|
 |
|
|
İlk yayın
Türkiye tarihi bir adım atıyor.
TRT, Kürtçe dahil farklı dil ve lehçelerde yayına 7 Haziran'da başlıyor.
İlk yayın Boşnakça yapılacak. Sonra Kürtçe, Arapça, Çerkezce yayınlar yapılacak. Yayınlar, "Kültürel Zenginliklerimiz" adıyla TRT 3 ve Radyo 1'den gerçekleştirilecek.
TRT Genel Müdürü Şenol Demiröz, yaptığı açıklamada yayınlar hakkında şu bilgiyi verdi:
"Bu programlarda yurttan ve dünyadan önemli gelişmelerin yer aldığı haber özetlerini, çeşitli iç ve dış spor olaylarından oluşan spor haberlerini izleyebileceksiniz. Gelenek ve göreneklerimizden oluşan çeşitli belgeseller ile ülkenin doğal ve tarihi yörelerini sergileyen magazin programları ve müzik programları da bu yayınlarımızın konuları arasında olacaktır. Yurdumuzdaki çeşitli dil ve lehçelerde yayınlanacak bu programlar kültürel zenginliğimizin bir aynası olacak."
TRT'nin bu uygulamasıyla, uyum yasalarının çıkarılmasından sonra, "uygulamayı görelim" diyen AB'nin eleştirilerinden biri daha karşılanmış olacak. AB'nin Türkiye'yle ilgili 2003 İlerleme Raporu'nda kültürel haklar bağlamında saydığı eksikliklerden biri daha giderilmiş olacak.
Yapılan düzenleme özel radyo ve televizyonların yayın yapmasına da olanak sağlıyor. TRT'nin yanı sıra isteyen özel radyo ve televizyon kuruluşları da yayın yapabilecekler.
TRT Genel Müdürü Demiröz'ün açıklamasında sık sık vurguladığı, "kültürel zenginlik" ve "ulusal bütünlük, ulus devlet" kavramları oldu. Demiröz, sık sık, "ulus devlete olan ödünsüz bağlılığımız çoğulcu demokrasinin engeli değildir" dedi. Yayınların Anayasa'nın 2. maddesinde sayılan Cumhuriyet'in temel niteliklerine uygun olacağını da sürekli vurguladı.
Kuşku yok ki, TRT Genel Müdürü Demiröz'ün bu vurguları yapmaya gereksinim duyması, bir duyarlılıktan kaynaklanıyor.
Bu duyarlılık, kültürel haklar bağlamındaki bu olanakların, siyasallaştırılması; bir başka deyişle, siyasi alana taşınması kaygısı nedeniyle gösteriliyor. Ulusal bütünlük, ulus devlet vurgusunun nedeni bir anlamda bu kaygının dışavurumu olarak da görülebilir.
Olayın kültürel boyut dışında siyasal haklar, grup hakları olarak yeni taleplere taşınmak istenmesi halinde, ulusal bütünlük, üniter yapı açısından sıkıntı yaratacağı düşüncesiyle bu vurgular yapılıyor.
Hükümetin dikkati, kültürel haklar bağlamındaki bu adımlardan sonra, siyasal zemine yoğunlaşacak.
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|