Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Haziran 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kıyamet


Dünya Çevre Günü'nün bu yılki mesajı 'Aranıyor! Denizler ve Okyanuslar. Ölü veya Diri' olarak belirlenmiş.
Küresel ısınma dünyayı tehdit ediyor.
Yağışlı ve hayli serin bir baharın ardından hazirana da yağmurların etkisinde girdik. Türkiye de iklim değişikliklerinden payını alıyor. Çölleşme tehdidi altındaki ülkemizi korumanın yolu, öncelikle 'doğa kırımı'nı önlemekten, elde kalan son yeşil alanlara sahip çıkmaktan geçiyor.
Yaşar Kemal'in Dünya Gazeteler Birliği'nin (WAN) toplantısında yaptığı 'kıyamet' uyarısı salt yoksulluk açısından değil, çevre duyarlılığı yönünden de önemliydi. Ünlü yazar, 'Bu Diyar Baştanbaşa' adlı röportaj dizisinde Anadolu'yu gezerken, Selçuklular'dan bu yana yakılan ormanların öyküsünü gündeme getirmişti. 50 yıl önce 'Yanan Ormanlarda Elli Gün' adıyla Yaşar Kemal'in başlattığı yürüyüşü, son dönemde Hayrettin Karaca sürdürüyor. Bayrak şimdi onun elinde ama, toplumca bu hareketlere sahip çıkmadıkça, İstanbul'un son orman alanları Sarıyer - Beykoz arasındaki yeni köprü tuzaklarına hayır demedikçe bu kıyım sürüp gidecek. Kıyamet kapımızı çalacak!..
Yaşar Kemal yine de umutlu.
WAN toplantısında dünya gazetecilerine çevre dersi verdi:
'Bu dünya hepimizin. Onun yok olması insanlığın yok olmasıdır. İnsanlar kolay kolay benden sonra tufan diyemiyorlar. Doğanın tükenmesi, insan soyunun da tükenmesidir. Doğa kırımını insanlara anlatabilirsek bu işin altından zor da olsa kalkabiliriz.
Bozulan, tüketilen doğayla birlikte insanların da dengesi bozuluyor.
Kirlenen hava, su, kirlenen, yaşanmaz hale gelmiş şehirler, tükenen ormanlar, ormanlarla birlikte tükenen oksijen. Birçok bitkinin, kuş türünün, hayvan türünün, çoğunlukla böceklerin tükenmesi, akarsuların kuruması doğanın dengesini bozuyor. Böyle giderse, yaşayan bu kadar canlı yok olursa, insan soyu böylesine bozulan bir dünyada yaşamını sürdürebilir mi?'
Doğa kırımı tehlikesini yeterince anlamış değiliz.
Açlık, yoksulluk, çocuk ölümleri.
Durdurulamayan savaşlar.
Zaptedilmeyen hırslar.
Küresel ısınmanın dünyayı buzul çağına geri götüreceği, insanlığın sonunu getireceği bilinmesine karşın, uluslararası sözleşmelere çekince koyan ABD gibi küresel güçlerin önlenemez tutkularına set çekemeyen uygarlık.
İnsanlık değerleri her gün biraz daha yıpranıyor, yitiyor, yok oluyor! Yaşar Kemal'in söylediği gibi dünyanın yeniden yapılanmaya gereksinimi var:
'Bu dünya bugünkü gidişle insanların mutlu yaşayacakları bir dünya olamaz. Türkçede bir söz vardır: Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar. Biri yiyor, milyonlar bakıyor, kıyametin kopmasını mı bekleyelim?'
Beklemeyelim. Bir şeyler yapalım. Dünyamız SOS veriyor.

dsazak@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Zurnanın zırt dediği

Melih AŞIK
Zamane çocuğu!

Fikret BİLA
ABD ve güven

Güneri CIVAOĞLU
Lolita Tahran'da!

Can DÜNDAR
Bir istihbaratçının en zor gecesi

Abbas GÜÇLÜ
Türban protestosu ve YÖK reformu

Mehmet Y. YILMAZ
Babalar ve kızları

Hasan PULUR
Atatürk Anayasası Korkut Özal ve özelleştirme...

Derya SAZAK
Kıyamet

Ece TEMELKURAN
Büyük komedyen Bush Türkiye'de!

Tamer HEPER
Göz yumuluyor

Osman ULAGAY
'Güçlü ABD' efsanesinin sonu ve 'BOP'

Güngör URAS
Yunanistan'ı 72 yıl sonra yakalamak bize yakışmaz

Serpil YILMAZ
Avrupa'nın göbeğinde WONDER hançeri

© 2004 Milliyet