Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Dünyanın tadını almak

Bir Amerikan kanalında seyrettiğim program yemek konusunda beni derin düşüncelere sevk etti


Bir Amerikan kanalında bir mutfak programı seyrettim. Kocaman, pembe mutfakta garip bir kadın vardı... O abartılı makyajı, sarmısak soyması gereken bir insana göre aşırı uzunluktaki kırmızı tırnakları, kırlangıç yuvası modelinde saçları ile öylesine rüküştü ki Venedik Karnavalı'nın maske yarışmasında ödül kazanabilirdi! Çok heyecanlıydı. Takip etmesi gereken kamerayı bazen gözden kaçırıyor, onu iştahlı gösterdiğine inandığı o yalancı gülüşü muhafaza etmesi gerektiğini unutuyor, olduğu gibi görünüyordu: Tam bir cadı...
Endişe ile eğlence arasında bir ruh halinde, kendimi "Kim bu acaba?" diye düşünürken buldum. Daha sonra merakla, hazırladıklarına konsantre oldum. Mucize! Kadın 20 dakika içinde 15 esrarengiz kutu açarak başlangıç, birinci ve ikinci yemeklerden oluşan, ayrıca salata, meyve ve tatlıyı da içeren tam bir öğün hazırlanabileceğini anlatıyordu. Gördüklerimi size aktarabilmeyi isterdim ama doğrusunu söylemek gerekirse ezberleme olanağı bulamadım çünkü kadın kaybolmuştu... Şapşal gurme, madem Amerikalısın (senin ülkendekilerin yemek pişirme konusunda Oscar almadıkları herkes tarafından biliniyor) ve sadece yarım saatin var, neden yemek pişirmek için çabalıyorsun? Bir hamburgerciye telefon et ve içinde her türlü tadı barındıran (tatlı, tuzlu, egzotik, acı, vb.), 15 cm. yüksekliğe sahip olan mega bir bilmem ne ısmarla! (Biraz miden yanabilir ama hem ucuz hem üç dakikada rahatlıkla midene indirebiliyorsun... Hem bu arada "Popstar", "İkinci Bahar" gibi programları da bir dakika bile kaçırmamış oluyorsun.)
Eee, keyif kaçıran cadı, bırak da isteyen ve vakti olanlar mutfağa girsinler!
Midem bulanmış bir halde televizyonu kapatırken ve kendimi sarmısak, zeytinyağı ve kırmızı biber kokularıyla süslenmiş mutfağıma atarken gösterdiğim reaksiyon bu oldu. Sakın bana abartılı olduğunu söylemeyin!
Gençlerimize bakıyorum da, güzel havalar geldiğinden beri zavallı balıkçıklar gibi Bağdat Caddesi akvaryumunda sıkılgan bir halde, hepsi birbirinin aynı olan spor ayakkabı dükkanlarına, bu seneki sloganları "şekilsizlik" (aman ne ilginç) olan jean mağazalarına bakarak aşağı yukarı dolaşıyorlar. Bir aşağı bir yukarı... Bir aşağı bir yukarı... Bir aşağı bir yukarı! Sonra, bizim bitkin düşmüş balıkçıklar acıkıyor ve midelerini doldurmaya karar veriyorlar... Doldurmak diyorum çünkü artık fazla seçme olanakları olmadığından kendilerine sunulmuş herhangi bir renkli fast food cinsini, ödeme yaptıktan sonra evire çevire neşeyle yutuyorlar. Kendilerine ne yedikleri sorulduğunda, cevap genelde "Bilmem" oluyor. Sınıfta hocaları onları hiç çalışmadıkları bir konuda sözlü yapıyormuşçasına, biraz kafalar karışık, "Salata veya tavuk ve bir dondurma, sanıyorum" diye cevap veriyorlar.
Sosyolog, mutfak kitapları eleştirmeni Carlo Petrini bir yazısında şöyle diyordu: "Bugünün insanlarının duygusal dünyaları gittikçe zavallılaşıyor ve fakirleşiyor... Tat, koku, gusto, mekanı ve kendimizi derin anlamda algılayabilmemiz gibi faktörler gerçek anlamda bir gerileme içinde. Kısıtlı, hızlı geçen zaman, dünyayı yavaş yavaş algılamamız ve tadını almamız gereken özel ve ayrıcalıklı yollardan bizi yoksun bırakıyor..."

Deniz mahsulleri risottosu

Malzemesi:
300 gr. pirinç, 500 gr. kabuklu midye, 300 gr. karides,
1 defne yaprağı, 6 kaşık zeytinyağı, 2 diş sarmısak, taze soğan, 1 bardak beyaz şarap,
2 kaşık rendelenmiş maydanoz, deniz mahsullerini kaynatmak için 1 lt. su, yettiği kadar tuz ve karabiber.

Yapılışı:
Midyeleri ve karidesleri iyice yıkadıktan sonra su ve tuzla beraber tencereye koyun. Midyeler açıldığı zaman deniz mahsullerini süzün ama kaynattığınız suyu muhafaza edin.
Bu arada soğanı ve 2 diş sarmısağı zeytinyağında pembeleştirin. Ardından pirinci, temizlediğiniz midye ve karidesleri ekleyin ve
2 dakika hepsini karıştırın. Şarabı koyun, buharlaşmaya bırakın ve daha önceden defne yaprağını ve kumunu süzerek beklettiğiniz suyu yavaş yavaş ekleyin... Pirinç pişmeye başladığında, ince rendelediğiniz maydanozu üzerine serpin. Eğer isterseniz biraz karabiber ekleyebilir ve karıştırabilirsiniz.

donatellapiatti@hotmail.com





CUMARTESİ
"İleride her birimiz çok büyük modacı olacağız"
Yeni projesi olimpiyat meşalesi
"Küçükken de taksi şoförü olmak isterdim"
New York'lunun üniforması: Tişört
"Isınacaksınız" demem hâlâ mümkün değil
Mevlana tavrı
12 burç için 41 çeşit çikolata
hediyelik
Havalimanında 5 yıldız konforunda otel
Boğaz'da yelkenliler yarışacak
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI





Donatella Piatti
Sarıkız''ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç URAL
© 2004 Milliyet