|
 |
|
|
Dikkat KİT'ler artık daha rahat borçlanacak!
Geçen hafta sonunda Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının (KİT) 2004'e ait genel yatırım ve finansman programına ilişkin kararnamenin 2. maddesinde değişiklik yapan bir bakanlar kurulu kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Değiştirilen maddede bu kuruluşların ticari bankalardan kredi kullanmadan veya mali yükümlülük doğuracak diğer finansman yöntemlerine başvurmadan önce Hazine'ye bilgi vermeleri ve kullanım için uygun görüş almaları öngörülmüştü. KİT'lerin farklı bakanlıklara bağlı olması sıkı maliye politikası uygulanmasının öngörüldüğü bir dönemde Hazine'ye böyle bir koordinasyon görevinin verilmesini gerekli kılıyordu. Hazine bu görevini yerine getirirken hem yüzde 6.5'lik faiz dışı fazlayı oluşturan kurumlar içinde önemli yere sahip olan KİT'lerin borçlanmalarını kontrol ediyor hem de bu kuruluşların özellikle dış borçlanmalarında şartların devlet borçlanma şartlarından daha elverişsiz olmamasına özen gösteriyordu.
Hazine'nin kontrolü kalktı
Yeni düzenleme ile kurumların Hazine'den uygun görüş alma zorunluluğu kaldırılıyor. Artık kurumlar krediyi kullandıktan sonra bir hafta içinde Hazine'ye bilgi vermekle sorumlu. Bu düzenleme ile KİT'lerin borçlanmalarıdaki Hazine kontrolü kaldırılıyor. Mali disiplinin bir ölçüde gevşetilmesi söz konusu.
2004'e kadar sadece 12 KİT'in finansman dengesi performans kriterlerine dahil ediliyordu. IMF'ye verilen son niyet mektubunda performans kriterine dahil edilen KİT sayısı 27'ye çıkarıldı. Bu da KİT'lere yönelik olarak, yıl içinde izlemenin ve mali disiplinin artırılması konusunda IMF ile bir anlaşmaya varıldığını gösteriyor. Bu çerçevede, son yapılan düzenlemeyi anlayabilmek daha da güçleşiyor.
Kamuda geçirdiğim 25 yıllık dönemde KİT hesapları ile bir şekilde sürekli ilgilendim. Buradaki oyun çerçevesini bilirim. Bakanlıklar KİT'ler üzerinde DPT ve Hazine'nin kontrolüne sürekli direnmiştir. Ekonominin rahatladığı dönemlerde bu kontrolün gevşetilmesi için her iki kurum da ciddi baskılarla karşılaşmıştır. Son iki yıllık istikrar programı uygulama sürecinde de Hazine'nin bakanlıklarla en çok çekişme yaşadığı alan KİT'lerin finansmanı olmuştur. Öyle anlaşılıyor ki bakanlıkların, "Hazine elimizi tutmasın biz çok daha iyisini yaparız" şeklindeki geleneksel savları Bakanlar Kurulu'nda yeniden kabul görmüş.
Son on yıla bakarsak kamu kesimi açıklarının bütçeden değil başta KİT'ler olmak üzere bütçe dışı kurumlardan kaynaklandığını görürüz. Türkiye'yi krizlere sürükleyen gelişmelerden biri de KİT açıklarıdır. 2004 kararnamesinde yer alan düzenleme geçmişteki uygulamalar ışığında belli bir ihtiyaçtan kaynaklanıyordu. KİT'lerin kurumsal yapılarında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Birdenbire bu kurumların borçlanmaları üstündeki kontrolün kaldırılmasına ihtiyaç duyulmasını teknik olarak açıklamak çok zordur. Bu, kamuoyunda maliye politikasına duyulan güveni sarsacak bir unsurdur. Bu ve benzeri düzenlemelerde ekonomi yönetimi sessiz kalmamalı ve varsa teknik gerekçelerini kamuoyunu tatmin edecek biçimde açıklamalıdır.
2003'te yaşadığımız, risk ve kâr iştahının yatırımcıların yanlışları görmezden gelmeye zorladığı dönemi geride bırakıyoruz. Yatırımcıların riske duyarlılığı artıyor. Kötümser bekleyişlere yol açacak uygulamaların artık ağır faturaları olacak.
Aslında gündemde KİT'lerde yönetimin iyileştirilmesi ile ilgili bir yasal düzenleme hazırlığı da var. KİT'lerin yapısal sorunlarının çözülmesi öngörülen bu yasal düzenlemeden sonra böyle bir uygulamaya gidilseydi bu kadar soru işareti ortaya çıkmazdı. Öyle anlaşılıyor ki sayın bakanların bu düzenlemeyi beklemeye sabırları kalmamış.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|