
|
|
|
 |
|
|
ANKARA KULİSİ
Zorlu'yu Hazineciler mi kızdırdı?
AHMET ERHAN ÇELİK
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, Devlet Bakanı Ali Babacan'a hararetli üslup içinde bir şeyler anlatıyordu:
- Sayın Bakanım bizden ilave teminat istiyorlar.
- Ama adam bana böyle söylemedi.
Kulak misafiri olmak zorunda kaldığımız bu diyaloğa 5 Mayıs'ta İzmir'de düzenlenen 4'üncü Türkiye İktisat Kongresi'nde şahit olduk. Ahmet Nazif Zorlu'ya "Tüpraş devir sözleşmesinde sorun mu var" diye sorduk. Biraz sinirlice "Hiç bir sorun yok. Siz sorun arıyorsunuz" yanıtını verince işadamı ile gazeteci arasında (mealen) şu diyaloglar yaşandı:
- Biri ingiliz olmak üzere 4 bankayla kredi anlaşmasının eşiğinize geldiğiniz doğru mu?"
- Sorun yok. Devir sözleşmesini 20 Mayıs'ta imza atacağız. (Zorlu, bu cümleyi sarfettikten hemen sonra, "ama kesin değil" diye konuştu.
- Bazı bankaların ortağınız Tatneft yüzünden kredi temininde kararsızlık gösterdiği söyleniyor.
(Zorlu gazetecinin şöyle fısıldar)
- Herşeyi özelleştirmek ve komünizmden de kurtulmak lazım.
Tatneft - Zorlu Ortak Girişim Grubu'na 1.3 milyar dolarla ihale edilen Tüpraş'ta sözleşme görüşmelerinin 28 Mayıs 2004'e kadar tamamlanması resmi olarak tebliğ edilmiş durumda. Geri sayımda son haftaya girilmiş bulunuyor.
Peki ama Zorlu neye kızmıştı? İlave teminatın anlamı nedir?
Tüpraş'ın borç sorunu
Edindiğimiz bilgilere göre sorunlardan biri "Tüpraş'ın Hazine garantili kredilerinden" kaynaklanıyor. Tüpraş 1990'lı yılların başından itibaren dizel akaryakıtta kükürt arındırma ya da kurşunsuz benzin üniteleri gibi yatırımlara milyarlarca dolar harcadı. Yatırımların finansmanı Hazine garantili kredilerle sağlandı. Ancak Tüpraş'ın -vadesi gelmediği için halen ödemediği kredi borçları bulunuyor. Hazine'nin kefil olduğu borç rakamı önümüzdeki 4 - 5 yıl için 250 - 300 milyon dolar civarında. Normal şartlarda kredi geri ödemelerinde bu güne kadar bir sorun yaşanmadı. Tüpraş gibi kârlı bir şirket için de 300 milyon dolar ciddi bir rakam kabul edilmiyor.
Peki, Zorlu niye kızmıştı? Çünkü Hazine kefaletine karşılık Zorlu'dan ilave teminat istedi. Hazine talebinde haklıdır; çünkü Tüpraş'ı alan Tatneft - Zorlu ortaklığındaki şirket herhangi bir nedenle kredi borçlarını ödenmezse, ödeme yükümlülüğü Hazine'ye düşüyor. Diğer bir deyişle Zorlu ve ortağı Tatneft'in bankalardan 300 milyon dolara yakın ilave teminat temin etmesi gerekiyor. Bürokrasi kaynaklı bilgilere göre Zorlu - Tatneft ortaklığı bu teminatı sağlamakta zorlanıyor.
ÖİB kefil olacak
Sorunun çözülüp çözülmediğini öğrenmek için Ahmet Nazif Zorlu'ya ulaşmaya gayret ettik; geri dönüş olmadı. Bizim kulağımıza gelen son söylentilere bakılırsa Hazine'nin istediği ilave teminatı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) üstlenecek. Diğer bir deyişle Hazine'ye karşı bir başka kamu kuruluşu olan ÖİB Zorlu'ya kefil olmak durumunda kalacak. Tüpraş özelleştirmesi giderek garip hale gelmiyor mu?
Babacan sözünü tutmalı
Bakanlığı öncesinde tanıdığımız Devlet Bakanı Ali Babacan'ın öne çıkan üç kişisel özelliği vardır: Sühulet, çelebilik ve söze vefa göstermek. Babacan 19 Mayıs günü İstanbul'da bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Milliyet'in Ekonomi Bölüm Şefi Murat Sabuncu da görüşmeye katıldı ve haberi bir gün sonra gazetede yayınlandı. Sabuncu'nun haberinde ayrıksı bir bölüm vardı:
"Babacan'a 'asker konusundaki verilmesi istenen sözler' yüzünden bekletilen 8.5 milyar dolarlık ABD kredisi konusunda ne aşamada olunduğunu sordum. Cevabı ilginçti: Krediyle ilgili anlaşmada siyasi yön tek bir madde. O da tek taraflı olarak Irak'a girmememizi içeriyor. Bu şart da kredinin kullanıldığı anı bağlıyor. Diyelim ki krediyi kullandık, sonra durum değişirse, bunun sorun yaratması söz konusu değil."
ABD kredisine ilişkin halen talepte bulunulmadığına göre yanıt aranması gereken temel bir soru var: "Türkiye Kuzey Irak'a her an girebilir mi?" Bu sorunun yanıtını diplomasi ve askeri analistlere bırakmak gerekir. Ama mesele Kuzey Irak değilse, "ABD kredisinin akıbeti ne olacak" sorusuna yanıt bulmak bize düşüyor.
Elimizdeki resmi tek belge Amerikan Kongresi'nin krediyle ilgili karar metni. Bu metine baktığımızda kredi kullanıp kullanmama konusundaki gerilime açık yanıtlar vermek mümkün olmuyor. Bu durumda ihtiyacımız olan döküman Türk - Amerikan hükümetleri arasında yapılan anlaşma metni ve ekleridir. Anlaşma metni açıklanabilir? Geçen yılın sonbahar aylarında yaptığımız bir görüşmede
Babacan şöyle söylemişti: "En iyisi bu anlaşma metninin Hazine'nin web sitesinde yayınlamak." Aradan aylar geçti, tartışmalar devam ediyor ama anlaşma metni açıklanmadı...
|
|
|

|
|