|
 |
|
|
Hülya Avşar'la Şivan
On yıl öncesi. 1990'ların başı olmalı. Diyarbakır çarşısında, Nuri Usta'nın sabahçı kahvesinde gün daha yeni doğarken sohbet ediyorduk.
Biri demişti ki:
"Michael Jackson'lar geliyor İstanbul'a. Statları doldurup İngilizce konserler veriliyor. Ne olurdu sanki bir Şivan, bir Tatlıses de Diyarbakır stadında Kürtçe konser verse, dünya mı yıkılır?"
Tabii yıkılmazdı.
Ama yasaktı o zamanlar.
Kürtçe korkulu sözcüktü.
Şivan Perver'in yirmi küsur yıllık sürgünden sonra Türkiye'ye geleceğini okuyunca anımsadım, Nuri Usta'nın kahvesinde dile getirilen bu özlemi...
Perver, Kürtler arasında belki de en çok sevilen, en çok dinlenen, kasetleri en çok satan bir şarkıcı. Uzun sürgün yıllarından sonra geri gelmek istiyor. Diyarbakır stadında konser verecek mi bilmiyorum.
Artık Kürtçe serbest.
Kürtçe konser de...
Batman'da, Diyarbakır'da, İstanbul'da çoktan verildi Kürtçe konserler... Kürtçe dil kursları açılmaya başladı.
Yasaklar tarihe karışıyor.
Tabular yıkılıyor.
Bir haber:
TRT, Kürtçe yayına başlayacak.
Nereden nereye?..
Bir başka haber:
Kürtçe klip, Hülya Avşar Şov'da!
Kardeş Türküler Grubu'nun Kürtçe klibini birçok televizyon kanalı yayımlamayınca, Hülya Avşar Şov'un yapımcıları devreye girmiş... Bu arada Kanal 7, M.Ali Birand CNN Türk'te Kürtçe klibi hafta içinde yayımlayıverdi.
Kolay gelinmedi buralara.
Değil Kürtçe yayın yapmak, Kürtçe konser vermek, Kürtçe dil kursu açmak, sadece Kürt sözcüğü bile yıllar yılı insanların başına ne belalar sardı.
1993 yılıydı.
Bir avukat, Ahmet Zeki Okçuoğlu, Kürt ve Kürdistan sözcüklerini kullandığı için 22 ay hapis cezasına mahkum olmuştu.
Üstelik terörist olarak!
Çünkü Terörle Mücadele Yasası'nın ünlü 8. maddesi yalnız şiddeti değil, düşünceyi de cezalandırıyordu. Düşünce suçu da olsa, bu madde uyarınca ceza aldın mı, hapsi terörist olarak boyluyordun. Demir parmaklıklar arkasında bunun bazı ekstra zorlukları vardı.
Şimdi 8. madde yok.
Geçen yıl değişti.
Demokrasiye uygun hale geldi.
Evet, demokrasi neskafe yapmaya benzemiyor.
Zaman alıyor. Sancılı oluyor.
Bir zamanlar ağzına aldığın için hapsi boyladığın Kürtçe sözcüğü artık gazete manşetlerine, Hülya Avşar Şov'lara tırmanıyor.
İyi güzel!
Kim bilir kaç kez yazdım.
İç barış ve huzur açısından kötü olan Kürtçe değil, dışlanmışlık duygusudur, yabancılaşmadır diye... Yaşadığı topraklarda, kendi memleketinde dışlanmışlık duygusuna kapılan, aidiyet duygusu yara alan insan, hele bir de yoksulsa, geleceğe dönük umutlarını yemişse, olmadık davaların peşine takılabilir diye... Demokrasiydi, Avrupa'ydı, geçin; bir insanın anadilinde yasakların kalkması önce insanlığın gereğidir diye...
İyi pazarlar!
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|