Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Haziran 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

Türkiye'ye karşı tepkiler artıyor


12 Aralık'ta Brüksel'de toplanacak olan Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlama tarihi verilip verilmemesini kararlaştıracaklar.
12 Aralık tarihi yaklaştıkça, daha doğrusu iş giderek ciddiye bindikçe, AB başkentlerindeki telaş da artıyor.
Bundan birkaç yıl öncesine kadar "Bütün gücümüzle sizin yanınızdayız. Türkiye'nin tam üyeliği bizim sonuna kadar destekleyeceğimiz bir olaydır" diyenler, görüştükleri tüm Türk Başbakan ve dışişleri bakanlarına "vallahi de billahi de" yeminleriyle kahramanlık gösterileri yapanlar şimdi kem küm ediyorlar.
Eskiden bu güvenceleri bol keseden dağıtırken, Türkiye'nin Kopenhag kriterlerini yerine getiremeyeceğinden son derece emindiler.
Türkiye hepsini şaşırtınca, acı acı düşünmeye başladılar. Bunca yıl aksini söyledikleri bir konuda şimdi nasıl "hayır" diyeceklerini bilemiyorlar. Aslında gerekçeleri var: Dün dündü, bugün bugün...
Dün koşullar farklıydı. Bugün 25 üyeli duruma geldik. Çok büyüdük. Böylesine bir yükü nasıl hazmedebileceğimizi bilemiyoruz. Bunun üstüne bir de Türkiye gibi, kocaman bir lokmayı yutamayız. Biraz daha bekleyelim.
Aslında, Türkiye'nin tam üyeliğini tüm kalbiyle destekleyen tek bir ülke dahi bulunmadığından eminim. Ancak bu onların bilecekleri birşey. Türkiye hakkı olduğuna inandığı bu statüyü elde etmek için mücadelesini sürdürecektir.
Kimse istemiyor, ancak büyük çoğunluk Türkiye'ye HAYIR demenin ortaya çıkaracağı kargaşayı, bozulacak dengeleri göze almakta zorlandıkları için, kerhen dahi olsa AVET demeye hazırlanıyorlar.

FRANSA'DAN KÖTÜ KOKULAR ÇIKIYOR
Beni en çok rahatsız eden. AB'nin 3 büyüğünden (İngiltere, Almanya, Fransa) sayılan Fransadan çıkan tepkilerin giderek yoğunlaşması. Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesinin tam anlamıyla bir iç politika sorununa dönüşmesi.
Cumhurbaşkanı Chirac'a muhalefet etmek isteyen herkes Türkiye konusunu da muhalefet programına sokuyor. Chirac'a kızan kendi partisine mensup muhalifler dahi (eski başbakan Alain Juppe başta) Cumhurbaşkanını Türkiye üzerinden sıkıştırmaya çalışıyorlar.
Acaba Chirac bu baskılar karşısında, herşeye rağmen Türkiye'ye yeşil ışık yakabilecek mi, yoksa Ankara'dan özür dileyerek yolu kapatacak mı?
Bugünkü görüntü, işin zor olduğunu gösteriyor.
Tek ümidimiz, Haziran'daki parlamento seçimlerinden sonra durumun değişmesi, daha normalleşmesi ve Türkiye'nin iç politika tartışmalarının dışında kalması...
Ne olursa olsun, 12 Aralık sürecinde Türkiye'nin tüm çabalarına rağmen, 25 başkentin kararlarını tek başına etkilemesi zor olacağa benziyor.
HAYIR'cıları etkileyecek tek etken ise, yine AB Komisyonu raporu olacaktır.

NATO TOPLANTISI TEHLİKEYE GİRİYOR
Doğu Ergil bir süredir dünya'daki terör ve global ilişkileri araştırıyor. NATO'nun bir araştırma komitesinde de intihar terörizmi üzerinde çalışıyor.
Radikal'de Neşe Düzel ile söyleşisi yayınlandı. Ergil, alarm zilleri çalıyor. NATO doruk toplantısı öncesinde alınması gereken önlemlere dikkat çekiyor. El Kaide'nin hazırlıklarına ışık tutuyor.
Terör belasının hepimizi nasıl etkilediği apaçık ortada. Kimsenin kendi teröristini korumaması gerektiği, yöntemleri ne kadar yanlış olursa olsun, ABD'nin terörle mücadele çabalarına destek verilmesi gerektiği, hergeçen gün biraz daha anlaşılıyor.
İşte bu çerçevede Türkiye'nin, önümüzdeki hafta yapılacak G8 toplantısına davet edilmesi son derece önemli bir gelişme sayılmalıdır.
Türkiye'nin hedef ülke olarak değil, aksine örnek ülke olarak davet edildiği bu toplantı, Avrupa Birliğine de mesaj içeriyor. Dünya'nın 8 zengini Türkiye'yi yanlarına alıyorlarsa, AB'nin de Türkiye'yi dışlamaması gerekir.
Bizim biran önce kendimizi İmam Hatip-Türban tartışmalarından kurtarıp, etrafımıza bakmamız gerekiyor galiba...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net









Taha AKYOL
WAN'da Çin, Avrupa ve Türkiye

Melih AŞIK
WAN'ı izlerken...

Fikret BİLA
WAN toplantısı

Hasan CEMAL
WAN'da güzel olan...

Güneri CIVAOĞLU
Pardon!

Can DÜNDAR
Güneydoğu'ya dikkat!

Abbas GÜÇLÜ
Kolej soruları şoke etti

Hurşit GÜNEŞ
Paradan 6 sıfır atılınca ne olacak?

Sami KOHEN
Hava (nasıl da) dönüyor...

Mehmet Y. YILMAZ
Türkiye'yi anlatma fırsatı!

Derya SAZAK
Erdoğan'ın AB mesajı

Güngör URAS
Petrol fiyatı halkı da Hazine'yi de üzüyor

Serpil YILMAZ
Eğitimde 'talep buluşması'

M. Ali BİRAND
Türkiye'ye karşı tepkiler artıyor

© 2004 Milliyet