Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Haziran 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Med / cezir oyları


Eski Başbakan Yılmaz ve Hazineden Sorumlu Bakan Güneş Taner için Türkiye Büyük Millet Meclisi Soruşturma Komisyonu Anayasa Mahkemesi'ne sevk kararı aldı. Eğer, Meclis Genel Kurulu da aynı doğrultuda karar verirse, Eski Başbakan ve Hazineden Sorumlu Bakan, bir zamanların ekonomi patronu Güneş Taner, Anayasa Mahkemesi'nde yargılanacaklar.
Burada suç ya da suçsuzun üzerine konuşacak değilim ama, güncel bir konu olan çoğunluğa sahip olan hükümetler her şeyi yapmaya muktedirler mi, değil mi tartışmasına cevap oluşturacak çok ciddi bir örnekle karşı karşıyayız.
Yılmaz'ın Başbakan, Taner'in Hazineden Sorumlu Bakan olduğu hükümet, Meclis çoğunluğuna dayanıyordu.
O Meclis çoğunluğu da, milletin büyük çoğunluğuyla oluşmuştu.
Yüzde 60'a yakın oyu temsil ediyordu ve o Meclis'in Soruşturma Komisyonu tarafından aklanmışlardı.
Ama bakınız, yeni bir seçim yapıldı, yeni bir Meclis çoğunluğu, milletin değişen çoğunluk iradesiyle Ankara'ya geldi.
O çoğunluğa dayalı başka bir hükümet oluştu ve eski Meclis'in akladığı bu kişiler, yeni Meclis'in Soruşturma Komisyonu tarafından Anayasa Mahkemesi'ne, yani bir diğer adıyla, Yüce Divan'a gönderilmek isteniyor.
O halde kısa bir süre için oluşan çoğunluklar, millet iradesinin temsil edildiği tek güç değil.
Öyle olsaydı, Yılmaz ve Güneş için bu karar alınmazdı.

Geçici / kalıcı
Milletvekilleri gelir geçer... Kalıcı olan TBMM'dir.
Başbakanlar, bakanlar gelir geçer... Kalıcı olan yürütme gücüdür.
Çünkü...
Seçimlerde kazanılan oy çoğunlukları da gelip geçicidir... Kalıcı olan anayasal düzendir. Cumhuriyet'in temel ve değişmez ilkeleridir.
Bu seçimde kazanılan oy çoğunluğu, bakarsınız bir ya da iki seçim sonra sel suları gibi akmış gitmiş.
O nedenle...
İktidarlar, dayandıkları çoğunlukla, her kararı alamaz, her yasayı çıkaramazlar.
Anayasalar, geçici çoğunluklara "yasama ve yürütme yetkisini, "kalıcı olan anayasal temel ilkelerin kırmızı çizgileri" ile sınırlamıştır.
Çoğunluğa dayalı "yasama gücünün" yanı sıra, aynı ağırlıkta "yargı gücü öngörülmüştür".
Anayasa Mahkemesi, yasamanın geçici çoğunluğu tarafından eğer Anayasanın kalıcı hükümlerini aşan yasalar çıkarılırsa, bunları iptal yetkisine sahiptir. Çünkü Anayasa Mahkemesi, milletin kalıcı iradesini temsil eder.
Geçici sayısal çoğunluğa dayalı hükümet tek başına değil, Cumhurbaşkanıyla birlikte "yürütme gücünü" paylaşır. Cumhurbaşkanının kararnameleri imza etmeyebilmesi ve diğer bazı işlevleri, bu iktidar paylaşımının kanıtıdır.
Ve kalıcı millet egemenliğini onun adına, - geçici çoğunluğa dayalı siyasi iktidarın etki alanı dışında - kullanan "bağımsız kurumlar" vardır.

Vertigo
Başbakan Erdoğan "Demokrasi çoğuldur ama çoğunluğa dayalıdır" dedi.
Bunu, son YÖK Yasası ve İHL'liler için katsayı bağlamında, hükümetin "Çoğunluk bende, istediğim kararı alırım, istediğim yasayı çıkarırım, sadece milletle uzlaşırım" anlayışına karşı "Meclis çoğunluğu, her şey değildir, millet adına egemenliğin temsilinde, anayasal erklerden sadece biridir" eleştirilerine karşı söyledi.
İşte o nedenle hukuk bahçesinden bir "çoğunluk" ve "çoğulculuk" derlemesi yapmak gerekli oldu.
.......
Not: Dün, Bilgi Üniversitesi'nden Profesör Şenatalar bir çalışmayı yansıttı.
Profesör Şenatalar'a göre, Cumhurbaşkanı Sezer'den dönen YÖK yasa girişimindeki İHL'ler için yeni katsayı düzenlemeleri hayata geçseydi, "İHL'liler sadece eksi 44 puandan eksi 32 puana geçeceklerdi, hukuka, siyasala gene giremeyeceklerdi" iddiası yanlış hesaplara dayanıyor.
Prof. Şenatalar'a göre, "İHL'lerin sözel ya da eşitsel sayılmalarına ve bu okullardan mezun olanların yönelecekleri, sözel, eşitsel, sayısal fakültelere göre değişecek kazançları 7.5 - 15... 15 - 30 ve 25 - 50 puan olacaktı. Lise mezunu olanların durumlarıyla tamamen eşitlenecekti."
Bu hesaplar hayli karmaşık.
Sanıyoruz kesin referans, işlevi gereği YÖK'ün yapabileceği bir açıklama olabilir.
En azından daha sonraki çalışmalar için de yarar sağlar.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Sezer, hukuk, laiklik

Çetin ALTAN
Genç kızlarımızla yarenlik

Melih AŞIK
İletişim ayıbı

Fikret BİLA
Sayıştay seçimi

Hasan CEMAL
Özal ile Erdoğan!

Yılmaz ÇETİNER
Öncelik SSK'lıların ilacı, imam hatip değil!

Güneri CIVAOĞLU
Med / cezir oyları

Can DÜNDAR
Bir şehir uyanıyor!

Hurşit GÜNEŞ
Yeni Vergi İdaresi ne anlama geliyor?

Doğan HEPER
Bu umut söndürülmesin...

Sami KOHEN
Adını (tam) koymak bile zor...

Mehmet Y. YILMAZ
Batı'nın da Türkiye'den öğreneceği çok şey var

Hasan PULUR
Eğer Atatürk'ün bir akrabası, hısımı olsaydı...

Derya SAZAK
Solun 'Hey sen!' çağrısı

Güngör URAS
76 milyon hesapta 10 milyardan az para var

M. Ali BİRAND
PKK Ne yapmak istiyor?

© 2004 Milliyet