
|
|
|
 |
|
|
Sonia Gandhi ve borsa
Sonia Gandhi'nin yurtseverlik konusunda samimiyetine inanmak gerekirdi ama artık önemi yok. Piyasa patronlarının endişeleri bu konuda belirleyici oldu
Fax: (0312) 427 20 64
Dünyanın doğusu ilginç gelişmeler yaşıyor. Mezopotamya çok acılı günlerden geçerek uluslaşıyor. Irak militarize oluyor ve ABD oradan çekilince geride kanlı çatışmalar çıkacağını tasavvur bile etmek istemiyoruz. Bu arada dünyanın en büyük demokrasisi denen Hindistan, kendi mevzii patlamaları içinde bu demokrasiyi sürdürüp Batı'yı korkutan teknolojik gelişmelere imza atarken son seçimlerde de bir sürpriz sundu. Belki de sürpriz değil çünkü çoktandır olabilir mi diye soruluyordu. Hindistan'ın kurucusu Büyük Nehru'dan sonra Cavaharlal Nehru'nun kızı İndira Gandhi, Hindistan'ın ilk kadın başbakanı olmuştu; oğlu Rajiv Gandhi, Kuzey İtalya'dan bir gelin getirdi. Suikaste uğrayan İndira Gandhi'den sonra oğlu Rajiv de annesini takiben başbakan oldu ve aynı akıbete uğradı.
Zamanlar geçti. Dul eş Sonia'nın lideri olduğu Kongre Partisi seçimleri kazandı; hem de kırsal kesim reyleriyle. Hindistan'ı yöneten ilk yabancı olmayacaktı. Zaten yanlış olarak Mugal diye nitelendirilen Timurlu Hanedanı'nın birçok üyesi; en başta Ekber; Hintlerin bütün dillerine ve medeni mirasına saygı gösterip onları bir araya getirecek kadar bu ülkeyi benimsemişlerdi. Rivayetlere göre Ekber okuma bilmiyordu. Ama geniş kütüphanesindeki kitapları okutarak çok bilgi edinmişti.
Sonia Gandhi de "Ben yabancı değilim çünkü Hintliyim" demiş. Bu sözün samimiyetine inanmak gerekir. İtalyan gelinleri geldikleri ülkenin kültürel yapısı gereği yabancı ülkeye çok çabuk ısınırlar. Fransa Kraliçesi Katerin de Medici pek olumlu bir karakter değildi. Ama Fransa'da İtalyanlık yaptığını kimse iddia edemez. Veya Bulgaristan'ın son anakraliçesi Giovanna için de kimse İtalyanlık oynadı diyemez. İtalyan asıllı erkek politikacılar daha ilginçtir. Fransa satvetini Kardinal Richelieu'nun ölüm döşeğinde kralına tavsiye ettiği Kardinal Mazarini'ye borçludur. Kardinal Alberoni pek düzgün ahlaklı sayılmazdı; ama başlangıçta İtalya'yı Fransız ordularının tahribinden kurtardığı gibi, sonunda İspanya'ya da başbakan olarak büyük hizmet etti. Avusturya İmparatorluğu'nda İtalyan asıllı asillerin hizmeti büyük olmuştur. İstanbul'daki son Avusturya imparatorluk büyükelçisi Markiz Pallavicini bunlardan biridir. İtalyanlar gittiği ülkede kendi aile ve ananelerine çok sadık kalıyor gibi görünse de yeni vatanını aklıyla ve duygusallığıyla benimser. Sonia Gandhi'nin Hintliğinden şüphe etmeye gerek yok; icabında Hindistan için İtalya'nın gırtlağına da sarılır. Yeni ülkesini sevdiğine de şüphe yok. O ülkeye samimiyetle hizmet edebileceğine ve dürüstçe çalışacağına da... İlginç olan sonuç; Hindistan'ın o birbirini tutmaz geliri, eğitimi ve kültürü farklı kitlelerinin, onun liderliğini ve yöneticiliğini benimsemeleridir. ABD gibi göçmenler ülkesi dahi dışarıda doğmuş bir yöneticiyi benimseyemezken Hindistan gibi eski bir ülkenin bu renkliliği göstermesi takdire şayandır. Biz bu olgunluğu alkışlayalım derken, kimse ne milyonlarca Hintlinin olgunluğuna ne de Sonia hanımın yurtseverliğine bakıyor; piyasa ve borsa patronlarının endişe ve talebi ön plana çıkıyor ve Sonia hanım hükümeti kurmaktan vazgeçiyor. Eski maliye bakanı koltuğa oturacak.
Sonia Gandhi yeryüzünün en cahilleriyle en bilginlerinin, elektrikten bihaber adamlarla nükleer enerjiyi en iyi kullananların, en sefillerle en zenginlerin ve okulsuz kalabalıklarla nitelikli bir aydın kitlenin ülkesini nereye götürecek diye merak etmeye değmez; çünkü Hindistan'daki iktisadi düzen, ideoloji ve anlayış da yenileniyor; ülke kabuk değiştiriyor ve birileri onlar adına karar veriyor. Ne var ki yakın geleceğin en çarpıcı iki ülkesi Çin ve Hindistan'dır; biz görmesek de devran neler gösterir.
|
|
|

|
|