Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Mayıs 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
AKP yeni bir siyaset tarzı mı deniyor?


Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin, YÖK Yasası'nın Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesini nasıl karşılayacağı tartışılırken ve IMF heyetinin önümüzdeki hafta başlayacak olan Türkiye ziyareti merakla beklenirken şu soruyu sormadan edemiyorum: AKP yeni bir siyaset tarzını yerleştirmeye mi çalışıyor?
İlk çarpıcı örnek geçen yıl, ünlü "tezkere krizi" sırasında yaşandı. ABD ile birlikte Irak'a asker gönderilmesine ve ABD'ye Türkiye'den geçiş olanağı tanınmasına karşı AKP tabanında ciddi bir tepki olduğu biliniyor, hükümetin bu tepkiyi nasıl göğüsleyeceği tartışılıyordu.
Hükümet, buna karşın tezkereyi Meclis'e (TBMM) getirdi ve TBMM (CHP'nin de katkısıyla) tezkereyi reddetti. Bu sonuç ne ölçüde hesaplanmıştı bilmiyorum ama sonuçta bir taşla birkaç kuş birden vurulmuş oldu. Hükümet ABD'ye "ben elimden geleni yaptım ama Meclis'i aşamadım" diyebildi. Türkiye, ABD'nin yüzüne gözüne bulaştırdığı Irak macerasına atılmamış oldu ve Avrupa'dan olumlu puan aldı. Hükümet, AKP tabanının tepkisini çekmekten kurtuldu.
İkinci örnek ikinci tezkerede yaşandı. Bu kez Irak'a asker gönderme kararı Meclis'ten de geçti ama ABD gelinen noktada Türk askerinin Irak'a gelmemesinin daha iyi olacağını düşündü ve sonuçta Türk askeri gene Irak'a gitmemiş oldu, bunun olumsuz yansımaları da yaşanmadı. Ama AKP hükümeti ABD'ye dönüp "günah benden gitti, ben vaadimi tuttum" diyebildi.

IMF ile ilişkiler
AKP hükümetinin IMF (Uluslararası Para Fonu) ile ilişkilerinde de bu siyaset tarzının izlerini görmemek olanaksız. Kimilerinin, Türkiye'nin ekonomik çıkmazlara girmesinin başsorumlusu olarak gördüğü IMF'ye ve desteklediği programlara karşı AKP tabanında da bir tepki olduğu düşünülebilir. AKP hükümetinin, "tezkere krizi"ne kadar IMF ile ilişkileri mesafeli tutma çabası da gözden kaçmadı. ABD'den beklenen mali destek alınsaydı bununla IMF'den erken kurtulmanın yolları da aranacaktı belki. Ama tezkere geçmeyince "IMF'ye sarılmanın" önemi kavrandı ve bu anlayış IMF ilişkilere damgasını vurdu. Ancak zaman zaman bazı AKP'li bakanların "IMF'den kurtulma" ve "IMF'siz yola devam etme" edebiyatını bu yıl da sürdürmeye devam ettikleri görüldü. Türkiye'nin önümüzdeki iki yıl içinde IMF'ye muazzam bir geri ödeme yapmak zorunda olduğu unutulmuştu sanki. Bu arada Avrupa Birliği'nden (AB) müzakere tarihi alınca IMF'den kurtulmanın mümkün olduğunu hayal edenler de çıktı ve kendi tabanına karşı şovunu yapan yaptı.
Sonra dünya ekonomisinden yansıyan gelişmelerle YÖK Yasası gerilimi üst üste gelip piyasaları şöyle bir sarsınca AKP yönetimi bir kez daha bu işlerin şaka kaldırmadığını kavradı ve piyasalara IMF ile yola devam edileceği mesajı verilmeye başlandı. Şimdi önümüzdeki günlerde Türkiye'ye gelecek olan IMF heyetiyle, 2005 yılında mevcut program bitince izlenecek yol hakkında ilk görüşmelerin de yapılması bekleniyor.

YÖK Yasası
YÖK Yasası ile İmam Hatiplilere yeni haklar tanınması da herhalde çok önemliydi AKP'nin tabanı açısından. Yasanın Meclis'ten geçirilmesi ve bu konudaki gerilimin bir noktaya kadar tırmandırılması da AKP hükümetinin seçmenine dönüp "ben elimden geleni yaptım ama yasa üst makama takıldı" diyebilmesi için gerekliydi. Şimdi eğer beklenen veto sonrasında AKP bu yasayı hemen çıkarmakta ısrarcı olmazsa AKP'nin yeni siyaset tarzının bir örneğine daha tanık olmuş olacağız.
Bu siyaset tarzının bir mantığı ve getirisi var mı? Kısa vadede var belki ama kalıcı bir güven yaratmaya çalışan bir iktidar partisi için ne kadar geçerli olabilir bu siyaset tarzı bilmiyorum.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Aşure

Melih AŞIK
Demet Taner

Fikret BİLA
ABD'nin talepleri

Hasan CEMAL
Hülya Avşar'la Şivan

Güneri CIVAOĞLU
İzler

Can DÜNDAR
'Su, çatlağını buldu'

Abbas GÜÇLÜ
Ya sınavlar olmasaydı?

Hasan PULUR
İyi ki Babıali'den çıkmışız!

Derya SAZAK
Beşiktaş kongresi

Ece TEMELKURAN
AKP de olmadı!

Tamer HEPER
Acele edin, hatta koşun (2)

Osman ULAGAY
AKP yeni bir siyaset tarzı mı deniyor?

Güngör URAS
Yılda 80 milyon çiftlik balığı

Serpil YILMAZ
Kuşaktan kuşağa Vehbi Koç

© 2004 Milliyet