
|
|
|
 |
|
|
Bir müzecinin portresi
Özel müzecilik bir hizmet, hayat boyu sürecek bir meşguliyettir. Sevgi Gönül bu işin ülkemizdeki öncüsüydü. Ona herkesin gönül borcu vardır
Fax: (0312) 427 20 64
Mücevherin âlâsını takardı; bunlar tüm dünyadaki kuyumculuk sergilerini, müzeleri tarayarak edinilmiş bilgiye dayanarak alınan veya ısmarlanan parçalardı. Kocabaş koleksiyonu ile ilgilenmesi bu birikimin sonucudur. Sevgi Gönül'den bahsediyorum. Kelime oyunlarını severdi ve doğrusu çok zekice kelimeler uydurmuştu. Bunlardan bazıları bir çocuğun hınzırca zekasının ürünü gibiydi. Kendini hicvetmeyi bildiği için başkalarına takılması da hoşçaydı.
Bunca para-pul sahibinin içinde, üyesi oldukları topluma eşsiz sanat koleksiyonları kazandırmayı bilenler sanıldığı kadar kalabalık değildir. Empresyonist resmin vatanı Fransa'da, o büyük ressamlar umursamazlık çölünde açlıklarıyla sürünürken, Fransa'nın zenginleri içinde koleksiyon yapan çıkmadı. Uzak Amerika'nın ve o zamanki Rusya'nın para sahibi zevkli zenginleri empresyonist koleksiyonları oluşturdu. Matisse'i, Pisarro'yu, hatta Van Gogh'u ve Picasso'nun mavi dönemini kaybolmadan bulmuşsak bunu Şçukin'e, Morozov'a ve Amerikalı Mellon'a borçluyuz. Sevgi Gönül sabırla izlerdi, öğrenirdi ve her şeye rağmen paraya kıyardı. Çünkü kimse sanat koleksiyonlarıyla sadece maddi kudretine dayanarak baş edecek kadar zengin değildir. Sanat eseri koleksiyonu yapan sabırlı, bilgili, öğrenen, uğraşan adam demektir.
Koleksiyonlarını evinin dışına, herkesin önüne taşımaya karar verdiğinde; "Özel Müze Yönetmeliği" taslağıyla zamanın kültür bakanının önüne çıktı. Çok kişi değil, hemen herkes bu özel müze işine kulp taktı. Daha ilginci, taraftar olanlar da nereye kadar taraftar olacaklarını bilmiyorlardı. Anane meselesi; müze ve koleksiyon dediğin devletin kılıcı altında gezilirdi. Ama o aksini göstermeye kararlıydı; kısa zamanda eskiçağdan başlayıp 20'nci yüzyıl modasına kadar birçok özgün eşyayı içeren bir Sadberk Hanım Müzesi ortaya çıktı. Koç ailesinin elindeki bu işe tahsis edilen Azaryan Yalısı dar geldi, arkeoloji bölümü ilave edildi. Müzenin yayınları gün geçtikçe arttı ve ilmi seviyesi yükseldi. Batı Avrupa ülkeleri ve Japonya dahil olmak üzere 14 ülkede müzeden taşınan eserlerle sergiler açıldı. Sadberk Hanım Müzesi devlet müzelerinden daha hızla gelişti; sadece ailenin parasıyla değil, kurulan vakıftan ve gösterilen destekten... Sevgi Gönül'ün dinamizminden herkes etkilenirdi. Ve nihayet Geyre Vakfı'nı kurarak Afrodisyas gibi bir kazı alanını ve Kenan Erim gibi bir arkeoloğu destekleyen milli bir kuruluşun önderliğini yaptı.
Dış müzayedeleri şiddetle takip ederdi; İznik çinileri onun açtığı çığırla sağdan soldan yurda dönmeye başladı. Dışarda kalanların da onun rekabetçi ve inatçı tutumuyla değer kazandığı açıktır. Ecdadın kurduğu imparatorluk Balkanlar'dan Basra Körfezi'ne kadar herkesindi. Bugünün körfez şeyhlikleri de bu koleksiyonlara sahip olmayı istemekte haklıdır. Mühim olan, onların değerini anlayıp etrafında birleşebilmektir. Sevgi bu değeri anlatabilmek için herkesi örgütledi. Nitekim körfez bölgesinin muhteşem Katar Emirliği Müzesi, elindeki İznik çinileri için çıkardığı ünlü rehber kataloğu ona ithaf etti. Hüsn-ü hatçıların bir isim vermediği somut resmi andıran hatlar onun dilinde "tekke yazısı" adını aldı ve bundan sonra literatürde böyle adlandırılıyor.
26 Mayıs akşamı Sadberk Hanım Müzesi'nde açılışı yapılan Hat Eserler Sergisi'nde Suriye'nin ünlü bilgi sahibi koleksiyoncusu Georges Antaki duygusal bir konuşma yaparak, Sevgi Gönül'ün dünyadaki koleksiyonerler arasındaki yerini dile getirdi. Topkapı Sarayı Müdürü Dr. Filiz Çağman ise onun niçin Türkiye'deki özel müzeciliğin öncüsü olduğunu delilleriyle anlattı.
Özel müzecilik bir hizmettir, gönülden yapılırsa ülke sınırlarını aşan etkileri görülür. Bu bir meslektir. Hayat boyu sürecek bir meşguliyettir ve onu gerçek anlamda yapan öncüye, Sevgi Gönül'e de herkesin gönül
borcu vardır.
|
|
|

|
|