Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Haziran 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Zurnanın zırt dediği


PETROL varilinin fiyatı 42 doları geçmeye başladı. Türkiye'nin ise dış kaynaklı enerji alımına yılda ödediği para, 10 milyar dolar dolaylarında...
Petrol fiyatları arttıkça, dış ticaret açığımız da büyüyebilir. Tek çözüm, petrolün yerine, çok daha ucuz yeni enerji kaynakları bulmak...
Acaba toprağın altındaki fay hatlarında biriken ve depremlere neden olan küresel enerji, santrallere kanalize edilerek, kullanıma alınamaz mı?
Bence bir şair işi bu, nasıl ki:
Atalarım gökten yere
İndirmişler Ay yıldızı.
Bir buluta sarmışlar ki,
Rengi şafaktan kırmızı...
Genç kuşaklar için de şöyle bir şeyler yazılabilir:
Fay hattından santrale
Enerjiyi yönelttiler,
İthal petrol belasını
Başımızdan def ettiler.
Arkasından bir de nutuk:
- Dünya bize hayran oldu; biz böyleyiz işte...
Böylece dış ticaret açığı da kapanır, bütçe açığı da...
***
Amerikalı bir gazeteci, Bağdat'tan New York'a haber geçiyordu:
"Bir kaza sonucu tank altında ezilerek ölen ilk Polonyalı asker Kimschildwiczdreff, oldu."
New York'taki editörden bir soru geldi:
"Kimschildwiczdreff'in ezilmeden önceki adı neydi?"
Bir gün sonra da haberle ilgili uzun bir yorum çıktı New York gazetelerinden birinde:
"Böyle giderse Başkan Bush da, tarihin silindiri altında kalarak, Kimschildwiczdreff olacak..."
***
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
- Teknokrat ne demektir?
Hoca da:
- Gitgide daha küçük bir ayrıntı üstünde, gitgide daha çok şey bilen kişidir, demiş. Öyle ki, en sonunda en mükemmel teknokrat diye de, küçüle küçüle tümden kaybolup yok olmuş bir ayrıntıyı, olağanüstü iyi bilen kişiye denir.
***
İstanbul Boğazı'ndan transit geçen bir gemide, Ambarlı gümrüğü görevlileri, Türkiye'ye haber verilmesi gerekirken, verilmeyen iki konteyner dolusu roketatarla, füze rampası buldu.
Şimdi durum inceleniyor, bu silahları üretenler kimlerdir ve kimlere satmaktadırlar?
Bu silahları kimler, nerelerden buldukları paralarla, ne için alıyorlar?
Bakalım kimler çıkacak ortaya?
CIA da şayet bilmiyorsa, merak ediyor olmalı...
***
Başkan Bush'un en oturaklı iddiası, evrensel demokrasinin koruyucu şemsiyesi olmak...
Ne var ki bu arada biliyorsunuz, Başkan Bush'un yağmurdan korunmak için açtığı kendi şemsiyesi, sert esen rüzgarla tersine döndü ve Başkan Bush, onca cabasına karşın şemsiyesini düzeltemedi.
İster istemez insanın aklına eski bir Osmanlı beyti geliyor:
Kendisi muhtacı himmet bir dede
Nerde kaldı gayrıya himmet ede
***
Söylentilere göre Bin Ladin, sabit bir yelpaze icat etmiş ve armağan olarak ABD Savunma Bakanı Rumsfeld'e göndermiş, şöyle bir notla birlikte:
- Bunalıp da serinlemek isterseniz, karşısına geçip sağa sola sallarsınız başınızı...
***
20 yaşlarındayken karaladığım bir şiirle bitirelim yazıyı, hoş görünüze sığınarak:
Ortasında kalmış denizlerin;
Ne elinde bir tahta parçası,
Ne sırtında cankurtaran.
Rotası değişiyor dört direkli gemilerin,
Korkularından.
Dalgalar kulaçlamakla bitmese de,
Onun son nefesini
Çok bekleyeceksin okyanus...

c.altan@prizma.net.tr









Çetin ALTAN
Zurnanın zırt dediği

Melih AŞIK
Zamane çocuğu!

Fikret BİLA
ABD ve güven

Güneri CIVAOĞLU
Lolita Tahran'da!

Can DÜNDAR
Bir istihbaratçının en zor gecesi

Abbas GÜÇLÜ
Türban protestosu ve YÖK reformu

Mehmet Y. YILMAZ
Babalar ve kızları

Hasan PULUR
Atatürk Anayasası Korkut Özal ve özelleştirme...

Derya SAZAK
Kıyamet

Ece TEMELKURAN
Büyük komedyen Bush Türkiye'de!

Tamer HEPER
Göz yumuluyor

Osman ULAGAY
'Güçlü ABD' efsanesinin sonu ve 'BOP'

Güngör URAS
Yunanistan'ı 72 yıl sonra yakalamak bize yakışmaz

Serpil YILMAZ
Avrupa'nın göbeğinde WONDER hançeri

© 2004 Milliyet