|
 |
|
|
Sağdan yürümek
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Bilmiyorum siz İzmir Metrosu'nu sık sık kullanıyor musunuz? Zaman zaman araç kullanmanın zevk olmaktan çıktığı saatlerde, şehir merkezinde park yeri bulup bulamayacağım kuşkusunu içimden atamadığımda, sıkı bir fayda - maliyet analizi yaparak, "attığım taşın ürküttüğüm kurbağaya değmeyeceğini" farkettiğimde, ben Metro'dan yararlanıyorum. Her şey yolunda gibi gözükse de, istasyonların merdivenlerinde ve vagonların kapılarındaki yığılma ve kargaşa bir türlü engellenemiyor. Birkaç yere uyarı levhaları asılmış olmasına rağmen hemşehrilerimiz, Gladyatör ve Truva filmlerinin göğüs göğüse mücadele sahnelerini andıran bu düzensizlikten bir türlü vazgeçemiyorlar. Bu ısrarlı horoz dövüşünün sebepleri ne olabilir diye düşündüm ve bazı sonuçlar elde ettim.
***
Sağdan yürümeyi becerememenin sosyolojik analizinde ilk akla gelen, bazılarımızın gerçekten sağını solunu bilmediğidir. Hatta, daha yönleri öğretme aşamasında bazı dalgacıların, soğan ve sarmısağı, bazı bahtsız kişilerin yanlış omuzlarına bağlamış olabilecekleri de ihtimal dahilindedir.
Veya, bunlar aslında özenli insanlardır ama, o gün yatağın sol tarafından kalktıkları için böyle davranmaktadırlar ya da yataklarının sağ tarafı duvara yapışıktır; yani bir dekorasyon kusuru veya mecburiyeti, bu kişilerin ruh halini olumsuz etkilemektedir.
***
Bazılarının felsefi eğilimleri hayli gelişmiş olabilir; fakat kendilerini septisizmin temsilcisi saymakta olduklarından, kuşkularını bir türlü yenememekte ve yolda yürürken bile zihinlerini şu soruyla meşgul etmektedirler: "Sağ ve sol kavramları görecelidir. O tarafın sağ taraf olduğuna kim karar verdi? Sağdan yürüdüğünü zannedenler, aslında soldan yürüyor olabilirler..."
***
Gözlerden kaçan bir diğer seçenek, sağdan yürümek terbiyesi, bazı kişilerin siyasi görüşlerine uymuyor olabilir. İlkeli, tutarlı ve kararlı olduklarını kamuoyuna hissettirebilmek için soldan yürüyor olabilirler. Böylece, hem düşünce ve eylemleri arasındaki uyumu sergilemiş olmaktadırlar hem de gündemi belirleyen konumlarını kaybetmemektedirler...
***
Daha ciddi toplumsal sorumluluklar üstlenenler de bulunabilir sürekli soldan ve üstünüze üstünüze yürüyenler arasında... Herkesin sağdan yürüdüğü bir düzende, yolların sağ tarafının çabuk aşınacağını ve bu durumun, ciddi bayındırlık sorunları ve harcamalarını da beraberinde getirebileceğini, herkesten önce farketmiş uyanıklar ve vatanseverler de karışmış olabilir bunların arasına...
***
Küreselleşme penceresinden baktığınızda, bazılarının İngiliz sempatizanı olduğunu varsaymak da mümkündür... Trafiğin genel kabul görmüş ve bir kurala dönüşmüş akış yönünü, belki de yayanın gücünü hafife alanların gözüne sokarak protesto etmektedirler.
Yazımı bitirirken, benim gibi saçı dökülmüş olanları da anmadan geçmek istemiyorum. Yahu belki de, bazıları hep aynı saatlerde yolda yürümektedir ve güneşin konumuna göre hep saçak altlarındaki gölgeden ve soldan yürümek zorunda kalmaktadırlar; olamaz mı?
Olamaz efendim! Yukarıdaki gülümseten seçenekler, bir toplumun sadece mizah yeteneği ile açıklanamaz. Sağdan yürümek ve başkalarının işini kolaylaştırmak, bir uygarlık göstergesidir. Tabii aksi de...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|