|
 |
|
|
İzmir halkını cezalandırmayız
"Ahmet Piriştina'yı başkan seçtiler diye, İzmirliye sırtımızı dönmeyiz. Sorunların çözümü için çalışırız. Burada biz de yaşıyoruz"
YAZIİŞLERİ TOPLANTISI
VATANDAŞI DÜŞÜNÜRÜZ
AKP İzmir İl Başkanı Ali Aşlık, Milliyet Ege'nin yazıişleri toplantısına katıldı, siyasetten yerel yönetime çeşitli konularda görüşlerini açıkladı. CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'nın AKP hükümetiyle ilişkilerini değerlendiren Aşlık, vatandaşın menfaatini ön planda tuttuklarını belirtti, "Ahmet Piriştina seçildi diye, İzmirli'yi neden cezalandıralım? İzmir'in çıkarlarına karşı çıkmayız" dedi.
KAYBEDECEĞİMİZİ HİSSETTİK
KORDON'A yol yapmanın artık mümkün olmadığını da ifade eden Aşlık, "Konak'ta ise şark kurnazlığı var. Alt geçiti, Pier'in önündeki köprüyü başka bir belediye başkanı yapsa kıyamet kopardı. Sivil toplum örgütleri çifte standart uyguluyor" diye konuştu. AKP İl Başkanı 28 Mart'ın muhasebesini de yaptı, "Kaybeceğimizi hissetik. Taha Aksoy bize oy getirmedi. Baykal teşkilatları dinleseydi, Piriştina olmazdı. Seçimi alırdık" dedi.
Konak'ta şark kurnazlığı var
AKP İl Başkanı Ali Aşlık: Alt geçiti, Pier'in önündeki köprüyü başka bir belediye başkanı yapsa kıyamet kopardı. Sivil toplum örgütleri çifte standart uyguluyor.
İZMİR Milliyet
AKP İl Başkanı Ali Aşlık, Milliyet Ege'nin yazıişleri toplantısına katıldı, tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu. Aşlık, parti içi muhafeletten, 28 Mart'ın muhasebesine, Büyükşehir Belediyesi'nin uygulamalarından, sivil toplum örgütlerine kadar bir çok konuda görüşlerini belirtti. Aşlık, özetle şunları söyledi:
Kordonyolu konusunda Ergezen mi, Erbakan mı, yoksa Piriştina gibi mi düşünüyorsunuz?
-Ali Aşlık gibi düşünüyorum. Bu projeler onanmış belli aşamaya gelmiş. Vaktinde eğer hukuka ayrılık varsa baştan engel olmak lazım. Şimdi hem ekonomiye zarar getiriyor hem de tarafları yıpratıyor. Hukuki olarak düşünüldüğünde, "Acaba siyasi bir karar mı ya da ne bileyim Koruma Kurulu bunu ne amaçla yapıyor" diye düşünüyorsunuz. Bunların prosedüre bağlanması lazım. Bir yatırım varsa hayata geçirilecekse önceden değerlendirilmesi lazım. "İşte ben yaptım oldu mantığı", oturmayan bir hukuk sistemi, olaylara çok sağlıklı bakmayan bir yaklaşım var. Değil Türkiye'nin, gelişmiş bir ülkenin bile imkanları böyle çar çur edilmeye yetmez. Bu aşamadan sonra, Kordonyolu projesinin eski haline gelmesi "hukuki açıdan, yeni zorluklar oluşabilir" diye düşünüyorum. Yeni sıkıntılar ve zaman kayıpları meydana getirebilir. Öncelikli olarak Alsancak viyadüklerinin limana bağlanmasını istiyoruz. Çünkü İzmir limanının daha işlevsel hale gelmesi lazım. Ege'de aynı fonksiyonda başka bir liman yok. Öncelikle buranın bitmesi lazım. Zaten bu konuda da herkes hemfikir. Sivil toplum örgütleri de... Konak'taki viyadük ayakları da Varyant'a bağlanmalı. Konak alt geçidini ise mahkeme iptal etti. Ama çözülemez değil. Yeni imar planıyla çözülebilir. Ama orada başka bir şey görüyorum ben. Şark mantığı.. Alt geçit yıkım kararı çıktı. Yüksekliği 4.40 olması gerekirken 4 metre oldu.
Büyükşehir Belediyesi'nin bu standartlara uygun olmayan bir köprünün yapılmayışını anlayabilmiş değilim. İkincisi bu köprü yapıldı, yanlış yapıldı atlandı diyelim. Peki Konak Pier'in önüne üstgeçit yapıldı. O da aynı şekilde 4 metre. Sivil toplum örgütleri ve bir takım kesimlerin çifte standart uygulanmaması gerekiyor. O alt geçiti, köprüyü başka bir partili başkan yapmış olsa kıyamet kopardı. Şu anda hiç kimse ses çıkarmadı. Nerede Şehir Plancıları Odası, nerede İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası? Tepki göstermediler. Çözümsüzlüğe itmek adına söylemek istemiyorum. Ama bir yanlış varsa tavır koymak lazım. Doğrular kişiye zamana göre değişmez. Şimdiki sorun çözülemez mi? Çözülür. Ama burada hukuksuzluğu hukuki anlama getirmek için ikinci bir şey yapıldı. Şimdi işte bir şark kurnazlığı yapılıyor.
Kordonyolu ile ilgili, bakanla aynı fikirde misiniz?
- Kordon biraz farklı. Geç verilmiş bir karar. Erken verilmesi gerekiyordu. Ama sonuçta Kordon da SİT'ten dolayı mahkemenin vermiş olduğu bir karar var. Mahkemelerin verdiği kararlara saygılı olmak zorundayız. Hukuk devletindeyiz. Kurumlar da uymak zorunda.
SİT kurullarındaki atamalarda sizin görüşleriniz etkili olur mu?
-İl teşkilatı olarak atamalarla alakalı konularda eskilerin yaptığı yaklaşımı asla göstermedik. Ben teşkilatçılığımı yapıyorum. Onun dışında o kuruma Ahmet atanmış Mehmet atanmış, eğer bana birileri sorarsa düşündüğümü söyleyebilirim. Ama bugüne kadar siyaseti tıkayan kirleten milleti umutsuzluğa düşüren tavırları biz AKP olarak aynı şekilde sergilersek o zaman diğerlerinden farkımız kalmaz. Ama biz diğerlerinden farklıyız diye yola çıktık.
Ahmet Piriştina Baykal'ı kurtardı
İzmir'de seçimin kaybedileceğini biliyor muydunuz?
- Seçimin sonuçları önceden hissedilir görülür. Herkes kabul ediyor ki İzmir'de Piriştina faktörü var. Ne yaptı, ne yapmadı önemli değil. Ama geniş kesimlerle bir şekilde diyalog kurmuş onların güvenini almış .Yani hizmet üzerinden bana puan ver deseniz 100 üzerinden 10 veririm. Vatandaş olarak, siyasi olarak değil. Ama halkla ilişkiler diyalog kurma dengeleri koruma anlamında yüz üzerinden 100'ü hak ediyor.
Piriştina gibi bir aday olsa kazanırdık anlamı mı çıkıyor burada?
- Hayır. Piriştina gibi bir aday olsa kazanırdık mantığı değil. Bunu Sayın Deniz Baykal gördü. Baykal'ı kurtaran tek isimdir Piriştina. Eğer Baykal teşkilatları dinlemiş olsaydı, Piriştina olmazdı. Biz de seçimleri almış olurduk.
Taha Aksoy bize fazla oy getirmedi
Sizin nerede eksiğiniz vardı?
- Adayların geç açıklanması diğer yerler için sakıncalı olmadı. Ama İzmir özel bir yer. Bizim yaşadığımız sıkıntılardan en önemlisi o. Türkiye'nin konularına farklı refleksler gösteren bir şehir. İzmir'in bu yapısına özgü bir çalışma yapılabilirdi. Arkadaşımızı tanıtmakta geç kaldık. Tanınmayan bir ismi tanıtmak olay değil. Altı ay öncesinden çalışmalara başlasaydık. Çok daha farklı neticeler alınırdı. Çünkü sonuçta Taha Aksoy Bey bizim partimizin aldığı oy oranını aldı. Birkaç bin oy farkı oldu. Taha Bey'e gelen oylar partimizin oyları. Ama Piriştina için aynı şey söylenemez. İlçelerde başka partilere oy verilmiş, Büyükşehir'de Piriştina'ya.
Tabanı olmayan beni eleştiriyor
Muhaliflerden, "vizyonu, bilgi yok, birleştiricilik yok. Sivil toplum örgütleriyle barışık değil" diye eleştiriler var. Ne diyorsunuz? Göreve devam edebileceğinizi umuyor musunuz?
- Söyledikleri onları bağlar. Bir partide genel merkeze rağmen kalınmaz. Ben önce genel merkezin sonra da teşkilatların desteği ile başkanlığı aldım. 600 oyun 452'sini almış birine, hiçbir tabanı olmayanların "vizyonsuz" demesini anlamak mümkün değil. Partiye faydası olmayan hiçbir şey konuşmayız. Ben görev adamıyım. Yapışıp kalmış değilim. Genel başkanım çağırır, biz de onun önünü açarız. Bu tip kararları vermek kolay değil. Birisinin git deyip, kal demesiyle olmaz. Dolayısı ile il başkanlığı da böyle gidip gelmez.
İzmir'i cezalandırmayız
Yerel yönetimin merkezi hükümetle ilişkileri iyi görünüyor. Siz il başkanı olarak nasıl yaklaşıyorsunuz?
- Ahmet Piriştina seçildi diye İzmirliyi neden cezalandıralım. Ulaşım sorununu niye çözüme ulaştırmayalım ki? Burada biz de yaşıyoruz.
Biz belediyede olsaydık, bunları belediyenin imkanlarını çar çur etmeden çözerdik. Öncelikli olanlara sırayı verirdik. Kaldırım yapmazdım mesela ben. Öyle yapmadığın için belki seçim kaybedersin ama kalıcı bir şey yapmak lazım. Sayın Piriştina gittiğimde "Benim projem" diyebileceği böbürleneceği neyi başlatıp bitirdi. Şimdi artık beş yılı var yapabilir. Seçilmemiş olsaydı çocuklarımın da gururla anacağı şöyle bir projem var diyebilir mi? Öyle bir şey yaparsın ki partili partisiz herkes takdir eder "Bak şu Piriştina'nın eseri" der.
Ama biz İzmir'in çıkarı olan bir şeylere karşı çıkmayız. İzmir Türkiye'nin Batı'ya açılan kapısını fiilen hayata geçirmek istiyoruz. Bu yüzden bazı kesimler bizi eleştirebilir. Ama biz sahip çıkarız. Ancak bunu yaparken birilerinin şark kurnazlığı yapmasına müsaade edilmemesi lazım. İzmir'deki sivil toplum örgütleri çifte standardı kaldırması lazım.
Olayları duygusallıktan arındıramamaktan kaynaklanıyor. İzmir'in çıkarını düşünmek lazım. Bireyden çok toplumu düşünmek lazım... İzmir, bu sebepler yüzünden cazibe merkezi olmaktan çıkıyor. Sporda bile. Çünkü bunlar birbirine bağlı.
|
|
|

|