Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Sayısal kader

Bir araştırmaya göre, şans oyunlarında sürekli kazananlar; güçlü, dinamik, mücadeleci kişiliklere sahipler. Çevrelerine de "pozitif" enerjiyi çeken "çağrı" dalgaları yayıyorlar

Paris

Geçen aylardan birinde dünya basını, adını elbette ki gizleyen bir Fransızın inanılmaz şansını haber yaptı: Söz konusu genç erkek, Fransa'da lotodan büyük ikramiyeyi kazanmış, tutarını unuttuğum şansını kutlamak (ya da harcamak) için aynı hafta gittiği Las Vegas'ta bir kumarhanede de milyon dolar kazanmıştı!
Ancak genç adam, loto ve kumarda üst üste kazanan ne ilk Fransız ne de tek talihliydi.
1992 yılında, David adıyla anılan bir başka Fransız talihliye, lotodan 8 milyon euro çıkmış, adam o hızla Las Vegas'a kapağı atmış ve ayağının tozuyla girdiği ilk kumarhanede aynı gece üst üste üç kez "jackpot" yapmıştı.
2002'nin haziran ayında, 70 yaşında bir Fransız hanıma, yine lotodan 2 milyon euro çıktı. Eğer aynı hanım 1999 yılında yine lotodan 669 bin euro kazanmış olmasaydı, bu işte bir gariplik yok sayılırdı.
2003 yılında, yine bir Fransız hanım Super Loto'dan 1 milyon 400 bin euro kazandı. 2000 yılında da Keno adlı kazı kazan oyunundan 304 bin 898 euro vurmuştu zaten!
Loly Clerc, Fransızların "toplum haberleri" diye andığı bir magazin tarzının gazetecisi. Piyangodan büyük ikramiye çıkan kişilerle yaptığı röportajları, "Şansına İnanmak" adlı ilginç bir kitapta topladı. Kitap ilginç çünkü "sık raslantı, raslantı değildir" tezini kanıtlıyor. Şans oyunlarından kazananların ortak noktası oldukça şaşırtıcı: Bütün büyük ikramiye talihlilerinin hepsine daha önce de değişik tutarlarda ikramiye çıkmış. Öylesine sık çalmış ki şans kapılarını, gerek Fransız gerek Amerikalı psikologlar konuyla ilgili araştırmalar yapmışlar. Talihlileri tabi tuttukları testlerden bir "serial winner" profili bile çıkarmışlar. Bu profile göre, şans oyunlarında sürekli kazananlar; güçlü, dinamik, mücadeleci kişiliklere sahipler ve çevrelerine "pozitif" enerjiyi çeken "çağrı" dalgaları yayıyorlar.
"Nümerolojinin Abecesi" adlı bestseller'in yazarı olan Jean Daniel Fermier, kazanmak için yaratılmış insanlar olduğuna inanıyor. Fermier'e göre, her sayının bir enerji titreşimi var ve her insanın da yaşamının çeşitli evrelerine denk düşen birer sayısı.
Sayıların gerçekten enerji titreşimi var mıdır, bilinmez. Ancak iki insan, aşkın şansa dair muhteşem bir çekim alanı yarattığını kanıtladı:

Şans makinesine dönüştü
Gael ve Genevieve, birbirlerine aşık olana kadar hiçbir alanda başarı göstermemiş, özelliği olmayan, maddi durumu vasat kişilerdi. Sevdiği kadınla hayatını birleştirdiği andan öteye Gael bir şans makinesine dönüştü. İki aşık, evlenir evlenmez birlikte işletecekleri bir kahve açmak istediler. Kiralık yer buldular ancak paraları çıkışmadı, 7 bin 500 euro eksik kalıyordu. Borçlanmaya karar vermişlerdi ki Gael, Milyoner adıyla satılan bir kazı kazan kartı aldı ve kazıdı: 7 bin 600 euro kazanmıştı! Kahveyi kiralayıp açtılar. İşler iyi gidiyordu, büyütmeye karar verdiler. Gael, bu kez Black Jack diye bir kazı kazan alıp kazıdı: Yine 7 bin 600 euro çıktı. Kahve artık bir restorandı. Gael hem çok sevdiği eşiyle çalışıyor hem de kazıyıp kazanmayı sürdürüyordu. 1993 yılında Gael'in tırnağına, önce 1500, ardından 7 bin 600 euro takıldı. Restoranın çöplüğünde bulduğu Milyoner kuponundan bir 1500 euro daha kazıdı, ilk kez oynadığı ve hiçbir şey bilmediği at yarışlarında 3 bin 800 euro kazandı ve kocasının şansını hayretler içerisinde izleyen Genevieve'e dönüp "2003'te çok daha fazla kazanacağım!" deyiverdi.
Kehanetinden tam 10 yıl sonra, yani geçen yıl Gael'e, lotodan tam tamına 7 milyon euro çıktı sevgili okurlar!
Bu kadarına "pes" dediğinizi duyar gibiyim. Gael ve Genevieve'in birlikteliğini bir şans paratonerine dönüştüren olguyu anlamak da güç, açıklamak da. Mutluluk mutluluğu, para parayı çağırıyor demek sanırım yanlış olmaz. Gael ve Genevieve artık 25 yıllık evli ama birbirlerini ilk günkü kadar seven bir çift. Hayatlarında değişmeyen tek şey aşkları. Harika çocukları var. Ve aşkları sürdüğünce şansın da süreceğine inanıyorlar. Galiba haklılar.
İki insanın pozitif enerji uyumu, belki de gerçekten şansı çağıran bir sinerji alanı yaratıyor. n

Yazara e-mail




PAZAR
"Alaattin Çakıcı'nın kaçışında İstanbul polisinin ihmali var"
"Musikiden özür diliyorum"
Yavuz ne diyorsa o!
Sanal popstarlar yarışıyor
Boynuz ödüllü futbol turnuvası
Masum ve çocuksu kadın rollerinden vazgeçti
Ressamlar jean ve buzdolabı boyuyor
"Sudan değil tüpten korkuyorum"
Paris'ten geldi, Roxy'nin havasını değiştirdi
Türkiye'de 17 milyon kişi sigara bağımlısı
Kalecik Karası şoku!
Oltasını festivale attı
Maarif'in "Talaş" günü
Sorun çözme merkezi
Günlük yevmiye 975 kuruş
Anakronizm biner biner...
Sayısal kader
Bir müzecinin portresi
Savaşın suçlusu meğer ajanlarmış
İnsanoğlunun üçüncü boyutu: Oyun
Tarihte en ünlü sünnet düğünleri





Ahmet Turhan Altıner
Mine Kırıkkanat
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
© 2004 Milliyet