|
 |
|
|
Öncelik SSK'lıların ilacı, imam hatip değil!
ADAMLAR, Samsun'a ailelerini ziyaret için izinli gelen gurbetçimiz kalp krizi geçirince, Bremen'den özel ambulans uçağı yolluyor... ve hastayı eşiyle birlikte Almanya'ya götürüyorlar.
Başbakan, bakan, genel müdür veya ünlü bir zengin değil, mütevazı bir işçi vatandaşımız bu talihli kişi. Sigortalıymış çalıştığı ülkede (tabii öyle olacak) üstüne üstlük sadece 13.5 dolar ek prim ödediği için sigorta hemen harekete geçmiş, bir can uğruna binlerce dolar harcıyor! Paranın ne değeri var, can daha kıymetli oralarda!
Bizde böyle bir durumda, bence on bin kişide bir kişi bile böyle bir şansı yakalayamaz. Belki başbakan, bakan ve itibarlı varlıklı bir kişi. Bırakın özel ambulans uçağını, dört tekerlekli kara ambulansı bile hâlâ büyük sorunumuz değil mi?
SSK'yı yolsuzlar bitirdi
Gelip giden siyasetçiler, yani seçilmişler, korkunç bir gelire sahip SSK'yı hâlâ bir düzene sokamadılar. En azından bir kişi vergisi hariç 150 - 200 milyon prim ödüyor her ay. Üst düzeyde olanlar 400'lere çıkıyor.
Peki ne oluyor, nereye gidiyor bu paralar? Bir zamanlar SSK en iyi hizmet veren bir kurumdu... bozuldu bozuldu, bu hale geldi. Kötü yönetimden, yolsuzluktan, beceriksizlikten!
Bu yeni iktidarın Çalışma Bakanı bir süre önce SSK'lıların yüreklerini ferahlatan, hiç değilse ayrımcılığı kaldıracak birtakım önlemlerden bahsetti... çıka çıka ne çıktı biliyor musunuz?
- SSK'lı doktorlar pahalı ilaç yazmasın, hastalara ucuz ilaç versinler..
Ucuz ilaçta bir hile olduğu ortada değil değil mi? Ne demek ucuz ilaç? Firmalarla oturursun pazarlığa, fiyatlarını indirirsin, çünkü sen büyük alıcısın. Ucuz ilaç böyle sağlanır. Yoksa içindeki hammaddenin nereden geldiği bilinmeden alınan ilaç, ilaç değildir.
Ayrıca da bazı ucuz ilaçlarda şüpheler var! Antibiyotikler ve diğer bazı önemli ilaçlar Çin'den, Kore'den, Macaristan'dan ithal edilen hammaddelerle üretiliyor. Bunlar İsviçre'den, İngiltere'den, Fransa'dan ve Almanya'dan alınan hammaddelerle bir tutulabilir mi?
Bir hastanın önüne iki kutu ilaç konulsa... Biri 20, ötekisi 50 milyon lira, ikisi de aynı etkiyi yapıyor, denilse... Cebinizde paranız varsa hangisini alırsınız? Tabii ki pahalısını. Acaba niye, şüpheye düşmez misiniz? Paranız yoksa, içiniz yanar!
Birtakım bilinmeyen firmalar SSK'ya ilaç satıyor. Brezilya, İskoçya menşelilerini bile gördüm. Bunun sırrı nedir?
Bir başka sorun da şu: Hasta, reçetesiyle SSK eczanesine gidiyor kuyruğa giriyor. Akşama kadar bekliyor orada. Eczacı kalfası reçeteye bakıyor. O ilaç yok, onun yerine şu ilacı veriyoruz!
Ama o ilacın içinde başka maddeler de var, ya zarar verirse?
Bu rezalet böyle devam ediyor!
Geçenlerde SSK'da bir iyi niyet rüzgârları esmiş, ben de bu hava içinde iyi yolda olduklarını söylemiştim. Geri alıyorum övgülerimi. Çünkü, eskisinden daha beter hale getirdiler.
SSK'lılar 3. sınıf mıdır ki, gayet uygarca Emekli Sandığı ve Bağ - Kur'a bağlı olanlar diledikleri eczaneden ilaçlarını alabiliyorlar da... SSK'lılar için hâlâ bir karara varamıyorlar. Anlaşılan SSK'lılar bürokrasi çarkıyla siyasetin arasına sıkışmış eziyet çekiyor! İnsaf!
Durun daha bitmedi. Ucuz olsun diye kalplerine teneke kapakçılar takılanlar, modası geçmiş eski stend'lerle by - pass ameliyatı yapılanlar hepsi SSK'da değil mi?
Söylemeyecektim ama... istediler; hani her SSK'lı doktorunu seçme özgürlüğüne sahip olacaktı? Demek bu da AK Partili hastane olursa evet, yoksa sıranı bekle, öl, öyle mi?
Bunlar, imam hatiplilerden de türbandan da öncelikli önemli konular.
|
|
|

|