|
 |
|
|
Petrol fiyatı halkı da Hazine'yi de üzüyor
2004 yılı için ekonominin dengeleri kurulurken, petrolün varilinin yıl boyu ortalama 25.5 dolar fiyatla ithal edilebileceği varsayılmıştı.
Halbuki artan petrol fiyatları nedeniyle, 2004 yılında petrolün variline ortalama 35.0 dolar ödemek zorunda kalabileceğimiz anlaşılıyor.
Biz 2003 yılında 24 milyon ton ham petrol ithal ettik. Otomobil sayısının artmasına, otomobiller daha fazla yakıt kullanır hale gelmesine rağmen, 2004 yılında da 24 milyon ton ham petrol ithal edeceğimizi kabul edersek, 24 milyon ton petrol için (tonu yaklaşık 258 dolardan) bu yıl 6.2 milyar dolar ödemek zorunda kalacağımız ortaya çıkar.
Genelde petrol konusu gündeme geldiğinde devamlı olarak petrol ithalatından söz ediyoruz. Bir zamanlar büyük ümitler bağladığımız yerli üretimi unutmuş durumdayız.
Yerli üretim geriliyor
Yerli üretim devamlı geriliyor. 2003 yılında 2.4 milyon tona olan yerli ham petrol üretimi 2004 yılında 2.3 milyon tona geriledi. Geçen yılın ilk 3 ayında 602 bin ton üretim yapmıştık. Bu yıl 554 bin ton üretebildik.
2004 yılı programı hazırlanırken ithal edeceğimiz ham petrole, varil fiyatı 25.5 dolardan, yıl boyu 4.5 milyar dolar ödeneceği tahmin edilmişti. Varile ödenecek ortalama fiyatın 35.0 dolara yükselmesi 2004 yılının petrol faturasını 1.6 milyar dolar artıracak.
Buraya kadar anlatılanlar petrol fiyatındaki artışın döviz giderleri üzerindeki etkisidir. Petrol fiyatlarındaki artış öte yanda halkı ve Hazine'yi de etkiliyor.
Her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de petrol üzerinde büyük vergi yükü var. Petrolden alınan vergi, Hazine'nin en büyük gelir kaynağı.
Örneğin, kurşunsuz benzinin rafineride satış fiyatı 542 bin lira. Ama devlet bunun üzerine 883 bin lirası ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) ve 256 bin lirası KDV (Katma Değer Vergisi) olmak üzere toplam 1 milyon 139 bin lira vergi koyuyor. Kurşunsuz benzinin litre fiyatı pompada 1 milyon 885 bin liraya yükseliyor.
İthalatın yükü artıyor
Yılbaşından bu yana dünyada petrol fiyatlarında önemli değişim oldu. Dünyadaki fiyat değişimi, kısa sürede rafineri maliyetini ve fiyatını etkiliyor. Örneğin kurşunsuz benzinin litresinin rafineri fiyatı 27 Şubat 2004 tarihinde 361 bin lira iken, 18 Mayıs'ta 542 bin liraya yükseldi. Rafineri fiyatında 3 ayda yüzde 50 dolayında artış oldu.
Hükümet petrolün rafineri fiyatındaki bu artışını halka yansıtmamak için petrolden aldığı vergiyi devamlı olarak azalttı. Bu sayede, rafineri fiyatı yüzde 50 artarken, pompa fiyatı yüzde 5 dolayında arttı.
Hükümet, tüketicinin petrol fiyatındaki artıştan daha az etkilenmesini sağladı, sağlıyor ama, öte yanda Hazine beklenen vergiyi toplayamıyor. Bütçe açığı büyüyecek. Veya bu açığı kapatmak için başka vergilere zam gerekecek.
Görülüyor ki petrol fiyatındaki artış, hem döviz açığını, hem bütçe açığını büyütüyor, hem de halkın cebini yakıyor.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|