|
 |
|
|
Rant kavgası ve 'Top star'
Evrenden / Mahmut Evren
Ne günlere geldik! Gençliğimizde ailelerimiz bizlere "Top oynamak yasak" deyip kızarlardı. Zira o çocukluk yıllarında futbolda "Rant" diye bir kelime yoktu, ancak bedava zevk için koştuğumuz yıllardı onlar. Sonunda o ter döküş bizi profesyonel yaptı ve para kazandırdı.
Seneler önce İktisat Fakültesi son sınıfında öğrenciyken, milli futbolcu olup havalanmıştım! Profesyonel olmuştum artık. O yıllarda İzmir'e transfer olup okulu zorunlu orada bıraktım. Futbol işim olmuştu. Ondan para kazanıyordum.
Futbola kara çarşaf
Ancak iktisat dersleri birikimi beni hiç bırakmadı. Kapitalist sistem "Bırakınız yapsınlar" ifadesini, "Liberal ekonominin serbestisi"ni hep yaşadım. Maalesef 2004'e kadar geldik. Ama ne geliş. Bu gelişte ne el freni var, ne de ayak. Neredeyse bu çağda futbolumuza kara çarşaflar giydireceğiz.
2004 yılında Türkiye'de futbol gerçekten çok karardı! Her alanda olduğu gibi futbolda da "Bırakınız yapsınlar" felsefesini, hiç frensiz kullandık!
Rant kavgası aldı başını gidiyor. Yönetimden tribünlere, futbolcudan hakeme kadar "Alınan maç sonuçlarının tuhaflığından" herkes maalesef şaibe altında.
Geçenlerde TV'de duydum. İspanya'da lig sonunda düşme hattındaki dokuz takımdan sekizi kötü sonuç almış. Çünkü düşüyorlar, zayıflar. Bu çok normal. Ama bizde düşenler her sezon son maçlarında "Tulum çıkarıyor!" Tebrikler!
İzmir TÜFAD'ın (Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği) düzenlediği "Masterler idman" programı için Atatürk Stadı'ndaydım. Yan sahalarda müthiş bir kalabalığa tanık oldum. Meğer futbolcu seçmeleri varmış. Ama ne şeçme!
Bir TV kanalı kişi başına 20 milyon lira alıp üç bin kişi toplamış. Bu yalnız kentimizin aday sayısı. Bir de başka kentlerden adaylar ve "Telefon getirileri" var.
İzmir TÜFAD'ın teknik adamlarını istihdam etmişler. 1984 - 1989 yaş gruplarına 15'er dakika top oynatıp eleme yapıyorlar. Seçmeler dört gün sürdü. Sonunda on kişi Riva kampına alınacak ve "Top star" seçmesi yapılacakmış. Ne günlere geldik.
Aslında ortada hiçbir yanlış yok. Liberal ekonomi "Bırakınız yapsınlar" yolunda devam ediyor...
Ama o seçmelerde gözüme takılan üzücü, çok çirkin sahneler gece boyu aklımdan çıkmadı.
Ayağında yırtık ayakkabı ile topa vurmaya çalışanlar, ayakkabısının bağı olmayan adaylar... Kenarda bekleyen gariban veliler. "Benim çocuğum iyi oyuncu, elemeyin" diye mırıldananlar. Yazık!
Rayting yarışı mı?
Bizlere "Oku oğlum, top peşinde koşma, adam ol" denirdi, şimdi ne günlerdeyiz. Bir para kazanma savaşı almış başını gidiyor. Üniversite mezunlarının bile işsiz kaldığı ülkede üç bin aile, çocuğuna Atatürk Stadı'nda iş bulmaya çalışıyor.
Bu işler o kadar kolay değil ki! Bu işi organize edenler para kazanıyor. Tamam, ama ailelerin ve de TÜFAD mensuplarının kullanışları benim vicdanıma ve iktisat kitaplarına uymuyor!
Bu "Top star" işlemi acaba bir reyting yarışı mı, gerçekten sporcu seçmesi mi? Yoksa sporun zamanımızda sebep olduğu "Bir başka çeşit rant kavgası mı?" Bunu da bir türlü anlayamadım.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|