|
 |
|
|
Eğitimde 'talep buluşması'
Hükümetin hazırladığı YÖK kanunu tasarısı üzerindeki kaygılar toplumun geniş kesimi tarafından paylaşılıyor. Ancak imam hatip lisesi (İHL) mezunlarına üniversiteye girişte, düz liselerle aynı olanağı tanıyacak düzenlemeyi öngören hükümet tasarısına sivil toplum örgütleri yeterince alternatif üretemiyor.
Bu görüşü geçtiğimiz günlerde, Sabancı Üniversitesi (SÜ) Rektörü Prof. Tosun Terzioğlu'nun verdiği yemekte bir araya geldiğimiz, Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Selçuk dile getirildi. Selçuk, ortaöğretimde reforma gidildiğini, İHL'nin eğitim kalitesinin de ele alındığını belirtiyor.
Prof. Selçuk, alternatif programı hazırladıklarını söylüyor. Eğilimin İHL'nin kapatılması, yerine din eğitiminin yoğunlaştırıldığı "seçmeli sistem" yönünde olduğunu ileri sürebilirim.
Prof. Terzioğlu yemekte üniversite bünyesinde oluşturdukları "Eğitim Reformu Girişimi" projesinde ortaöğrenimi ele adıklarını vurguluyor. Bir üniversitenin daha çok yüksek öğrenim ile ilgili çalışmaları gündeme getirmesi beklenirken, ortaöğrenime odaklanmasını anlamak aslında pek de zor değil. Buna yalnızca bir örnek vermek yeterli.
Kısaca TIMMS olarak bilinen Üçüncü Uluslararası Matematik ve Fen Bilgisi Araştırması sonuçlarına göre (1999) uluslararası standartlarda belirlenen ilk yüzde 10'luk dilime, Türkiye'deki öğrencilerin yalnızca yüzde 1'i girebiliyor. Aynı araştırmada 38 ülke içinde Türkiye'deki 8. sınıf öğrencileri matematik alanında 31'inci, fen bilgisinde ise 33'üncü...
Bu bilgileri 2004 yılında Prof. Selçuk da doğruluyor. Selçuk, eğitim sistemindeki temel yanılgının, 5 yıllık eğitim döneminde, düşük olan okullaşma oranı göz önüne alınarak yapılan, "tüm bilgileri 5 yıla sığdıralım" anlayışından kaynaklandığını varsayıyor.
Selçuk, devletin tüm kitapları kontrol etmesi, yabancıların okullarında "Türküm, doğruyum, çalışkanım" andının okunması, bilgisayar altyapısının yetersizliği, müfredat ve öğretmen kariyerlerinin ivmesinin artırılması gibi sorunları açıyor.
Talim Terbiye'nin özel sektöre, "Okul kitabı nasıl yazılır" kursları başlatacaklarını belirten Prof. Selçuk, okul kitaplarının yanında 12 bin CD'nin dağıtılması için 106 milyon dolarlık ihale açacaklarını anlatıyor.
Tarih dersleriyle ile ilgili müfredatta yapılacak değişikliklerden de söz eden Selçuk, "Tarih bilgisini, 4 ve 5'inci sınıflarda öğrencilere, kendi eşyalarının tarihi ile birlikte vermeyi amaçlıyoruz" diyerek dönem ve ilişki algılamasının önemine değiniyor.
Türkiye'de 76 çeşit lise bulunuyor. Almanya'ya bakıldığında bu sayı 300'ü aşıyor. Mesleki liselerdeki çeşitlenme içinde bizim ilgimiz İHL üzerine yoğunlaşıyor. Terzioğlu, geçen yıl 70 bin İHL mezunundan, 334'ünün üniversiteye girdiğini, baraj kalkarsa bu sayının en fazla 500 olacağını belirtiyor. Meslek liselerine uygulanan barajın kalkması halinde de bu oranlarda büyük değişikler olmayacağı tezini öne sürüyor.
Ünivesiteye girişte başarı oranı; İHL'de yüzde 4.8, askeri lisede yüzde 30, anadolu liselerinde ise yüzde 48 olarak gerçekleşiyor.
Hükümet, sınavlara 3 gün (!) kala İHL sorununu YÖK tasarısı içine koyarak, eğitimde ortaya çıkan "talep buluşmasını" ıskalıyor.
Singapur'da kişi başına gelir 30 bin dolar (bizim 10 katımız), 1000 kişiye düşen gazete sayısı 324 (bizde 110), ABD'nin de içinde olduğu matematik sıralamasında ise birinci. Bu karşılaştırma, eğitim ile toplumsal gelişim arasındaki ilişki hakkında bir fikir veriyor.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|
|

|