Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 05 Haziran 2004 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
İşçiye değil, bekçiye bakın


Şaka gibi ama şaka değil, gerçek! Bu fabrika ilginç. Burada "245 işçi, 57 bekçi" çalışıyor. Hoppala...
Bu nasıl iş demeyin, burası Türkiye.
Her şey oluyor işte...
Bu fabrikayı özelleştirmeden sorumlu Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, "Babalar gibi satarım" deyip sattı. Fabrika tam - ı tamına 100 milyon dolara gitti.
Elbette İstanbul Gübre Sanayi AŞ'den (İGSAŞ) söz ediyoruz.
Hep birlikte çok sevindiğimiz örnek özelleştirme yani...
İGSAŞ, Türkiye'nin en büyük gübre fabrikası. Yılda 560 bin ton üre üretiyor. 1973 - 1974 yılında faaliyete geçmiş. Fabrikanın merkezi Kocaeli.
Ancak gelin görün ki; burada sorun var sorun.
Neden mi?
Fabrikanın işçisi değil, bekçisi çok. Mübarek çalışanlar işçi olmak istemiyor.
Diyeceksiniz ki; bu kadar üretim, bu kadar işçiyle nasıl yapılıyor? İlginç olan da zaten bu. Çünkü bu fabrikada çalışan 210 işçi Petrol - İş Sendikası üyesi.
Ama özelleştirme öncesi 680 kişinin çalıştığı bu fabrikada gidenler gitmiş. Artık 500 kişi çalışıyor.
Yanlış anlaşılmasın. Bu yazıyı yazmamızın nedeni Petrol - İş Sendikası değil, derdimiz; siyasetçinin burayı geçmişte nasıl çiftliğe çevirdiği. Çünkü yeni patron, "Bu kadar işçiyle bu iş olmaz" diyor. Petrol - İş Sendikası bir ay içinde çıkması beklenen "özelleştirme mağdurlarını katma bütçeli kuruluşlara yerleştirmeyi" öngören yasayı bekliyor.
İGSAŞ'ı; Kocaeli'de kimya, ağaç sanayii işi yapan Yıldız Entegre Sanayi'nin sahibi Yıldız ailesi almış. Yıldız ailesinin İGSAŞ'ı alma nedeni, gübre fabrikalarında üretilen ürenin aynı zamanda ağaç sanayiinde yapıştırıcı olarak kullanılması. Fehmi Yıldız, fabrikayı almış almasına da başı sıkıntıda.
Çünkü burası geçmişte kamuya aitti ya, gelen politikacı buraya adam yollamış. Yollananlar da işçi değil. Bir bölümü bekçi olmuş. Ya da masa başına oturtulmuş.
Elbette bir fabrika özelleştirilince bütün çalışanlar kapının dışına konmayacak. Çalışan haklarına saygı duyulacak. Ama rekabet şartları, verimlilik konusu da unutulmayacak. Hal böyle olunca yeni patron sıkıntılı, planlama yapamıyor. İşçi haklı, geleceği ne olacak bilmiyor.
Ama 57 bekçi çalışıyor.

melihao@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Terör

Çetin ALTAN
Değişimin önünde zorlanan statüko...

Melih AŞIK
Ulusal Birlik

Fikret BİLA
İlk yayın

Güneri CIVAOĞLU
Düşük

Can DÜNDAR
Nâzım, Tarkan ve Türksever Rus kızları

Abbas GÜÇLÜ
Bu kafayla mı AB'ye gireceğiz?

Sami KOHEN
Avrupa'da bir Amerikalı

Mehmet Y. YILMAZ
Truvalı Helen, Paris'e gerçekten âşık mıydı?

Meliha OKUR
İşçiye değil, bekçiye bakın

Hasan PULUR
F - Tipi cezaevlerine açıklama...

Derya SAZAK
DİSK'in uyarısı

Tamer HEPER
Acele gidin, hatta koşun (3)

Güngör URAS
Kani Karaca

M. Ali BİRAND
Sessiz ve derinden çalışanlar da var...

© 2004 Milliyet