Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 04 Haziran 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ölçü

Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri

Bizim gibi gelişme sancıları içindeki toplumlarda sık görülen bir hastalık vardır. Ölçüyü kaçırma hastalığı. Çelik Gülersoy bir yazısında Atatürk'ten bir anıyı aktarmıştı. Onların anısına saygıyla ve izninizle sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir akşam yemeğinde Atatürk yanındakilere dönerek sorar: Sizce medeniyet nedir? Ata'nın huzurunda edepli edepli oturanlar, sınavdan geçme kaygısı ile önce biraz düşünürler, sonra herkes kendi çapında cevaplar üretir. Sıra Reşit Saffet Bey'e gelince o da biraz düşündükten sonra "ölçüdür, efendim" der. "Her işte, onun ideal ölçüsünü bulabilmek, koruyabilmek ve uygulayabilmektir." Atatürk, bu cevabı onaylar. Kim bu Reşit Saffet Bey? Çelik Gülersoy, bunun cevabını da veriyor. Reşit Saffet Bey bir gazeteci ve yazar. Atatürk'le tanışmaları Akaretler'deki evlerinin yan yana olmasından. Daha sonra çok yakın olmuşlar ve Reşit Saffet Bey milletvekilliği ve Lozan Heyeti'nde genel sekreterlik yapmış. Öldüğünde arkasında okunmuş 10 bin kitabı bırakmış biri.

Az gelişmişliğin ölçütü
Şimdi bu ölçü meselesi nereden çıktı diyebilirsiniz. Az gelişmişlik olgusu kendini biraz burada gösteriyor. Az gelişmişliği belirleyen ölçütler nelerdir? Yalnızca, kişi başına milli gelirin azlığı, okur yazarlık oranı, sosyal güvenlik, sağlık sistemlerinin iyi çalışmaması, eksik demokrasi az gelişmişliği açıklayabilir mi? Hayır. Ayrıntılara önem vermemek, verimsizlik, zamanının değerini bilmemek, başkalarının haklarına saygı göstermemek, işini yaparken özen göstermemek ve daha birçok neden azgelişmişlik hastalığının iyileşmesini engelliyor. Şimdi bu listeye yeni bir kavramı daha ekleyebiliriz. "Ölçü." Bu kavram aslında bireysel ve toplumsal yaşamın da, demokrasinin de çimentosunu oluşturuyor. Biraz da başkalarının haklarına saygı ve empati dediğimiz olguyla bağlantılı. Her olayda kendi ölçülerimizi öne çıkarıyoruz. Toplumsal standartlar bizde ne yazık ki gözardı edilmiş ve kimsenin bu standartlara uymak gibi bir kaygısı yok.

Ölçüyü kaçırdık
Çevremize şöyle bir baktığımızda son yıllarda ulusça ölçüyü kaçırdığımızı kolayca görebiliyoruz. Devleti yönetenlerden sokaktaki vatandaşa kadar herkes ölçüyü kaçırmış durumda. Medya, haber vermek yerine sahte yıldızlar yaratmakla meşgul, televole kültürü olarak artık dilimize yerleşmiş olan moda tam gaz devam. Maç kazandığımızda veya kaybettiğimizde ülke çapında magandaların ölçüyü kaçırmaları sonucu kaç ölü ve yaralımız var biliyor musunuz? Trafik terörüne kurban verdiğimiz on binler acaba ölçüyü kaçırdığımızı göstermiyor mu? Bir ülkenin Başbakanı çıkıp "Avrupa Birliği bizi alsın yoksa medeniyetler çatışması çıkar" dediğinde bu en hafifinden ölçüsüzlük değil mi? Ya da bir Meclis Başkanının, "şeyini şeyettiğimin şeyi" gibi Cumhuriyeti kuranların kemiklerini sızlatacak veciz sözleri ölçüyü kaçırmak değil de ne? Ölçü, uygarlığın göstergesi. Nemelazımcılık, saygısızlık, ölçüsüzlük, vurdumduymazlık ise az gelişmişliğin. Şimdi çevrenize bakın. Az gelişmişleri kolayca ayırt edebileceksiniz. Onlardan hemen uzaklaşmaya ve en kısa zamanda kurtulmaya bakın.

egespor@milliyet.com.tr






EGE
Klasik söylemler akılcı eylemler
Ömür biter, proje bitmez
Farkındalık
Ölçü





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


İsmail Özelçinler
Deniz Sipahi
Deniz Taner
Mustafa Tanyeri
© 2004 Milliyet