Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mayıs 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Amasya'da 'bambaşka bir Türkiye' var


Bir kentte yaşayanlarda çevre bilinci oluşunca, kent nasıl "gerçek kimliğini sergiliyor?"... Tatilinizde lütfen Amasya'ya gidiniz... Kente aşık olacaksınız. Amasya benzeri başka kentlerimizin kimliğini yitirmesine üzüm üzüm üzüleceksiniz.
Amasya, uçurumun kenarından dönmüş. Kurtulmuş. Bilinçlenen halk "çirkinlikleri törpüleyerek" şehrin eski yapısını ortaya çıkarmaya çalışıyor.
Amasya'ya doğru dürüst valiler gelmiş. Valiler bu tarihi kenti (şehzadeler kentini) yozlaşmadan kurtarmak için Çekül (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen'in desteğini almış. Çekül, Amasya'da Mimar Ali Kamil Yalçın'ın kaptanlığında bir gönüllüler ordusu kurmuş. Çekül gönüllüleri şehrin planını, eski yapıların rölövelerini çıkartmış. Eski yapılar tarihe sadık kalınarak yenilenince Amasya'nın görünümü değişmiş. Şimdi çok kişi eski evini yaşatmaya, eski evini rezil edenler ise evlerini eski şekline döndürmeye çalışıyor. Yeşilırmak havzasında fiziki yapı böylece güzelleşiyor ama fiziki yapının yanında bir de insan güzelliği var... Amasya'nın insanları da mutlu. Güler yüzlü.
Amasya'da eski evler pansiyon olmuş. "İlk Pansiyon"da konakladık. Ayakkabılarımızı çıkararak girdiğimiz bu eski Amasya konağının ikinci katındaki kocaman yüksek tavanlı odamız pencere önündeki sedirleri, yer yatakları ve dolap içindeki (çağdaş) banyosu ile nefis bir konaklama yeri idi. Bizden başka tüm misafirler yabancı ülkelerden gelmişti. Sabahın erken saatinde hamamın yanında Galip Doğla'nın çörek fırınına uğradık. Fırından yeni çıkmış haşhaş tohumlu, cevizli poğaçalarımızı aldık. Pansiyonun avlusunda kahvaltımızı yaptık.
Osmanlılar devrinde Amasya 15. yüzyılın ilk yarısından itibaren şehzadelerin görev yaptığı bir sancak ve aynı zamanda Eyalet - i Rum'un merkezi olarak önem kazanmış bir şehir. Ama tarihi bundan 7.500 yıl öncelere gidiyor. Kalkotik Çağ'da, Tunç Çağı'nda, Hititliler zamanında, Frigler zamanında, Persler zamanında Pontus döneminde Selçuklular döneminde Amasya dönemin en zengin medeniyet merkezi olmuş...
Amasya'nın çok zengin bir müzesi var. Müzenin en önemli parçaları Hitit Fırtına Tanrısı Tesup'un heykeli, İskender'in hazinesi, Bizans defineleri ve Osmanlı mumyaları.
Belediye eski Bimarhane'yi (tımarhaneyi) restore ettirmiş. Avlusunda çay içiliyor. Çayımızı içerken Amasya Belediyesi Konservatuvarı Müdürü Muammer Palamut ve arkadaşlarının provasını dinledik. Musiki derneği haftanın üç günü Bimarhane'de halka ücretsiz olarak Halk Müziği, Tasavvuf Müziği ve Türk Sanat Müziği konseri veriyor.
Amasya'da fakirlikten yakınan yok. İnsanlar iyimser, güler yüzlü. Amasya'dan dışarıya göç durmuş... Çünkü bilinçlenen Amasyalı kentinin önemini kavramış. Kent halkının bilinçlenmesinin önemini insan Amasya'da görüyor. Amasyalı, şehrinin ve tarihinin giderek daha fazla turist çekeceğine inanmış. Bu haliyle Amasya birçok komşu kente örnek olmaya başlamış.

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Dipsiz kile, boş ambar...

Melih AŞIK
Bir gün ormanda...

Fikret BİLA
Ecevit'in tercihi

Hasan CEMAL
Yasemin kokusu, barış hayali...

Güneri CIVAOĞLU
Ordo Ab Chao

Can DÜNDAR
Kargı öldürmez, sevgi öldürür

Abbas GÜÇLÜ
Domates tohumu altından pahalı

Hasan PULUR
"Kuzgun"un sergisi ve ayıplar...

Derya SAZAK
Şirince köyü

Ece TEMELKURAN
At kadehi elinden!

Tamer HEPER
Bu haksızlık

Osman ULAGAY
Türkiye'nin asıl riski ekonomide mi, dış politikada mı?

Güngör URAS
Amasya'da 'bambaşka bir Türkiye' var

Serpil YILMAZ
Ebu Gıreyb'den gelen Türkmenler

© 2004 Milliyet