Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Haziran 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Sporun dibe vurduğu zirve


Alan Hinkes, İngiliz bir dağcıydı. Himalayalar'da Dünya'nın en yüksek ikinci zirvesine tırmanıyordu. 7800 metrede Ochoa de Olza'ya rastladı. İspanyol dağcı kaza geçirmiş can çekişmekteydi. Hinkes'in önünde iki seçenek vardı. Ya, K2 zirvesini de tamamlayarak 8 bin metreyi aşkın 14 zirveye tırmanan ilk İngiliz unvanını alacak, ya da Ochoa de Olza'yı kurtaracaktı. Yaralı dağcıyı bırakarak zirveye yöneldi. Onun öleceğini ve dehşet verici bu ahlâki tercihini kimseye anlatamayacağını hesaplamış olmalıydı. Ancak Olza'yı başka bir grup buldu, Hinkes ise zirveye ulaşamadan geri döndü.
Bu iki dağcının öyküsü, ahlâki prensiplerden soyutlanmış ve sadece kazanmaya adanmış sporun ne kadar alçalacağının bir belgesi olarak tarihe geçti.
Yeryüzünde her şey olanca hızla kirleniyordu, birincilik spora verildi. Çünkü spor insan yaşamındaki en beyaz renkti.

Aktuğ'un 'Anadolu ihtilali'

Fenerbahçe bu alemde "kral" olmak istiyorsa, "Haluk Ulusoy'dan "önce Trabzonspor Başkanı Atay Aktuğ sorununu çözmelidir!..
Çünkü "eşitlik", "kardeşlik", "adalet" gibi kavramlardan bahseden Sayın Aktuğ, alemin krallığına adaylığını koyan her kim olursa olsun, potansiyel bir tehlikedir.
Bakınız; Atay Aktuğ bir cümlesiyle kendini ele vermiştir:
"Fenerbahçe ABD gibi"!..
"Gomonist" midir nedir?
* * *
Sayın Aktuğ, lafın gerisini şöyle getirmiştir:
"Eğer benim dediğimi yapıyorsan dostumsun, yapmıyorsan düşmanımsın mantığı yanlıştır. Kabul, Fenerbahçe bizden büyük camiadır. Bizden zengindir, bizden çok taraftarı vardır. Ama ABD gibi baskı yapmaktadır."
Hani yıllardır gevelenip duran şu "Futbolda Anadolu ihtilali" lafı var ya... İşte onun pratisyenlerinden biridir Atay Aktuğ. Bir sürü Fenerbahçe yağdanlığının, "Gökdeniz'i şimdi satmazsan seneye bedava gidecek. Mantıken satılması gerek" entrikalarından tutun da, bizzat Fenerbahçe yöneticilerinin açıktan meydan okumalarını elinin tersi ile itmiş, açgözlülük, korku ve baş eğme gibi gelenekselleşen davranış kalıplarımızın dışına çıkıvermiştir.
Bize tuhaf gelen, "büyük bir gücün talebini geri çeviren daha küçük bir güç" gerçeğidir.
Kimsenin zararı - kârı beni ilgilendirmez. Ben büyük takıma da, büyük takıma baş eğmeyene de saygı duyarım. Ancak korkarım, bazı Fenerbahçeliler aynen bu yazının giriş bölümündeki cümlelerle düşünmektedir ve "intikam" peşindedir. Ne acı...

Kızgın başkan futbola zarar

Geçen hafta Sayın Aziz Yıldırım'ın "Ulusoy'u istemiyoruz" kampanyasının en çok Sayın Haluk Ulusoy'a yarayacağını iddia etmiştim. Havuzdan daha büyük pay isteyen bir Fenerbahçe'nin istemediği Federasyon Başkanının, havuz payları küçülme tehlikesinde olan kulüplerce baş tacı edileceğini yazmıştım.
Bu hafta gördüm ki, sayın Ulusoy da benim gibi düşünüyor!.. Trabzon'da var gücü ile Fenerbahçe'ye yükleniyor.
Birincisi Fenerbahçe'nin stratejik hatasıydı, ikincisi ise Sayın Ulusoy'un stratejiler ötesi yanlışı...
Bu durum, iktidar mücadelelerinde ulaşılabilecek en berbat pozisyondur. İktidarını uzatmak için o iktidarın unsurlarıyla kavga etmek... Bir kısmını gözden çıkarmak. Sana oy verenlerle vermeyenleri ayırmak... Adnan Menderes'in bile trajik sonunu hazırlayan bu duruş; Sayın Ulusoy'un hiç altından kalkamayacağı bir kaostur.
Fenerbahçe'ye rağmen başkan olmak, ancak Fenerbahçe'nin nedeni somutlanmayan düşmanlığı ile mümkündür. Hatta, "kolaylaşabilir" bile... Fenerbahçe'nin adalet isteğini "Sen şampiyon olmadın mı ?" kalkanıyla savuşturabilirsin. Fenerbahçe'nin fazla para isteğini "adalet" kavramıyla göğüsleyebilirsin. Fenerbahçe'nin tepkilerini, yöneticilerinin bireysel öfkelerine bağlayabilirsin.
Ama federasyon başkanının Fenerbahçe'ye kızgın olması eşyanın tabiatına aykırıdır.
Fenerbahçe'nin antipatisine karşın federasyon başkanı olunabilir. Lakin, Fenerbahçe'ye düşman olarak başkan kalmak imkansızdır.
Sayın Ulusoy'un demeci, ya ağzından kaçmıştır, ya da maksadını aşmış olmalıdır.

'Asalet gereği'

"Garanti belgeli" bir Galatasaraylıdır Prof. Aydın Kunt... Mektepten de Sayın Özhan Canaydın'ın dönem arkadaşı. Kendisi, şu koşullarda bile benim bildiğim espri yeteneği yok olmayan tek Galatasaraylı.
Meğer derdini laptopuna dökermiş!.. Geçen gün kullanmamak şartı ile, adeta sökerek aldığım bir Galatasaray yorumundan birkaç satırı buraya aktarıyorum; cezama razıyım:
"Genç kuşaktan tanıdıklarımın Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde daha önceden olduğu gibi başarısız olacağına ilişkin iddialarda bulunduklarını, daha doğrusu temenni içinde olduklarını görüyorum. Oysa Fenerbahçe'nin alacağı başarılı sonuçlarla, geçmişte uluslararası alanda Galatasaray'ın elde ettiği başarıların bir raslantı olmadığı anlaşılacaktır. Böylece Galatasaray kulübü de ülke genelindeki "boyalı kuş" olma özelliğinden kurtulacaktır. Ama daha da önemlisi; rekabet içinde olduğumuz bir camianın başarısızlığı bizim başarımız değildir. Husumet başka rekabet başka şeylerdir. Forza Fenerbahçe!.."
Ne kadar hoş değil mi?.. Umarım, 6 - 0'dan sonra Canaydın'ın "tokalaşma" eylemini değerlendirdiği gibi; "noblesse oblige", yani "asalet gereği" yazmamıştır bu satırları Hoca'm...

Siyanürlü altın

Mühendislik mesleği neden vardır?.. Her türlü inşaatın eldeki olanaklara göre en çabuk, en sağlam ve en ekonomik şekilde yapılması için. Yoksa yekpare demirden boğaz köprüsünü dayardık boğazın iki yakasına; taş gibi olurdu. Lakin fiyatı yüz katını bulur, manzarası kanımızı dondururdu değil mi?
Peki teknik direktörlük mesleği neden vardır?..
Bir takımdan eldeki olanaklara göre en yüksek verimi almak için... Her yıl gardrop yeniler gibi pahalı yabancılar almak, şampiyon takımı buruşturup çöpe atmak, nice yetenekli vatan evlatlarını yedek kulübesinde ihtiyarlatmak, her şeyden önce teknik direktörlük mesleğini inkardır.
Futbolcu dediğin diş macunu tüpü değil ki kullanınca tükensin. Biri sormalı Daum'a; "Hadi gidenler gitti diyelim. Ya forma için sıra beklerken bunalıma girenler? Ne olacak iştahla alınıp ıskartaya çıkarılan ümit milli takımdan çocukların hali? Madem 10 futbolcu lazım, ne yapacaksın Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan Serhat'lar, Tuncay'lar, Ümit'leri?.. Fenerbahçe, Türk Futbolu'nun bir devi mi, Türk futbolcuları öğütme yeri mi?
Doğrudur... Daum Süper Lig'den "altın" çıkarmıştır. Lakin çıkan altın, harcanan para ve insan kaynağı ile ne kadar orantılıdır?
Evet, altının bile mühendislik hesabı vardır. Yoksa Anadolu toprağını siyanürleyerek altın çıkartmaya niyetlenen çok uluslu şirketlere neden izin vermeyelim.

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Şans kapıyı çalınca: 0-1
Fener, Oscar alıyor!
Aslan gaza bastı
Bak sen şu Luce'ye!
Doğan çileden çıktı
Futbolda yeni düzenlemeler
Alpay, İlhan'a rakip oluyor
Paris'te son tango!
Haber turu...
Hakan ve ötesi
Sporun dibe vurduğu zirve
34 dolu hafta
At yarışları
Avrupa Ligleri
Ülker burun farkıyla: 70-69
İkinci Lig Puan Durumu
NBA'de finale çıktık!
Çekler'i bu kez devirdik





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Atilla GÖKÇE
Hakan ve ötesi
Eğri oturup, doğru konuşalım... Hakan Şükür, ...
Ercan GÜVEN
Sporun dibe vurduğu zirve
Alan Hinkes, İngiliz bir dağcıydı. Himalayala...
Ebru KÖKSALDI
34 dolu hafta
Öncelikle Daum'un "8 - 10 futbolcu transfer e...



 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2004 Milliyet