını hazırlayan Spor-Toto teşkilatı bu uyarıyı dikkate alır mı bilemeyiz. Ama ortada bir gerçek var. Futbolda son dönemlerde yaşanan bunca çirkinliğin arasında, dilimiz de giderek yozlaşıyor ve yabancılaştırılıyor. Kurumun hassasiyetini haklı buluyor ve ilgili birimlerin üzerine düşen görevi yerine getirmesini bekliyoruz.


cersen@milliyet.com.tr






SPOR
Yanal'ın isyanı
Besiktaş'ta e-seçim
Morientes sürprizi
İnönü temizlenmeli
Kurtuluş recetesi
Trabzonspor'a müjde
Trulli yol vermedi
Haber turu...
Yasa; bir de böyle çıkarsa!
At yarışları
Avrupa Ligleri
Finalin ilk Efes'i! : 68-74
İkinci Lig Puan Durumu
Shaq, kurtları avladı!
Split'e gidiyorlar




 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Cemal ERSEN
Yasa; bir de böyle çıkarsa!
Dönemin sorumlu bakanı Fikret Ünlü gibi birka...



 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2004 Milliyet