Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Çin ekonomisi nasıl soğuyacak?


Önceki gün televizyonda Bolu'ya taşınan bir giyim sanayicisi Çin'in 2005'te dış ticaret engellerinden kurtulacağını ve Türk giyim sanayini sıkıntıya sokacağını belirtiyordu. Bolu'ya taşınma nedeni ucuz emek içinmiş. Bu açıklama doğru ise, yakında birçok sanayici Bitlis'e ya da Bingöl'e taşınabilir. Çünkü Çin'deki ucuz emekle baş etmek kolay olmayacak.
1990'ların başında Asya kaplanlarının mucizesi konuşuluyordu. Sonra bu kaplanlar krize girip kedileşince, Çin bölgede hızla egemenlik kazandı. Çin ekonomisi 1990'dan bu yana ortalama yüzde 10 büyüyor. Dünyanın önde gelen kapitalist ülkeleri önceleri Çin'i devalüasyona zorlasalar da Çin bunu reddetti. İç istikrarı önemsedi. Üstelik rekabet kaybına da uğramadı. Şimdi Çin'in inanılmaz boyutta ihracatı var. Doğu Asya ekonomilerinin ihracatının yarısı Çin'e giderken, Japonya'nın da Çin'e yaptığı ihracat ve yatırımlar büyüme oranının üçte birini sağlıyor. Yani bölgeyi Çin besliyor.
Çin son on yılda çok hızlı büyüdü. Geçen yıl bu yüzde 9,7 olmuş. Bazı analistlere göre bu aslında yüzde 13'ü buluyor. Ve tabii ithalatın hızla şişmesine neden oluyor. Çin'de sadece geçen yıl ithalat yüzde 40 büyüdü. Son üç yılda sanayi üretimi yüzde 50 büyüdü, geçen yıl dünya çimento üretiminin yüzde 40'ı, demirin yüzde 90'ı ve petrolün üçte biri Çinde kullanıldı. Bu malların fiyatları ciddi ölçüde arttı. Ülkemizde bu malların fiyatlarının astronomik boyutlara ulaşmasının nedeni bu.
Ancak şimdi Çin, ekonomisini soğutmaya çalışıyor. Çünkü sorun artık aşırı hızlı büyüme. Sadece geçen yıl yüzde 43 yatırım artışı gerçekleşmiş. Ve enflasyon resmen yüzde 3 olsa bile akademik çevreler bunun gerçekte yüzde 5 olduğu kanısında. Banka kredileri çok hızlı büyüyor. Öylesine ki, batık krediler toplamın yarısına ulaşmış gözüküyor. Henüz cari açık oluşmadı, ama işler böyle giderse ABD Hazine borç kağıtlarını alarak parasını istikrarlı biçimde tutmaya çalışan Çin havlu atabilir ve parası değer kazanabilir. Düşünülen tedbirlerden ilki, faizlerde artış. Daha bundan birkaç ay önce yatırımcıları Çin borsasına davet eden Wall Street'teki finans piyasasının cambazları, Çin'de revalüasyonun kaçınılmaz olduğunu söylüyorlardı. Çin parası revalüe edilseydi, Çin'de ithalat artar, ihracat da frenlenmiş olurdu. Bu da kimin işine yarardı acaba?
Çin'in önemli şanslarından biri de ABD'de faizlerin artma eğiliminde olması. Çin'de de faizler yükselebilir ve ekonomik büyüme yüzde 10 yerine yüzde 7 olabilir.
Dünya üretiminin üçte birini tek başına gerçekleştiren Çin'in ciddiye alınması gerekiyor. Çünkü Çin fil gibi. Epeyce ülkeyi ezebilecek boyutta. Çin'de revalüasyon olursa bizim de bazı sektörlerimiz rekabet açısından rahatlar. Ancak bunun ne kadar süreceği konusunda iyimser değiliz.

hgunes@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
Özelleştirme, ideoloji, yargı

Çetin ALTAN
Siyasal tarihimizin buzlu camları ve Sandras Dağları

Melih AŞIK
Tüpraş sürprizi

Fikret BİLA
Kürtçe yayın düzenlemesi

Hasan CEMAL
Ayıp!

Güneri CIVAOĞLU
Kostümlü prova

Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler kıpır kıpır

Hurşit GÜNEŞ
Çin ekonomisi nasıl soğuyacak?

Nail GÜRELİ
Gelme Bush!

Sami KOHEN
Çıkış yolu...

Mehmet Y. YILMAZ
"Hoşgörü" demode bir kavram mı?

Hasan PULUR
Ayı vurmanın dayanılmaz duygusu...

Ece TEMELKURAN
Semazenleri Ayarlama Enstitüsü

Osman ULAGAY
Kayseri'deki Avrupa ve Türkiye'nin ikilemi

Güngör URAS
Petrol için savaşan kahraman mı katil mi?

M. Ali BİRAND
Bürokrasinin kahramanca direnişi

© 2004 Milliyet