Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 25 Mayıs 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Siyaset ve samimiyet

Görüş / Engin Önen

Siyasal kültürümüzde siyaset ve siyasetçi kavramlarının pek çok olumsuz anlama sahip olduğunu biliyoruz.
Politikacı tavrı ve politik davranmak, çıkarcılık, adam kandırma, kayırma ve yalancılıkla özdeş görülür.
Bu koşullarda samimi duygu ve düşüncelerle siyaset yapmaya çalışanların işi bir hayli güçleşmektedir.
Şu sıralar parti içi huzursuzluğu giderek yükselen CHP'deki gelişmeleri yakından izlemeye çalışıyorum.

* * *

Paramparça bir muhalefet dalgasının tek ortak paydası, partinin başından Baykal'ı uzaklaştırmak.
Kimileri bunu samimi duygularla savunuyor.
Baykal'ın gitmesiyle partinin imajının belli ölçüde düzeleceğini ve oligarşik yapının kendiliğinden son bulacağını düşünenlerin sayısı az değil.
Öte yandan Baykal'ın kanatları altına girme arzusuyla yanıp tutuştuğu halde, bu olanağı bulamayan bazı muhaliflerin derdinin ise, parti içi demokrasi olduğu şüpheli.
Onlar daha çok yeni bir ağa bulup ona yanaşma gayretinde görünüyorlar.

* * *

Hiç kimse kusura bakmasın...
3 Kasım'da Baykal'ı savunup, seçmeni suçlayanların, 28 Mart öncesi aday belirleme yöntemi olarak genel başkan veya politbüronun atamasına ses çıkarmayanların birdenbire demokratlaşmalarını anlamak bir hayli güç. Adaylık yarışında birbirlerine kan davalı gibi davrananların bugün kan kardeşi gibi gözükmelerini de.
28 Mart'ta Konak'ta Tunçağ'ın, Balçova'da Çalkaya'nın adaylığına "ithal aday istemiyoruz" diye karşı çıkanların, 3 Kasım'da Ankara'dan gönderilen milletvekili adaylarına karşı da seslerinin gür çıkması gerekmez miydi?

* * *

Son zamanlarda sıkça yazdıklarımdan hareketle, CHP'li muhaliflerin söylediklerine katılmadığım anlaşılmasın.
(Ayrıca muhaliflerin hepsini aynı kefeye koyduğum da yok.)
Çok doğru şeyleri söylemelerine karşın, bana göre sorun, sözlerin söyleyenlerin ağzına yakışmasıyla ilgili.

* * *

12 Eylül darbesinden sonra fikir özgürlükleri ve demokrasinin en etkili savunucularından birisi dönemin yasaklısı ve eski yasakçı Demirel'di.
Bir grup gazeteci ve yazar kendisiyle röportaj yapıp ayrılırken, bu görüşmeye katılanlardan Aziz Nesin şöyle bir değerlendirme yapmıştı:
"Bir darbe daha yaşarsa, Demirel komünist olur."
Benzetmek gibi olmasın ama, CHP Baykal'la bir seçime daha girerse...

ege@milliyet.com.tr




EGE
Gönlünüz sağolsun
Yaşananlar bir daha yaşanmasın
Siyaset ve samimiyet
Muhaliflerin söylemi ne kadar yeni?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Gürsel Kuru
Engin Önen
Deniz Sipahi
© 2004 Milliyet