Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Haziran 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Biz neleri tartışıyoruz

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bizde yapı kültürü var mı? Bana göre yok... Kişisel tercihler ve beğeniler bütün adına hizmet etmiyorsa çok şey ifade etmiyor.
İnanın bu böyle... Dün size "Almanya'da yapı kültürü üzerine" başlıklı bir rapordan söz etmiş ve kentin yönetilmesi adına ortak aklın nasıl hayata geçirildiğine dair Mimarlık ve Yapı Kültürü İnisiyatifi'nden bahsetmiştim.
Avrupa Birliği ülkelerinde yapı kültürünün yaratılmasında, planlama ve yapı sürecinde farklı konumları olan herkesin, küçük ve büyük ölçekli özel sektör işverenlerinin, yatırımcıların, finansörlerin, firmaların, müteahhitlerin, planlamacıların, kentsel ve yerel yönetimlerin aktif işbirliği ve bireysel katkıları gerekiyor.
Tabii bunlar hep belediyelerin liderliğinde ama sivil inisiyatifin de samimi ve kompleksiz tavırlarıyla sağlanıyor.
Size dönemin Almanya Ulaşım, Yapı ve Konut Bakanı Kurt Bodewig'in görüşlerinden bir özet sunmak istiyorum.
***
Rapor, Almanya yapı kültüründe başarılanları belgeliyor, ama aynı zamanda eksiklerin de altını bilinçli bir şekilde çiziyor. Bodewing, "Nerede olduğumuzu ve kendi standartlarımızı bugün gerçekten ne ölçüde uygulayabildiğimizi görebilmek için eleştirel bir yaklaşımı benimsememiz gerekiyor" diyor ve şu maddeleri sıralıyor:
  • Küresel rekabet olanaklarımızı geliştirmek ve yeni talepleri karşılamaya hazır olmak istiyoruz.
  • Kamuoyunda yaygın bir kaliteli yapılı çevre beğenisi oluşturmak ve böylece nitelikli bir planlama ve yapı üretimi için genel destek sağlamak istiyoruz.
  • Kültürel mirasımızı korumak ve yapı stokumuzdaki mevcut kaynakları kullanılır duruma getirmek istiyoruz.
  • Planlama ve yapı endüstrisinde geleceğe yönelik yüksek standartları korumak ve yeni buluşlar için varolan potansiyeli değerlendirmek istiyoruz.
  • Ayrıca tüketicilerin günlük ihtiyaçlarına öncelik verildiğini ve uzmanlarla yapı sahibi yatırımcılar arasında nitelikli bir planlama ve yapı üretimi konusunda daha geniş bir diyalog kurulduğunu da görmek istiyoruz.
  • Bir işveren konumunda olmasının dışında, hükümete ve belediyelere de geçerli olabilecek örnek koşulları yaratma görevi düşüyor. Mevcut Yapı Kuralları ve Bölge Planlama Yasası'na ve diğer olanakların yanı sıra belediyelere yönelik yaygın kentsel yenileme desteğinin de sağlanması gerekiyor.

  • ***
    İyi bir çevrenin değeri konusunda kamuoyu duyarlılığının geliştirilmesine duyulan ihtiyaç kadar, plancılar, girişimciler ve yapı sektörü arasında işbirliğinin teşvik edilmesine de gereklilik var. Yapı kültüründe payı bulunan ve planlamayla üretimden sorumlu tarafları yakın işbirliği içine sokmamız ve kamuoyunda "kalite" konusundaki tartışmalara derinlik kazandırmamız gerekiyor.
    Bu açılardan baktığımızda İzmir'deki tartışmaların ne kadar gereksiz ve amacından ne kadar uzak olduğunu daha iyi anlıyoruz.
    Sözün özü...
    Kenti planlamak yalnızca belediye başkanlarının işi değildir. Hatta başkanlar ve bürokratlar asla yalnız bırakılmamalı; bireysel kazançlar yerine kentin kazanımları kompleksiz bir şekilde, diyalog süreciyle ele alınmalıdır.

    dsipahi@milliyet.com.tr




    EGE
    Pati'ye geçmiş olsun
    Sarıp sarmalayacak
    Sığ sularda avlanmak
    Biz neleri tartışıyoruz





    Ege Ana Sayfa
    Ekonomi
    Spor
    Rehber


    Bahar Akbaş
    Arzu Çetik
    Tülay Özüerman
    Deniz Sipahi
    © 2004 Milliyet