|
 |
|
|
Reklam hataları ve külyutmaz çocuklar
Bu bir deyimdir: Külyutmaz; kolay kolay aldanmayan, kandırılamayan kimse anlamında kullanılır. Çocuklar öylesine dikkatlidir ki, bazı zaman bizim görmediğimiz ayrıntıları yakalarlar.
İşte size reklamlardan iki örnek:
Nil Karaibrahimgil'in oynadığı yeni bir reklam var. "Özgür Kız" sırtında bağlaması, altında atıyla giderken yolda bir çobana rastlar. Çoban ağlamaktadır ve cep telefonuyla babasını aramaktadır: "Baba, Muharrem dağın tepesine çıktı, inmiyor!" Muharrem bir oğlak, yani keçi yavrusudur. Kayaya çıkmış aşağı inmemektedir. Kayaların tepesinden aşağıya, küçük çobana sanki gülümseyerek bakmaktadır. Neyse ki çocuğun da, babasının da kontörleri bitmemiştir; ya da iki konuşmalık gelir. Baba çocuğunun çağrısına kulak verir, koşarak gelip kayadan Muharrem'i indirir ve çocuğa verir.
Kentli çocuklar belki bu farkı anlayamasa da, kırsal kesimin çocukları buradaki hatayı yakalamışlardır. Baba kayadan oğlak Muharrem yerine bir kuzu getirir ve oğluna verir. Kuzu da oğlanın arkasından seğirterek gider. Reklam biter. Ama MİÇO'nun külyutmaz çocukları, olayı bana biraz da gülmece biçimine dönüştürerek şöyle aktardılar:
"Küçük çoban değil, babası da kayalara çıkamadı ve fazla üzülmesin diye kuzuyu getirip, Muharrem diye oğluna verdi."
***
Bu örnekler gerçekten çoğaltılabilir. Ama ilginç olan, küçük-büyük okurların bir şeyleri izlerken, okurken nasıl en ince detayına kadar gözlemledikleri...
Bir kız öğrencinin yanlışı yakaladığı başka bir örnek: Küçük bir çocuk klozetin üstünde oturmaktadır. Burnuna kötü bir koku gelir. Kendi kendine konuşarak, "Ben bunun çaresini biliyorum! Ne yapacağımı biliyorum!" gibilerden bir eliyle burnunu kapayıp, bir eliyle ekranda gözüken, üzerine basınca güzel kokular çıkaran bir duvar spreyine uzanır. Çocuk spreye basmak için hamle yapar. Sonra basan parmak uzun tırnaklı ve iri bir kadın parmağıdır. Yani spreye çocuk basmaz. Oysa ekranda çocuğun hareketinden çocuğun bastığı izlenimi verilmek istenmiştir. Okurumuz E. İ. biraz da dalga geçerek, "Çocukta da ne parmak varmış, değil mi Yalvaç Abi?" dedi. Sonra yeniden buluştuğumuzda, yeni reklamlardaki gariplik ve hataları yakalamak ve birbirimize anlatmak sözüyle aralarından ayrıldım.
***
Bu hafta haber, dizi yerine, yalnızca reklamları onların gözüyle izledim. Gerçekten de söyledikleri şeyleri yakaladım. Doğru söylüyorlardı ve külyutmuyorlardı. Bence bu kadar reklam izlettirilen çocuklardan gelecekte reklamcıların çok çekecekleri var...
yural@milliyet.com.tr
|
|
|

|